10/10
·375 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 17:55
"Bir ihanetin kaç yıl boyunca vicdanınızı esir alabileceğini hiç düşündünüz mü?"Eğer cevabınızdan emin değilseniz,buyurun Uçurtma Avcısı'nı hemen okuyun derim. Bu eser sadece bir dostluk ve sadakat hikayesi değil,insanın toplumsal önyargılarıyla ve kendi vicdanıyla yaptığı derin bir hesaplaşmadır. Kitabın bende bıraktığı en can alıcı iz, Emir'in çocukken Hasan ile olan ilişkisini, tanımladığı o meşhur cümle oldu, "Ben meşruydum,o ise aykırı" Emir,üstün kimliği ve babasının statüsüyle toplumun "meşru" gördüğü taraftayken, Hasan,etnik kökeni nedeniyle "aykırı" dışlanmış ve kabul görülmemiş taraftaydı. Roman,bu kişisel dramı Afganistanın tarihsel çöküşüyle harika bir şekilde bütünleştiriyor. Ve son olarak,Rahim Han'ın o meşhur "Yeniden iyi biri olmak mümkün" diyen sesini kulaklarımda işitir gibi oluyorum. (tabii kefareti ödenirse...) sanırım bu cümle bizim de kendi karanlığımızda tutunabileceğimiz tek ışık oluyor. Lütfen,ama lütfen bu kitabı okuyun!!
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma
9/10
·187 syf.··
2024 66. kitabı
"Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır." Ben de en güzel sözle başlamak istiyorum; Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla... Tarık Tufan “Anna” şiiriyle tanıştığım ancak şiirden çok romanlarıyla ünlü bir yazar. Ben Tarık Tufan okumaya başlayınca tek bir romanı bile yoktu o zamanlar. Her çıkan kitabını hemen alıp büyük bir keyifle okudum hep. Ayrıca TV programlarını da hep çok sevdim naif duygusal duruşu belli olan kıymetli bir yazar. “Kraliçe’nin Pireleri” farklı konulara sahip, edebi bir dille yazılmış denemelerden oluşuyor. Tarık Tufan, "Kimsenin anlamadığı bir dili konuşmanın çaresizliği..." diye anlatıyor kendi dilini... Baktığımızda gerçekten kimselerin bakmayacağı bir yerden bakıyor, ve çok güzel bir şekilde anlatıyor. Dünyadaki oyunları, bize yapılanları görmek için, uyuyan müslümanı uyandırtacak bir kitap... Hurafelerden, kötü niyetlerden arındırılmış, tüm güzel ahlakın ve davranışı ilke edinen islam 'gerçek islam'dır. Bu kitapta çok özdeşlik kurdum. Olaylara bakışımı güzelleştirdi. "Yeni bir cümle kuramayacak kadar kelimesiz kalmıştım kendi cehennemimde" '... Bu yüzden bomboş sözlere tutuldum ve zaman aktı çabucak.’ “Yalnız hüznü vardır kalbi olanın. Sorun şu ki tanrım gömleğim önden yırtıldı ve kimseye masumiyetimi anlatamıyorum”
Kraliçenin PireleriTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20164,048 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ölümün Kıyısında - Bir Poems Sendromunun Günlüğü
5/10
·256 syf.··
2026 17. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 13:41
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere günlük dilinde yazılmış bir eserle geldim. Kitap epey bir depresif ve hastalık içeriyor. Böyle hassas konular da kitaplar okuyabiliyorsanız tam olarak doğru yerdesiniz demektir. Ben bulunduğum dönemden sebep ve bu yaşanılanların benzerini kendi hayatımda da yani ailemde de yer almış olduğunu bilmekten ötürü zor bir okuma yapmış oldum. Böyle dramatik şeyler beni etkiliyor hele ki konu hastalıklarsa... Yazarımız kendi gerçek hayatını ele alarak bir günlük tutmuş ve kareli bir deftere not almış onu da bastırmış. Kendisi zorlu bir hastalık sürecinden geçiyor ama bu uğurda yeri geliyor mücadele ediyor yeri geliyor depresif bir hale giriyor. Kendisini bu dönemde yaşadığı tüm zorluklara rağmen namazını aksatmamasından ötürü tebrik ediyorum ve itikatını da tevekkülünü de takdir ediyorum. Çevresinde bu dönemde ne kadar kendisini çok seven varmış bir kez daha hem kendi görmüş oluyor hem de bizler bu duruma şahit oluyoruz. Ben hem şaşırdım hem de gıpta ettim. Çünkü bu dönemde böyle aile akraba ve arkadaşlık çevresi neredeyse imkansız. Herkes kendi derdinde ve kendi mücadelesinde... Hastanelerde hastaların ne kadar yalnızlaştığını ve bu süreçte yakınlarından ilgi alaka ve görüş beklentisi içinde olduğunu gözlemliyoruz ve bize yazar bu konuda oldukça hassas olunması gerekildiğine dair vurgular yapıyor. Yazara ilk başta yanlış teşhis konulmasına rağmen kendisine alanında uzman ve merhametli güzel doktorlar denk geldiği için kısa sürede Poems teşhisi koyularak düzeltiliyor. Okurken içinizin daralması muhtemel bir eser. Ben bir süre sonra hem kalben hem beynen hem de ruhen yoruldum. ``Yine vurgulayarak yazıyorum ki; Sıla-i rahim farz, hasta ziyareti sünnettir. Dinen çok önemlidir. Hastalar için de müthiş önemli. Bir moral, mutlu bir gün burada en
Ölümün KıyısındaMuhammet Sami Oğuz · Mevsimler Kitap · 201610 okunma
Khaled Hosseini - Uçurtma Avcısı
Puan vermedi·375 syf.··
2026 4. kitabı
Yazarın uzun yıllardır merak ettiğim ancak eksik okumalarımı tamamlama ihtiyacım sebebiyle sıranın ancak geldiği eseriydi. Konusu da kurgusu da bence oldukça başarılıydı. Eserin en sevdiğim özelliği laf kalabalığının olmaması, eserde yer alan her bir cümlenin bir sebeple sarf edilmiş olmasıydı, bu yönüyle biraz Yaşar Kemal, Fakir Baykurt havası verdi. Yer yer gerçekten duygulandırdı. Naçizane tam not verdim. Emir, Afganistan'da zengin bir tüccarın oğludur. Babası oldukça maskulen ve cesur bir adamken çok sevdiği karısının doğururken öldüğü oğlu sümsük bir çocuktur. Ailenin hizmetlisi Hasan'la süt kardeşidir ve aynı yaşlardadır. Hasan Afganistan'da ikincil bir millet olan ve ırkçılığa maruz kalan Hazara kavmine mensuptur. Asef isimli ırkçı çocuk baş düşmanıdır ve bir seferinde Hasan ona yem olmaktan sapanıyla gözünü çıkarmakla tehdit ederek kurtulur. Hasan'ın babası engelli bir adamdır, annesi dillere destan güzellikte bir kadındır ancak çocuk doğar doğmaz onu terk edip gezici bir tiyatro kumpanyasıyla kaçar. Emir ve Hasan'ın arkadaşlıkları dillere destandır. Eser de adını Hasan'ın yarışmalarda kopup düşen uçurtmaların yerini mükemmel tahmin ederek geri getirmesinden almıştır. Mahallenin zorba çocukları uçurtma yarışmasında finale kalan uçurtmayı getirmek için koşan Hasan'ı sıkıştırıp tecavüz eder ve bizim sümsük yardım etmek yerine kenara çekilip izler, üstüne üstlük çocuktan duyduğu mahcubiyetle yaranmak yerine gözüne göründükçe aklına gelmesinden kurtulmak için kendi eşyalarını ve bir miktar parayı sanki Hasan çalmış süsü vererek onun odasına bırakır ve babası ile Hasan'ın evden ayrılıp Hazaracad isimli Hazara yerleşim bölgesine göçmesine sebep olur. Sonrasında savaş çıkar, Rusya Afganistan'ı işgal eder ve babasıyla Emir Amerika'ya kaçar. Babası bu kaçış yolunda
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma
9/10
·903 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 20:46
Merhaba sevgili okur, Kitap için hazırlanmış önsözleri okurken gözüm korkmadı değil. Okuma zevkini ve rahatsızlığı aynı anda hissedecek olmak belirsizliği arttırırken, kitabın sekiz senelik bir araştırmanın ve yazarın iki bin ciltlik uzman kütüphanesinin ürünü olduğunu öğrenmek heyecanımı arttırdı. Eco’nun dil cambazlığı ve uydurukçuluğunu merak ederek ve “Her şey her şeyle bağıntılıdır”, “Göstergebilim” ipuçlarıyla başladığım bir okuma yolculuğu oldu. Üç ay süren bir zaman diliminde tamamlayabildiğim, dokuz yüz sayfalık kitabı iki paragrafta anlatamam tabii ki ama bende bıraktığı izlenimi kısaca özetlemek isterim efenim. Okuma yolculuğum “kabala” üzerine araştırmalar yaparak başladı. Kitabın derinliklerine daldıkça merak ettiklerim arttı. Sonra, gül-haç kardeşliği, kurgu evreni, tapınak şovalyeleri, Hasan Sabbah, nostradamus, büyü, sihir, ebcet, simya, mitoloji, sayıların gizemi, felsefe taşı, batıl inançlar ve bilimsel açıklamalar, gizli örgütler ve daha niceleri… derken kendimi derya deniz bir okuma içinde buldum. Okudukça derinleşen, bildiklerimi buz dağının görünen yüzü gibi hissettiğim bir yolculuğa çıktım. Komplo teorilerinin hangisi doğru hangisi uydurma her şey birbirine karıştı. Zaten yazarın amacı da buydu. Diotallevi’nin dediği gibi: "Düzmece bir metni uğraşa uğraşa yeniden kurarak gerçeğe varmak." Bir “şey”in derinine daldıkça o “şey” tarafından sarılırsınız ve görebildiğiniz tek şey gerçeklerden çok derinine daldığınız o “şey”in kendisi olur. Ve siz bunu gerçekliğin ta kendisi zannedersiniz. Kitabın olay örgüsü tam olarak bunu anlatıyor. Lorenza Pellegrini, Belbo, Riccardo hikayenin baş kişileri. Onların dalgaya alarak başladıkları editörlük yolculuğu içinde kayboluşları ve kendi yalanlarına inanmaları hâli insanoğlunun nesillerdir süregelen komplolara
Foucault SarkacıUmberto Eco · Can Yayınları · 20211,946 okunma
20. Mektup 4. Kelime 'له الملك'
Puan vermedi·
له الملك "Mülk umumen onundur. Sen hem onun mülküsün hem memlûküsün hem mülkünde çalışıyorsun......Hem der ki: Manen sevdiğin ve alâkadar olduğun ve perişaniyetinden müteessir olduğun ve ıslah edemediğin şu kâinat, bir Kadîr-i Rahîm'in mülküdür. Mülkü sahibine teslim et, ona bırak; cefasını değil, safasını çek....... Dehşet aldığın zaman, İbrahim Hakkı gibi 'Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler.' de, pencerelerden seyret, içlerine girme." **İnsan fedakarlığı yalnızca her şeyin Allah'ın mülkü olduğunu fark ettiğinde yapabilir. Hiçbir şeyin kendisinin olmadığını anlayan insan, teslimiyet ve tevazu halindedir. Teslimiyet; Hz. İbrahim, Hz. İsmail ve Hz. Hacer'in öyle kolayca yaptığı bir şey değildir. Teslimiyet, iç rahatlığıyla razı gelmek anlamına gelmez. Izdıraplı, parçalayıcı olabilir. Neyin yolunda feda ediyoruz? Nasıl bir teslimiyet? Bazen kurban eden, bazen kurban edilen ve bazen de bu duruma şahit olup teslim olan tarafız. Eğer bu feda, ızdırap ve iç parçalanması Allah'a bir adım yaklaştıracaksa bizi; buna değer. Maddi/manevi imtihanların hepsi Allah'ın mülkü üzerine tasarrufudur. Lehül Mülk. Azaplanma, Allah o yükü bizim için kolaylaştırır, mülkün senin olmadığını ve bu teslimiyetin nasıl bir özgürlük getirdiğini fark et. Kendine ait olduğunu sandığın mal, insan, beden, çocuk, iş elinden çıkacak diye ödün kopuyor; çünkü her şeyin Allah'ın olduğunu unutuyorsun. Her birinin maliki de gözeteni de Allah. Senin gibi kendini idare etmekten aciz olan bir insan kimin mülkünü kimden koruyabilir? O'nun rahmetini sorgulama, seni mahzun bırakmaz; O Rahîm'dir.**
Düşünce
MektubatBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20114,465 okunma