marginalia

10/10
·118 syf.··
2023 4. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2023 19:16
Merhaba Sevgili Okurlar, En sevdiğim yazar olan F.M Dostoyevski eserlerinde insanın iç dünyasına yönelmiş, o zamanlar varlığı bilinmeyen bilinçaltı konusunu aydınlatmıştır. Nietzche “Bana ruh bilim konusunda bir şeyler öğreten tek kişi Dostoyevski’dir.” demiştir. Bu sayede Dostoyevski döneminin çok daha ilerisinde bir sanatçı olduğunu ispatlamıştır. Kitabımıza dönecek olursam ana karakterimiz kendini insanlardan soyutlamış, hayalci biridir. Tesadüf eseri Nastenka adında genç bir kızla karşılaşır. Birbirinden farklı olmayan bu iki genç Sankt-Petersburg’da dört beyaz geceyi beraber geçirirler. Bazen hayattan koptuğumuzu ve insanlardan uzaklaştığımızı hissediyoruz. Sonra karşımıza biri çıkıyor, bizim içimizi ısıtıyor. Onu her şeyden çok seviyoruz belki. Fakat biz ne kadar ona karşı iyi olursak o bizim ona hissettiklerimizi göremez, hissedemez. Dostoyevski tam da bu noktada bize dokunmayı başarıyor. Beyaz Geceler Dostoyevski’nin ilk eserlerinden olması rağmen gayet anlaşılır ve akıcı bir dile sahip. Eserde kişilerin ruh durumunu güzelce bize yansıtıyor. Okumanızı mutlaka tavsiye ederim. Sevgiyle kalın. “Niçin insanlar birbirlerine karşı açık yürekli davranmıyorlar? Neden en iyi insan bile karşısındakinden bir şeyler gizliyor, bütün düşündüklerini açıklamıyor? Sözlerimizin yabana atılmadığını bildiğimiz zamanlar bile neden içimizden geçenleri olduğu gibi söylemiyoruz? Nedense herkes olduğundan daha sert görünmek istiyor? Duygularını hemen açığa vurursa altta kalacakmış, kendisine önem verilmeyecekmiş gibi korkuya kapılıyor?” “Zaman durmuş, o anda içimdeki duygular sonsuzlaşmış gibiydi. O anın sonsuza kadar uzayacağını, yaşamın benim için durduğunu hissediyordum. Gözlerimi açtığım zaman, sanki çok eskiden işitip ezberlediğim, sonra da unuttuğum tatlı bir ezgi çalınıyordu
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 2020102,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·136 syf.··
2022 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2022 00:00
Merhaba Sevgili Okurlar, Virginia Woolf “Kadınlar neden kurmaca metin yazamaz?” sorusuna kapsamlı bir cevap arar. 6 bölümden oluşan eser kadın yazarların eserlerini yazma sürecini ve bu süreçte karşılaştığı zorluklardan bahsediyor. Jane Austen’den George Elliot’a, Brontë kardeşlerden Shakespeare’nin kurmaca kız kardeşine kadar imgeleme yoluyla kendisini ifade ediyor. Ayrıca “Kadınlar ve Yazın” üzerine düşüncelerini aktardığı Cambridge Üniversitesi’nde kadın öğrencilere yaptığı konuşmasını içeren, “Bir kadın kurgu edebiyatı yazacaksa paraya ve kendine ait bir odaya sahip olmalıdır,” sözüyle de düşünebilme ve yazabilme özgürlüğüne değiniyor. Yazıldığı dönem göz önüne alındığında Woolf’un fikirleri insanı şaşırtıyor. Feminizm harekatının başlangıcı olduğu söylensede ben sadece feminizmi nitelendirdiğini düşünmüyorum. Bence kitabın asıl yazılış amacı asırlardır kadının topluma biçtiği roller nedeniyle neden erkeklerden geri planda kalmak zorunda olduğunu bilhassa kurmaca metin üretmede yetersiz oluşunun nedenlerini açıklıyor. Özetle her ne kadar feminist bir kitap gibi algılansa da herkes tarafından okunması gereken,birilerine muhtaç olduğunuz sürece gerçek anlamda özgür olmanızın mümkün olmadığını anlatan, herkesin kendinden bir şey bulabilecaği güzel bir kitap. “…kendi cinsini düşünmek yazan herkes için ölümcüldür... Sadece ve sadece bir erkek ya da bir kadın olmak ölümcüldür, kişi kadınsı erkek veya erkeksi kadın olmalıdır...Ve ölümcül derken mecazi konuşmuyorum; o bilinçli taraflılıkla yazılan her şey ölüme mahkumdur.” “İrkilmeyin.Yüzünüz kızarmasın. Aramızda kalsın, böyle şeyler olur bazen, kabul edelim. Bazen kadınlar kadınlardan hoşlanır.” “…16. yüzyılda büyük bir yeteneğe doğuştan sahip olan bir kadın mutlaka ya delirirdi, ya kendini vururdu ya da köyün
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202448,2bin okunma
"Sen düşüncelerle yaşıyorsun,diğerleri gerçeklerle."
10/10
·128 syf.··
2022 22. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2022 00:00
Merhaba sevgili okurlar, Olay örgüsü ve karakterleri bulunmayan bu kitabın eylemi: gitmek “Duygular, duygular, duygular. Bırak kentleri, bırak yapıların görkemini, yoksulluğunu, bırak yolları, istasyonları, insanları, yabancıları, sevdiklerini, çocukluğunu, ölen uzaklardaki insanlarını, bırak, bırak, bırak içinde seni kemiren seni bırak. Bak nerelere varıyor gökyüzü. Hangi zamanlara. Hangi sonsuzluğa. GİT.” İlk kez Çocukluğumun Soğuk Geceleri’ni okuyup Sevgili Özlü’yle aramda güzel bir bağ kuruldu.Kendine has üslubu çok özeldi benim için bu yüzden külliyatını okumaya karar verdim. Ve sırasıyla Çocukluğum Soğuk Geceleri, Yeryüzüne Dayanabilmek İçin, Yaşamın Ucuna Yolculuk ve Eski Bahçe Eski Sevgi kitaplarını okudum. Ben çok seviyorum lakin Sevgili Özlü herkese hitap eden bir yazar değil. Her ne kadar okuması keyifli olsada bir o kadar yorucu. Çünkü eserlerine işleyen hüzünlü, karamsar hava herkese uymayabiliyor. Ben Özlü’yü en sevdiğim yazarlardan olan Sylvia Plath ve Nilgün Marmara’ya benzetiyorum. Birbirinden değerli sırça fanusun içinde gülen kadınlar. Böyle değerli kalemleri sağlam bir psikolojide, kendinizi mental anlamda iyi hissettiğiniz zamanlarda okumanızı tavsiye ederim zira depresif olduğum dönemde Plath’i okuyup aylarca etkisinden çıkamamıştım. Yaşamın Ucuna Yolculuk, edebiyatın Tezer Özlü’nün Almanca kaleme aldığı ve 1983 Marbung Yazın Ödülü’ne layık görülen “Auf dem Spur eines Selbstmords (Bir İntiharın İzinde)” adlı metnin Türkçesi aslında. Franz Kafka, Italo Svevo ve -neredeyse her satırında yer verdiği- Cesare Pavese gibi yazarlardan etkilendiği için bu yazarların izini sürüyor. Prag’da Kafka’yı, Trieste’de Svevo’yu ve Torino’da da Pavese’yi ziyaret ediyor. Svevo ve Pavese’nin akrabalarıyla görüşerek okuyucu bilgilendiriyor. Kitabı okurken
Edebiyat
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
“Bu kitap, başkahramanı sonsuzluk olan bir dramdır. İnsan, yan karakterdir.”
10/10
·1724 syf.··
2022 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2022 12:08
“Mösyö, bana Sefiller kitabının tüm halklar için yazıldığını söylediğinizde haklıydınız. Tüm halklar tarafından okunur mu bilmiyorum, ama ben hepsi için yazdım. Bu kitap Ingiltere'ye olduğu kadar İspanya'ya, İtalya'ya olduğu kadar Fransa'ya, Almanya'ya olduğu kadar İrlanda'ya, köleleri olan cumhuriyetlere olduğu kadar, serfleri olan imparatorluklara da hitap ediyor. Toplumsal sorunlar sınırları aşıyor. İnsan türünün tüm dünyayı kaplayan o geniş yaraları dünya haritasındaki mavi ya da kırmızı çizgilerde durmuyor. Erkeğin cahil ve umutsuz olduğu, kadının ekmek için bedenini sattığı, çocuğun kendini eğitecek bir kitabın, kendini ısıtacak bir ailenin yokluğunda acı çektiği her yerde Sefiller kitabı kapıyı çalıp şöyle diyor: Sizin için geldim, sayfalarımı çevirin.” Merhaba sevgili okurlar, Fransız Edebiyatı’nın başyapıtlarının yazarı olan Victor Hugo’dan daha önce Notre Dame’ın Kamburu’nu ve Bir İdam Mahkumu’nun Son Günü’nü okumuştum. Sefiller ise bunlardan çok daha iyi bir eserdi. Kalınlığı gözümü korkuttuğu için uzun zamandır kitaplığımda duruyordu. İlk kitabı yarıladıktan sonra keşke ertelemeseydim dedim. Bittiğinde de üzüldüm çünkü 2 cilt daha olsa okuyabilirdim. Eğer siz de erteliyorsanız geç kalmamanız gereken bir klasik. Sefiller kitabı antimonarşizm, din, adalet, siyaset ve ahlak felsefesini konu ediniyor. Erkeğin, kadının, yaşlının, çocuğun, suçlunun, fakirin; kısacası toplumdaki her türden insanın ne tür sefaletle boğuştuğunu anlatıyor. Baş kahramanımız Jean Valjean yeğenleri ve kendisi açlıktan ölmemek için ekmek çalınca yakalanıp 19 yıllık kürek mahkumiyeti cezası almasıyla kitabın sonuna dek Jean Valjean’in düşüşünü, yükselişini, sefilliğini, zenginliğini ve kaçak hayatını okurken vermiş olduğu mücadeleyi okuyoruz. Sadece Jean Valjean değil kitaptaki tüm
Edebiyat
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,3bin okunma
“Yalnızım,evet,herkes yalnızdır,yalnızız.”
8/10
·416 syf.··
2021 3. kitabı
Merhaba sevgili okurlar, Peyami Safa’yla tanıştığım kitap Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’ydu.Severek okumuştum.Yalnızız kitabını da arkadaşımın önerisiyle okudum.Çok sevdim. Yalnızız psikolojik roman türünde bir eser.Peyami Safa psikolojik tahliller,ruh-beden,idealizm-materyalizm ve doğu-batı konuları üzerinde durmuş.Yazarın dili biraz ağır olsa da bu temaları sürükleyici biçimde işlemiş.Ayrıca Safa’nın Nietzsche Goethe,Proust gibi yazarlardan alıntılar yapmasını çok sevdim. Kitap üç kısımdan oluşuyor.İlk kısımda Samim ve ailesini,ikinci kısımda Meral’in buhranlarını ve üçüncü kısımda çarpıcı bir son ile tanıklık ediyoruz. Peyami Safa 21. yüzyılın kabusu olan yalnızlığı içimde yaşıyormuş gibi hissetirdi. Kitaptaki karakterlerin her birinin yalnızlıklarını temsil eden dünyaları var.Samim’in ütopik dünyası Simerenya’sı,Selmin’in çıkmazlıkları ve Meral’in benlik karmaşası.Sizlere de bu güzel romanı okumanızı şiddetle tavsiye ederim. “Biz,hepimiz sadece kendimizi düşündüğümüz için yalnızız ve yalnız kalacağız.” Yalnızız Peyami Safa
Edebiyat
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,2bin okunma