rafi atam

rafi atam
@rafaels
62 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
romain gary, 1956’da cennetin kökleri adlı kitabıyla, bir yazarın hayatı boyunca bir tek kez alması mümkün olan fransa’nın en prestijli edebiyat ödülünün sahibi olur. ödülle birlikte edebiyat dünyasında saygın bir yer edinen gary, çok geçmeden eski yeteniğini kaybettiği yönünde eleştirilere maruz kalmaya başlar, bunun üzerine emil ajar takma adını kullanarak yazmaya başlayan gary, ajar’ın ise öz yeğeni olduğunu açıklar. işin eğlenceli kısmı yazarın bu hamlesinden sonra başlar, gary eleştirmenler tarafından yerden yere vurulmaya devam ederken ajar, önlenemez bir yükselişe geçmekle kalmayıp 1978’de bir yazara ancak bir kez verilmesi mümkün olan goncourt ödülünü, farklı bir isimle bir kez daha almaya hak kazanır, 2 aralık 1980’de kendi tabancasıyla intihar etmeden önce yazdığı mektup sayesinde gerçeği ortaya koyan yazar, dünyaya şu sözlerle veda eder, “çok eğlendim, teşekkür ederim, hoşçakalın”
Reklam
“Hiçbir şeyin ak ya da kara olmadığını anlattı bana, çoğu kez ak, gizlenmiş bir karaydı, kara da bazen üç kağıda getirilmiş bir aktı.”
ağaçların düşünceleri uludur, uzun soluklu ve sakin, ömürlerinin de bizimkinden daha uzun olması gibi. onları dinlemediğimiz sürece bizden daha bilgedir ağaçlar. ama onlara kulak vermeyi öğrendiğimizde, düşüncelerimizin tam da o uçuculuğu, o çocuksu telaşı benzersiz bir çoşku kazanır. ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. kendisini dışında başka bir şey olmayı arzulamaz. yurt budur. mutluluk budur.
Sayfa 12 - kolektif
pessoa’nın kişileri
bir taneydi, bir sürüydü, hepsiydi, hiçbirisiydi. hüzünlü bürokrat, saatin tutsağı, asla gönderemediği aşk mektuplarının yalnız yazarı fernando pessoa’nın içinde bir akıl hastanesi vardı. orada kalanların adlarını, doğum tarihlerini, hatta doğdukları saatleri, burçlarını, kilolarını ve boylarını biliyoruz. ve ayrıca eserlerini de, zira onların hepsi şairdi. alberto caeiro: pagan, metafizikle ve yaşamı kavramlara indirgeyen diğer entelektüel akrobatlıklarla dalga geçiyor ve patlamalarını yazıyordu; ricardo reis, monarşi yanlısı, helenist, birçok kez doğan ve değişik burçları olan klasik kültürün çocuğu, yapıları yazıyordu; alvaro de campos, glasgow’da mühendis çıktı, avangart, bitmek bilmez bir öğrenme tutkusu ve yaşamaktan yorulma korkusu vardı, duyguları yazıyordu; bernardo soares, paradoks üstadı, nesir şairi, zorla bir kütüphanecinin yardımcısı yapıldığını anlatan alim, çelişkileri yazıyordu; ve antonio mora, psikiyatr ve deli, cascais’e kapatıldı, uykusuzlukları ve delilikleri yazıyordu. pessoa da yazıyordu. onlar uyurken.
Sayfa 290
Sonuçta insanın mezarı onun en son kendini ifade imkânıymış.
everest yay
Reklam