Birgün bir şiir okumuştuk bana. Kara heceden heceden. Sonra tutup Yakub’un kurbağalarını sevmiştik. Söyleyemediğim şeyler düşünüyordum, yoruluyorduk.
Onur Ünlü (Ah Muhsin Ünlü)
İstemeden varım, istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum, birer hiç olan şeylerin ortasındaki soyut ve tensel noktayım…
Var olduğum yerde, var olduğum için göğsüm sıkışırken ve bu hastalığın etrafımı saran şeylerden değil, ciğerlerimden kaynaklandığını bilirken, daha rahat nefes alabileceğim bir yer bulabilir miyim?
Yüreğimin tam ortasında büyük bir yorgunluk var. Asla olmadığım kişi beni üzüyor, ondan bana kalan anılardan anlayamadığım bir özlem kabarıyor. Umutlara ve kesin inançlara çarpıp düştüm, benimle birlikte bütün batan güneşler de düştü.
Sahip olan, kaybeder. Bir şeye sahip olmaksızın hissedeceğini hisseden ise, o şeyi korumuş olur, çünkü o şeyin içinden özünü çekip almasını bilmiştir.
Sevmek, yalnızlıktan yorulmaktan olur; yani bir alçaklıktır, insanın kendine ihanetidir.