Bilincin Sınırlarında Bir Yolculuk
Puan vermedi·384 syf.··
2026 49. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 08:26
Türk Nöroloji literatüründe Bilinç Problemi üzerine yazılmış eserler arasında Sultan Tarlacı’nın Bilinç adlı çalışması, yalnızca Nörobilimsel verileri aktaran teknik bir kitap olmanın ötesine geçerek, İnsanın varoluşsal mahiyetine dair kadim soruları yeniden düşünmeye çağıran önemli bir eser niteliği taşır. Tarlacı’nın çalışmasının dikkat çekici yönü, bilinci yalnızca beynin biyokimyasal faaliyetlerine indirgememesi; aksine, bilimsel metodolojinin sınırlarını koruyarak felsefe, metafizik ve din ile temas kurabilmesidir. Bu yönüyle eser, çağdaş nörobilim ile insanlığın kadim tefekkür mirası arasında köprü kurma çabası olarak okunabilir. Kitabın merkezinde yer alan temel mesele, modern bilimin hâlen tam anlamıyla açıklayamadığı “öznel deneyim” problemidir. Tarlacı’nın özellikle “qualia” kavramını açıklarken kullandığı şu ifadeler dikkat çekicidir: “Ateş düştüğü yeri yakar” ve “acıyı çeken bilir.” Bu yaklaşım, Batı felsefesinin teknik kavramlarını halk irfanıyla buluşturması bakımından oldukça değerlidir. Çünkü bilinç problemi çoğu zaman laboratuvar terminolojisinin içinde soğuk bir meseleye dönüşürken, Tarlacı bu problemi insanın doğrudan yaşadığı varoluşsal gerçeklik üzerinden yeniden görünür hâle getirir. Burada ele alınan mesele yalnızca ağrının nörolojik mekanizması değildir; ağrının “nasıl hissedildiği” sorusudur. Modern nörobilim sinirsel iletimleri, kortikal aktivasyonları ve beyin bölgelerini gösterebilir; ancak “acı çekmenin nasıl bir şey olduğu” hâlâ açıklanabilmiş değildir. İşte bilinç felsefesinin “hard problem” dediği mesele tam da budur. Tarlacı’nın yaklaşımı, bilimin henüz cevaplayamadığı alanları inkâr etmek yerine onları dürüstçe kabul eden bir epistemolojik tavır taşır. Müellifin bu tutumu, eserin en güçlü yanlarından biridir. Eserde dikkat
Bilim/Felsefe
BilinçSultan Tarlacı · Kişisel Yayınlar · 2009107 okunma
Puan vermedi·585 syf.··
2024 24. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2024 14:39
Zihin felsefesi alanıyla ilgilenenler için uğranılacak kesin duraklardan birisi olarak Dennett, Bilinç Açıklanıyor kitabıyla bilinç kavramına ve fenomenine felsefi ve bilimsel tartışma düzlemlerinde yeni bir bakış açısı öneriyor. Çoklu taslaklar kuramı adını verdiği bu kurama hetero-fenomenoloji adını verdiği metotla ulaşan felsefeci,klasik fenomenolojiden yola çıkarak nesnelerle kurduğumuz ilişkinin öznel taraflarının varlığını çeşitli açılardan (qualia problemi,öteki zihinler problemi,zihnin zor sorusu gibi) inceleyip eleştiren,benlik ve dolayısıyla bilinç mefhumunun dil vasıtasıyla kurduğumuz bir anlatı evreninin içinde var edilen bir şey olduğuna dair görüşlerini uzun uzadıya açıklıyor.Tam bir davranışçı,tam bir işlevselci,tam bir eleyici materyalist pozisyonuna kendini konumlandırmaktan bilinçli şekilde kaçınarak metodunu her fırsatta özgüvenle öneren Dennett,bilincin henüz açıklanmadığını,açıklanmaya devam eder bir süreç içinde anlaşılmasının mümkün olduğunu,bunun yolunun da yeni bilimsel çakışmalar ve keşiflerle mümkün olabileceğini belirtiyor. Kitabın çevirisinin oldukça başarısız olduğunu belirtmem gerek.Zira,zihin felsefesi alanındaki birtakım mevzulara az çok aşina olan kişilerin okurken “bu meseleyi böyle anlatmış olamaz herhalde” diyeceğini ve bunu kötü çeviriye bağlayacağını düşünecek kadar zevksiz bir çeviriyle kitabın sonunu getirebildim. Yine de alanla ilgilenenlere tavsiye edebileceğim kaynak olarak kabul edilebilecek bir kitaptır. İyi okumalar.
Bilinç AçıklanıyorDaniel C. Dennett · Alfa Yayıncılık · 201765 okunma
Reklam
Puan vermedi·280 syf.··
2023 9. kitabı
Merhaba, Yazarın konuyu Einstein vb. kişilere dayandırarak aktarım yapmaya çalıştığı bilinç, insan evreni ve kişisel tecrübe(qualia) 3’ lü üzerinde duruyor. Açık algılar dilerim
Evren SensinDeepak Chopra · Epsilon Yayınevi · 018 okunma
Insanlar neden saçma şeylere inanır?
Puan vermedi
Sevdiğim bir şüphecinin en sevdiğim kitabı İnanan Beyin. Bu yüzden kendi kitabını anlattığı bir konuşmasına altyazı yapmaktan kendimi alamadım. Buradan izleyebilirsiniz: youtu.be/8LEvBBcOB5E Pandemi zamanlarında da gördüğümüz gibi şimdi de depremle ilgili bir sürü komplo teorisinin, abuk sabuk iddiaların sosyal medyayı tıka basa doldurmuş olduğunu düşünürsek bu kitabın ve nispeten bu videonun az da olsa bir yararı olacağı kanaatindeyim. Bu konuşmada da kısaca özetlendiği gibi, stresli, güvensiz ve belirsiz hissedilen durumlarda insanlar her yerde bir örüntü görmeve, her çalı hışırtısının arkasında bir yırtıcı olduğuna inanmaya daha yatkın hale geliyor. Bir nevi paranoyaklaşıyoruz. Paranoyamız, bilim bilgisizliğimizle, korelasyon ve mantık kurallarından habersiz oluşumuzla ve doğuştan gelen evrimsel zihin kusurlarımızla birleşiğinde ortaya tonla komplo teorisi, tonla mistik saçmalık çıkıyor. Kayıplarımızın acısı yetmezmiş gibi bir de kendilerini bu tuhaf komplo teorilerine kaptırmış sayısız insanın paranoyası ile cebelleşiyoruz. Eleştirel düşünmeyi iyi öğrenmek demek aynı zamanda insan zihninin düşünürken ne kadar kusurlu, ne kadar yanlı ve sınırlı olduğunun farkında olunmasını gerektiriyor. Eğer doğru düzgün bir bilimsel düşünme yöntemi öğrenmediyseniz felsefeci veya sosyal bilimci olsanız bile beynin "İnançlar önce oluşur, ardından nedensel açıklamalar gelir" şeklinde özetlenebilecek özelliğinden muaf olmanız mümkün değildir. Shermer'in davranışçılık ekolünden gelen, zihin ve qualia olarak da adlandırabileceğimiz fenomenolojik hislerin varlığını yadsıyan düşüncelerine katılmıyor olsam da komplo teorisi psikolojisini anlamak ve bu konuda bilgilenmek için ideal bir kitap İnanan Beyin... İyi okumalar ve iyi seyirler diliyorum.
İnanç Nedir
İnanan BeyinMichael Shermer · Alfa Yayıncılık · 2017276 okunma
İnanan Beyin
4/10
·615 syf.··
2022 141. kitabı
Sevdiğim bir şüphecinin en sevdiğim kitabı İnanan Beyin'den önce yazdığı bir kitap "İnsanlar neden Saçma şeylere inanır?" Bu yüzden bu ve diğer kitaplarını anlattığı bir konuşmasına altyazı yapmaktan kendimi alamadım. Buradan izleyebilirsiniz: youtu.be/8LEvBBcOB5E Pandemi zamanlarında da gördüğümüz gibi şimdi de depremle ilgili bir sürü komplo teorisinin, abuk sabuk iddiaların sosyal medyayı tıka basa doldurmuş olduğunu düşünürsek bu kitabın ve nispeten bu videonun az da olsa bir yararı olacağı kanaatindeyim. Bu konuşmada da kısaca özetlendiği gibi, stresli, güvensiz ve belirsiz hissedilen durumlarda insanlar her yerde bir örüntü görmeve, her çalı hışırtısının arkasında bir yırtıcı olduğuna inanmaya daha yatkın hale geliyor. Bir nevi paranoyaklaşıyoruz. Paranoyamız, bilim bilgisizliğimizle, korelasyon ve mantık kurallarından habersiz oluşumuzla ve doğuştan gelen evrimsel zihin kusurlarımızla birleşiğinde ortaya tonla komplo teorisi, tonla mistik saçmalık çıkıyor. Kayıplarımızın acısı yetmezmiş gibi bir de kendilerini bu tuhaf komplo teorilerine kaptırmış sayısız insanın paranoyası ile cebelleşiyoruz. Eleştirel düşünmeyi iyi öğrenmek demek aynı zamanda insan zihninin düşünürken ne kadar kusurlu, ne kadar yanlı ve sınırlı olduğunun farkında olunmasını gerektiriyor. Eğer doğru düzgün bir bilimsel düşünme yöntemi öğrenmediyseniz felsefeci veya sosyal bilimci olsanız bile beynin "İnançlar önce oluşur, ardından nedensel açıklamalar gelir" şeklinde özetlenebilecek özelliğinden muaf olmanız mümkün değildir. Shermer'in davranışçılık ekolünden gelen, zihin ve qualia olarak da adlandırabileceğimiz fenomenolojik hislerin varlığını yadsıyan düşüncelerine katılmıyor olsam da komplo teorisi psikolojisini anlamak ve bu konuda bilgilenmek için ideal bir kitap... İyi
İnsan ve İnanç
İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanırMichael Shermer · Altın Bilek Yayınları · 200720 okunma
Bir Sunay Akın qualiasi
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2021 19:56
Şiirle aram karışıktır, sevdiğim vardır, karaladığım da vakidir ama hayyam ve sheakspear dışında şiir kitabım olmadı hiç. Şairlerin kitapları da fazla yoktur. Sunay Akın'i şair bilirim o yüzden hiç kitabını aramadım, laf aramızda biyografilerle aram siirden daha kötü olduğundan kendisini kadın sanıyordum. Her neyse ismini görünce düşünmeden aldım. Çocuklukta kovboydan çok kızılderili olan, vahşi batı çizgi roman koleksiyonu olan birisi olarak isim kafi geldi görmekle almanın aynı olmasına. Zamanında kendi çapımda benzer bir deneme yazmış birisi olarak soluksuz okuyup 3 günde bitirdim. Kesinlikle tekrar okuyacağım tavsiye ederim. Murathan Mungan denemeleri gibi içinde geçen referansları keşfetme arzusu uyandırdı.bir çok film, müzik kitap tanımama vesile olacak gibi bu da. Çok akıcı yazılmış lakin şair tarafından olsa gerek bazen kurduğu bağlantıları takip etmesi zor oldu ağırlıkla roman okuyan benim için. Yine kış vakti soba,petek kenarında kıvrılıp zevkle okunabilecek bir kitap. Hamiş: merak edeni olursa qualia kelime anlamı olarak şey demek, daha özel manada filozoflar diyor ki birine bir renk hakkında bilebilecegi her şeyi anlatsan da o kişi renk ile ilk fiziki karşılaşmasında mutlaka yeni bir şey öğrenmiş olur buna da qualia diyelim. Birinci elden tecrübeye değer veren birisi olarak yaymazsam olmaz.
Edebiyat
Kız Kulesi'ndeki KızılderiliSunay Akın · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,588 okunma
Reklam