r

r
@rabiabulduk
Disconnectus Erectus
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2017 1. kitabı
·
125 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2017 10:12
Oğuz Atay, edebiyata yön veren, çarpıcı dili ile dikkat çeken ve dönemin yasaklı kitaplarından olan Tutunamayanlar ile aslında bize birçok ders vermiştir. O dönemin insanını oldukça güzel gözler önüne seren Atay, ironi ve benzetmeleriyle insan tabiatını da çok güzel yansıtmıştır. Oğuz Atay'ın kitapları öyle özeldir ki her okuduğunuzda farklı hayata dair dersler ve anlamlar çıkarırsınız. Duygu ve tecrübenize göre anlam derinliği ve duygu eşiğiniz değişebilir benden söylemesi. Atay, Tutunamayan'ların bir bölümünde şöyle der; "Üçüncü Şarkı'dan: cranium fibula radius sacrum patella carpus nasıl ezberlenir Allah'ım arapça dua eden insanın latince kemikleri?" Bu kısa komik mani benzeri şiirinde bile kocamaan bir ironi vardır, Oğuzcuğumun. Doğu ile batı sentezini, ülkemiz kültürünün çelişikliğini, sürekli bocalağımız o hassas konuları bir dörtlüğe sığdırabilir işte Atay. Yüzlerce sayfalık kitabını, iki cümleye bile sığdırabilir işte. Ruhu şâd olsun, dimi Olric.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Reklam
Günlük
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2015 1. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2015 13:05
Bugün aslında tarihi bir gün benim adıma. Yaklaşık bir koca yıldır yanıma yoldaş olan ‘Tehlikeli Oyunlar’ adlı kitabı bugün bitirmiş bulunuyorum. Hikmet Benol ile tanışma fırsatına ulaştığım için her ne kadar şanslı gibi gözüksemde vedalaşmam bir o kadar kısa sürdü. Buradan da albayıma selamlarımı iletiyorum. Bazen bende tehlikeli oyunlar oynamak istiyorum sonra Hikmet gibi Sevgi ile Bilge'nin arasında kalmaktan korkuyorum, bir tarih piyesinde unutulmaktan, gerçekle kurgunun arasında kalmaktan.. Önceki sayfalarıma baktım da doyasıya mutlu olduğum anlarımı basitçe yazmışım. Zaten ben durmadan yazıyorum ha-ha. Oğuz abiden alıntı yapıyorum; kaleminin gölgesinin bile denk düşmeyeceğini bilerek. Ne diyordum önceki sayfalara baktım da ben mutlu günlerimi yazmak istemiyorum artık çünkü o kadar beceriksizim ki onları okurken yalnızca mutluluk özleminden mutsuz oluyorum. Ben bazen çocukluğuma dönüyorum. Epey küçülüyorum, büyümeyi unutuyorum. Bunu neden mi söylüyorum çünkü Rabialar büyümeyi unuttukları yerden kırılmaya başlıyorlar çoğu zaman. Bir insan mutlu anlarını yazarsa çoğu anısını ‘mutsuz’ olarak sınıflandırmaz mı? Şüphesiz albayım olsa 'Saçmalama Rabia.’ derdi ha-ha. Anı anıdır icabında, ayrıntılar önemlidir Hikmetgillerden olan herkes bilir bunu. Her şey hatırlanmalıdır bence. Sevgi'nin sevgisiz kaldığı, Bilge'nin bilgisiz olduğu günler bile. Burada şuan Hikmet abinin sözümü kesmesini o kadar çok isterdim ki ama hayatapartmanında acababudemirlersağlammı balkonundan bir bir düşüyor hayaller Rıza bakkalın kapısının önüne. Taziyelerimi lütfen kabul edin albayım biz de çok kayıp verdik çırak Süleyman şahit. Nitekim bizde biraz ağladık ama sonunda içimizdeki dul kadın -Nurhayat Hanım- temiz bir çarşaf örttü geçmişin üzerine. Behçet abiler bir sigara
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma