5/10
·400 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:28
Yazarın ve kitabın adını ilk gördüğümde iyi bir gerilim romanı okuyacağımı sandım ama öyle olmadı maalesef,çünkü konunun bir bütünlüğü yok çok kesik geldi bana ,istila nasıl çıktı yayıldı bunlar çok belirsiz kalmış ve haliyle kitabın akıcılığını benim gözümde etkilemiş ...Koontz a ikinci Stephen king deniyor ve 3-4 kitabını da okudum bu en zayıf olanıydı kanımca 5/10
İstilaDean R. Koontz · İnkılap Kitabevi · 200884 okunma
Elin gözünden biz.
Puan vermedi·228 syf.··
2026 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:38
1800 lü yıllarda İstanbul ve Edirnede yaşamış,Osmanlı'nın çöküşünü çok net şekilde tespit etmiş ve Çarşamba a çok detaylı şekilde aktarmış adam.Bizim tarihçilerin tutamadiklari kayıtları detaylıca tutmuş adam.Anlattigi bir çok hastalık toplumda ve yönetimde katlanarak devam ediyor malesef.Bu arada bu Tolstoy bizim meshur Tolstoy değil,hani her gördüğünüz sakallıya dede demeyin diye uyarıyorum.Ben öyle sandimda siz sanmayın sakın.
Tolstoy'un Gizli Raporlarında Osmanlı İmparatorluğuF. S. Oreşkova · Yeditepe Yayınevi · 201359 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
9-10 kitap art arda İslam'ın ilk yılları, Kur'an Tarihi, Halifeler dönemi ve ilk devletler üzerine okumalar yaptım. Sanırım bir süre ara vereceğim. Özellikle Şii - Sünni ayrışması üzerine eksik olan bazı taşları yerine oturttum. Bazı tartışmalı olaylara ve kişilere daha derinlemesine bakma fırsatım oldu. Muaviye en çok merak ettiğim karakterlerin başında gelmiştir hep. Şii'ler onun hakkında çok fazla olumsuz şey yazmasına rağmen Sünniler de onun hakkında çok fazla şey yazmamıştır. İlginç bir durum. Kur'an da bile lanetlenmiş Ümeyyeoğulları'nın bir üyesi olarak Peygamber'in sahabilerinden birisi olması, sonra vahiy katipliği yapması, ordu yönetip, valiliğe yükselmesi ve en sonunda İslam halifeliğine gelip kendi devletini kurmaya giden bir süreçten bahsediyoruz. Muaviye'nin babasının Ebu Süfyan olduğunu düşünecek olursak zenginlik ve statü sahibi olma hırsının kimden geldiğini görebiliyoruz. Sonuçta Muaviye namazını kılıyor, Allah'a inanıyor ve görünüşte bir Müslüman olarak yaşıyordu. Ama İslam halifesi olacak bir dini alimliği yoktu. Eski cahiliye geleneklerine de yatkındı. Bu yüzdendir ki Emevi Devleti hiçbir zaman İslam'ın temsilcisi olarak görülmemiştir. Arap Devleti olarak addedilmiştir. Açıkçası ben bugüne kadar Muaviye ve Emeviler hakkında hep Şiiler'in yazdığı kaynaklardan beslendim. O yüzden düşüncelerim hep negatif olmuştur. Fakat son zamanlarda tarafsız olduğunu iddia eden bazı yazarların çalışmalarında şunu görme fırsatım oldu. Hz. Osman'ın öldürülme sürecinde Hz. Ali'nin failleri cezalandırmaması önemli bir etken. En nihayetinde Hz. Osman Peygamber'in damadı, arkadaşı, sahabisi ve İslam'ın üçüncü halifesi idi. Muaviye'nin de akrabası idi. İslamiyet hızla yayılıp Arabistan topraklarının dışına yayılınca haliyle Hz. Osman güvendiği ve kendi akrabası
Tarih
Emevî Devletinin KuruluşuR. Stephen Humphreys · VAKIFBANK KÜLTÜR YAYINLARI · 202225 okunma
8/10
·301 syf.··
2025 14. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 19:27
ŞEHADET İNCİLERİ - PEYGAMBER ÇİÇEKLERİ HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN ( RADIYALLAHUANHÜMA ) ​MUSTAFA NECATİ BURSALI ÖNSÖZ Bütün âlemleri yoktan var eden, varlığından bizleri haberdar eden, kullarından mü’minlerin kalp gözlerini açan, marifetinin nûru ile onları Rıza-i Bârisine erdiren Allah’a hamd ederim... Salât ve selâm, tek katresinin hacminde bin umman çalkalanan ve tek zerresinin menşurunda bin kâinat yüzen Kevser Havuzunun sahibi Allah’ın Sevgilisi, İki Cihanın Efendisi Cenâb-ı Ahmed’e ve O’nun Âl-i Ashabına olsun... Bu küçük eserimde cennet çiçeklerinden ıtırlar koklatmak en büyük dileğimdir. Bizzat Sonsuzluk Nebisinin: هُمَا رَيْحَانَتَيَّ مِنَ الدُّنْيَا “Onlar (Hasan ve Hüseyin), dünyada ikigülümdür.” Buyurduğu Peygamber güllerini koklamak ne devlettir. Onları gönül coşkunluğu içinde sevmek mü’minlerin saadet baharıdır. Allah’ın Resûlü, o solmaz çiçekleri tertemiz kucağında taşımış, mukaddes omuzlarına alıp gezdirmiş, kâh gönül coşkunluğu ile yanaklarından öpmüş, kâh altın saçlarını tel tel okşamış, kâh mübarek elleriyle küçücük ağızlarına lokmalar vermiş, kâh dizine çıkarıp hoplatmıştır. HZ. HASAN (R.A.) VE HZ. HÜSEYİN (R.A.) SÜT ANNE Hazret-i Hasan doğunca, Nebiyy-i Muhterem, amcası Abbas hazretlerinin zevcesi Ümmü Fadl'ın evine gitti. Ümmü Fadl, Kâinatın Efendisini heyecan içinde görünce sordu: “Ey Allah’ın Resûlü! Telaşınızın sebebi nedir?” “Hayırdır inşaallah. Fâtıma’nın bir oğlu doğdu. Sen, ona da Kusem’in sütü ile emzir!” “Peki, ey Allah’ın Resûlü!” Ve bir müddet Hazret-i Hasan’ı, Ümmü Fadl emzirdi... Peygamber çiçeği Hazret-i Hasan (radıyallahü anh) güler yüzlü, melek huylu, tatlı bakışlı, altın saçlı, gümüş bedenliydi. Allah'ın Sevgilisi onun hakkında, “Amcası Hazret-i Musa aleyhisselâmdan mirastır!” buyurmuşlardır. Esmâ binti Umeys der ki: “Hasan
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (Radiyallahu Anhüma)Mustafa Necati Bursalı · Çelik Yayınevi · 2016119 okunma
OKUYUN OKUTTURUN ACAYİP İYİİİİİ
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
öncelikle ben Başar'a aşık olduumm dhdhdhdhdh Sezai abiyi çok sevdim ama eşi (Deva'nın annesi) onu hiç sevmedim yaa şimdii gelelim kitaptan bahsetmeyee Deva, kardeşi için erkek kılığına girip Değirmenaltı basketbol takımında antrenör oluyor. Takım baya ilerliyor kendilerini geliştiriyorlar. Deva farkında olmasa da onlara bağlanıyor. (Başar'a aşık oluyor kabul etmesi zor olsa da) Koç herşeyin farkındaymış ancak Deva takımı iyi yönettiği için ve turnuvayı kazanmaları gerektiği için susmuş. Başar kendini gay sanmaya falan başlıyor Deva yedi başlı yılan olsa da onunla sevgili olcak yani o derece djdjjdhdjd neyse işte büyük gün geldiğinde Deva' nın artık kılık yapmasına gerek kalmıyor ve evine gitmesi gerekiyor. Takımla vedalaşmak ona zor geleceği için maç zamanı gitmeye kalkışıyor. Başar onun gittiğini görünce koşuyor. Deva her kim olursan ol ben karşımda duran kişiye aşığım! Diyor kameralar ortaya çıkıyor flaş! flaş! Abiii o kadar iyi ki takımla olan tatil... Deva'nın erkek kılığında takımla yaptığı şeyler.. aşırı iyiydiiiii okuyun okutturun bu kitap anlatılmaz yaşanır
Her Kimsen: Son SetR. İdeli · Artemis Yayınları · 20251,060 okunma
ÖZETLENMİŞ İNCELEME
Puan vermedi·128 syf.·
2026 15. kitabı
ÖZETLENMİŞ İNCELEME Vitruvius’un Gölgesinde Kalan Kadın: Ralph Fox’un “Roman ve Halk”ında Eril Evrensellik ve Edebiyatta Kadının Yokluğu Özet Ralph Fox’un “Roman ve Halk” (1937) eseri, Marksist edebiyat eleştirisi içinde, kapitalist yabancılaşmaya karşı “Bütünlüklü İnsan” (The Whole Man) idealini öne çıkaran temel bir metindir. Ancak, Fox’un bu ideali inşa ederken temel referansı olan Rönesans hümanizmi ve onun simgesi “Vitruvius Adamı”, görünüşte evrensel, özünde ise derin bir şekilde eril (masculine) bir özne tasarımıdır. Bu makale, Fox’un “epik kahraman” ve “Bütünlüklü İnsan” arayışını, Vitruviusçu bir erkeklik kurgusu olarak feminist bir perspektiften eleştirmeyi amaçlamaktadır. Argümanımız, Fox’un evrensel olduğunu varsaydığı “İnsan” kategorisinin, aslında Batılı, erkek ve burjuva bir özneyi merkeze alarak, kadını bu evrensellik anlatısının dışına ittiği veya onu ikincil, tamamlayıcı bir konuma hapsettiği üzerine kuruludur. Makale, öncelikle Vitruvius Adamı imgesinin tarihsel ve cinsiyetçi doğasını ortaya koyacak; ardından Fox’un bu imgeyi edebiyat teorisine nasıl aktardığını ve bunun “kahraman”, “yaratıcı deha” ve “tarihin öznesi” gibi kavramları nasıl eril bir şekilde kodladığını analiz edecektir. Son olarak, bu eril evrensellik iddiasının, edebiyat tarihi ve eleştirisinde kadın yazarların, karakterlerin ve deneyimlerinin sistematik olarak “yok sayılması”, marjinalleştirilmesi veya çarpıtılarak temsil edilmesiyle nasıl doğrudan bir ilişkisi olduğu, Virginia Woolf, Simone de Beauvoir ve Elaine Showalter gibi feminist teorisyenlerin çalışmalarına atıfla gösterilecektir. Fox’un kapitalizm eleştirisi değerli olmakla birlikte, önerdiği estetik ideal, ataerkil tahayyüllerle iç içe geçmiş olduğu için, kadının edebi ve tarihsel varlığına dair kapsayıcı ve
Roman ve HalkRalph Fox · Ayrıntı Yayınları · 201915 okunma