Ekmel bey garip bi şey söyledi bugün. “Ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir” dedi, “bölündükten sonra tanımaz birbirini parçalar.” “Bence gidenin, kalanın kucağında bir kucak kor bırakmasıdır,” dedim.
İçinde aşkın hüküm sürmediği bir evin nasıl da soğuk ve ıssız olduğunu hatırladım; havada yerli yersiz büyüyen gerginliğin patladığı an kendimi uykunun esirgeyen karanlığına bırakmak için duyduğum isteği.
Yaşamım boyunca birçok yanılgıya düştüm. Bana en çok acı çektiren yanlış işler yaptım. Hiçbirinden pişman değilim; çünkü yapılması gereken yanlışlardı bunlar. O yanlışlardan ancak yaptıktan sonra kurtulabilirdim.