TUNÇ ÇAĞI’NIN GİZEMLİ KASIRGASI: DENİZ HALKLARI’NIN İZİNDE
Tarihin akışını değiştiren anlar vardır; bazılarını kahramanlar, bazılarını ise kim olduklarını bile tam bilmediğimiz topluluklar yazar. İşte Deniz Halkları da böylesi bir belirsizliğin tam ortasında duruyor. Onlar, Tunç Çağı’nın ihtişamlı imparatorluklarını birer birer silip süpüren, ardından geride sadece yıkıntılar ve efsaneler bırakan bir kasırga… Ama bu kasırganın içindeki her bir damla neydi? Kimdi onlar?
Bu yazımda, arkeolojik ve sanat tarihsel bir mercekle, üç Büyük Firavun’un —II. Ramses, Merneptah ve III. Ramses— yazıtlarındaki ipuçlarını yeniden okuyor, Deniz Halkları’nın kimlik bilmecesine ve Tunç Çağı Çöküşü’ndeki rollerine yakından bakıyoruz.
Mısır kayıtları, Deniz Halkları’nı oluşturan kavimlerin adlarını titizlikle kaydetmiştir: Şerden, Şekleş, Lukka, Turşa ve Akavaşa. Bunlar sadece Mısır’ı değil, Hitit topraklarını, Doğu Akdeniz kıyılarını, hatta Ugarit gibi önemli liman kentlerini de hedef almıştır.
Bence dikkat çekici olan, Büyük Ramses’in anlatımlarında bu gruplardan hem Hititlerin müttefiki hem de kendi ordusunda paralı asker olarak söz edilmesidir. Bu durum, Deniz Halkları’nın Mısırlılar için ne kadar tanıdık olduğunu gösterir. Onlar, çölün derinliklerinden gelen tamamen yabancı bir düşman değil; bilakis diplomasinin, savaşın ve ticaretin içinde yer alan, zaman zaman ittifak yapılan, zaman zaman karşı durulan karmaşık bir mozaiğin parçalarıydı.
II. Büyük Ramses : Kadeş Savaşı’nın ünlü firavunu. Onun yazıtlarında Deniz Halkları’ndan bazı grupların önce Hititler’in yanında savaştığını, ardından Mısır ordusunda paralı asker olarak görüldüğünü okuruz. Ramses, bu savaşçıları kontrol altında tutmasını bilmiş; onları düşmandan çok, yönetilmesi gereken bir güç olarak