Mart sayısı, insanın beden ve ruh dengesine odaklanan zengin içerikler sunuyor. “Organların Dilinden Ramazan Günlüğü” bölümünde orucun; mide, bağırsaklar, karaciğer ve beyin üzerindeki faydaları sade ve etkileyici bir şekilde anlatılıyor. Az yemenin sağlık açısından önemi özellikle vurgulanıyor.
Atılganlık üzerine yazı, doğru iletişimin altını çiziyor: Atılgan insan saygılı ve dengeliyken, saldırgan insan başkalarını kırarak ilerler. Bu fark çok net ortaya konmuş.
Çanakkale yazısı, fedakârlık ve ruh derinliğiyle geçmişe anlamlı bir bakış sunarken; hayal gücü üzerine olan makale, okumak, düşünmek, soru sormanın zihni geliştirdiğini anlatıyor. Ekran kullanımının zihni yorduğu da hatırlatılıyor.
“Kitap tavsiye etme sanatı” yazısı, her kitabın herkese uygun olmadığını, okuyucuya göre öneri yapılması gerektiğini vurguluyor.
İstanbul’un kalabalığını anlatan yazı modern insanın yorgunluğunu hissettirirken; “Süzgeç” bölümünde Gine’deki su sıkıntısı üzerinden şükür ve farkındalık duygusu ön plana çıkarılıyor.
Genel olarak dergi, hem düşündüren hem de insanı kendine döndüren, dolu dolu bir sayı olmuş.