9/10
·448 syf.··
2026 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 22:21
Lenny ve RafeSeride en sevdiğim kitap oldu.Aralarindaki çekişme,tutku, sürekli birbirlerini hem boğazlamak isteyip hemde her dakika birbirlerinin üstlerine atlamak istemeleri çok güzeldi.Zavalli Raphael kaderden kaçamazsın ve aşkoPenny benim hem yaralı hem yaralayan kızım sen hikayenin en sevdiğim yanı oldun.Sonu ah o sonu merakla serinin üçüncü kitabına geçiyorum çiftimizin hikayesi orada devam ediyor.
Mahkum GünahkarlarSomme Sketcher · Martı Yayınları · 2024350 okunma
8/10
·216 syf.··
2026 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 19:01
Roman, Behala şehrinin çöplüğünde yaşayan üç sokak çocuğu Raphael, Gardo ve Sıçan’ın, çöpler arasında buldukları gizemli bir çantanın ardından gelişen olayları konu edinmektedir. Eser, yoksulluk, toplumsal adaletsizlik, yolsuzluk ve çocuk işçiliği gibi temaları çocuk kahramanların bakış açısından ele almaktadır. Anlatımın farklı karakterlerin perspektifinden ilerlemesi, olaylara çok yönlü bir bakış kazandırmakta ve metnin inandırıcılığını artırmaktadır. Dil ve üslup açısından sade ve akıcı bir anlatıma sahiptir. Hızlı kurgusu ve sürükleyici olay örgüsü sayesinde okuyucunun dikkatini başından sonuna dek canlı tutmayı başarmaktadır. Bununla birlikte, romanın temel amacı yalnızca bir macera sunmak değil; toplumsal sorunlara dikkat çekerek okuyucuda farkındalık oluşturmaktır. Çöplük, hem genç okuyuculara hem de yetişkinlere hitap eden, eğitici ve düşündürücü bir eserdir. Toplumsal gerçekliği edebi bir kurgu içerisinde başarılı biçimde yansıttığı için edebiyat derslerinde de değerlendirilmekte ve tartışılmaktadır.
ÇöplükAndy Mulligan · Tudem Yayınları · 20154,302 okunma
Reklam
Puan vermedi·249 syf.··
2021 33. kitabı
Ütopya, Thomas More tarafından 1516’da yazılan ve ideal bir toplum düzenini anlatan felsefi bir eserdir. Kitap, gezgin Raphael Hythloday’in anlattıkları üzerinden kurgulanır. Hythloday, “Ütopya” adını verdiği hayali bir adada gördüğü düzeni aktarır. Bu adada özel mülkiyet yoktur, insanlar eşit şekilde yaşar, herkes çalışır ve temel ihtiyaçlar devlet tarafından adil biçimde karşılanır. Toplumda savaş yerine barış, gösteriş yerine sadelik ve ortak yaşam anlayışı hâkimdir. More, bu hayali düzen üzerinden Avrupa toplumlarındaki adaletsizlikleri, sınıf farklarını ve yoksulluğu eleştirir. Ütopya, aslında var olmayan ideal bir düzeni anlatarak gerçek dünyaya yönelik bir sosyal eleştiri niteliği taşır.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 15:53
Kitabın sonunda Raphael'in arkadaşının da dediği gibi, bunların çoğu olanaklı olmayan şeyler gibi geldi bana da. İyi niyetli bütün insanların kurmak isteyeceği bir dünya Ütopya. Ne haksızlık var ne hırsızlık var. Herkes eşit haklara sahip ve para diye bir şey yok. Tek emelleri mutlu olmak ve adaletle geçinebilmek. Her halükârda bu yönetim biçimini istemek ve kurgulamak çok güzel bir iş. Kitabı okurken kamp ateşi etrafında, kendince hikâyeler uyduran arkadaşı dinleyen bir toplulukta gibi hissetsem de; böyle bir düzenin hayal edilmiş olması bile insanın umutlarını yeşertiyor. (Bu kitabın basımını çok özensiz buldum.)
ÜtopyaThomas More · Olympia Yayınları · 202024,6bin okunma
10/10
·267 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 07:42
Honoré de Balzac’ın "Tılsımlı Deri" eseri, bireysel arzuların trajik bedelini felsefi ve fantastik bir düzlemde ele alan, realizmin doğaüstüyle buluştuğu sarsıcı bir başyapıttır. ​Roman, intiharın eşiğindeki genç yazar Raphaël de Valentin’in, her dileği gerçekleştiren ancak gerçekleştirdiği her arzuyla birlikte çekilerek sahibinin ömrünü kısaltan tılsımlı bir deriyi kabul etmesiyle başlayan olay örgüsü üzerinden, insan iradesinin doyumsuzluğu ile yaşam enerjisinin sınırlılığı arasındaki amansız çatışmayı işliyor. Balzac, ana karakterini saf aşkı temsil eden Pauline ile toplumsal statü ve maddiyatın soğuk yüzü Foedora üzerinden anşatıp, karakterleri derinleştiriyor. Alt metinde "istemek bizi yakar, güç ise bizi yok eder" felsefesini savunarak, Napolyon sonrası Fransa’sının bencil, tüketime dayalı ve ruhsuzlaşmış burjuva toplumunu sertçe eleştiriyor. Yazarın detaycı betimlemeleri ve ansiklopedik bilgiyi anlatıya yediren realist tarzı, tılsımlı derinin küçülmesiyle somutlaşan "zamanın kaçınılmaz akışı" temasını dehşet verici bir kesinlikle okura sunuyor; eser sadece bir dilek hikâyesi olmaktan çıkıp, yaşamı harcayarak yaşamanın trajedisini anlatan evrensel bir alegoriye dönüşüyor. Balzac, antika dükkanını anlatırken okuru nesnelerin tarihine boğuyor; bu, karakterin iç dünyasındaki karmaşayı nesneler üzerinden yansıtma yöntemidir. Yazar, insanın biyolojik ve sosyal sınırlarını deri sembolüyle somutlaştırıyor. Deri küçüldükçe Raphaël'in biyolojik varlığı da aynı oranda tükeniyor. ​Roman, restorasyon dönemi Fransa'sındaki ahlaki çöküşü ve paranın her şeyin, hatta canın bile önüne geçişini adım adım gözler önüne seriyor.
1000Kitap
Tılsımlı DeriHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,237 okunma
Çöplük: Bir Çanta, Üç Çocuk ve Adalet
Puan vermedi·216 syf.··
2026 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 14:01
Çöplük, ismiyle müsemma bir kitap. Ağır ve etkileyici... Andy Mulligan, Filipinler'deki Behala adlı dev bir çöplükte yaşayan üç çocuğun hikayesini anlatıyor. Raphael, Gardo ve lakabı Sıçan olan Jun-Jun. Geçimlerini çöpten topladıklarını satarak sağlıyorlar. Bir gün Raphael'in eline deri bir çanta geçiyor. İçinde para, fotoğraflar, bir harita ve bir anahtar var. O andan itibaren üç çocuk, Filipinler'in en kirli siyasi yolsuzluk ağının tam ortasında buluyor kendini. Kitabı "gençlik romanı" diye etiketlemişler ama bence bu bir indirgeme. Evet, dili sade ve akıcı, 12 yaş üstü rahatça okuyabilir. Ama içindeki toplumsal eleştiri o kadar sert ve gerçekçi ki, yetişkin okur olarak beni en az bir John le Carré gerilimi kadar sarstı. Yoksulluk sadece bir fon değil, sistemin ta kendisi olarak karşımıza çıkıyor. Yolsuz polisler, kirli siyasetçiler, susması için öldürülen tanıklar... Bunların hepsi çocukların gözünden anlatılıyor. Mulligan'ın en güçlü yanı, çoklu anlatıcı tekniğini kullanması. Her bölüm farklı bir karakterin ağzından yazılmış. Bu sayede olaylara farklı açılardan bakıyorsunuz ve hikaye sinematografik bir hal alıyor. Zaten kitap sinemaya da uyarlandı, Stephen Daldry yönetmenliğinde. Ama bu kitabı asıl özel kılan şey, çocukların tercihi. Kaçmak yerine adaleti seçiyorlar. O çantayı bulduklarında susup kenara çekilebilirlerdi. Hiçbir yetişkinin, hiçbir kurumun cesaret edemediğini onlar yapıyor. Bu yüzden hikaye umutlu bir yerde bitiyor — her şey ne kadar karanlık olursa olsun, üç çocuğun dayanışması sistemin çürümüşlüğünden daha güçlü. Kitabı bugün bitirdim. Şimdiden söyleyeyim: İçinizde "bu bir çocuk kitabı" ön yargısı varsa, bir kenara bırakarak okuyun. Pişman olmazsınız. --- Andy Mulligan — *Çöplük (Trash)* | Tudem Yayınları | 216 sayfa | ISBN:
ÇöplükAndy Mulligan · Tudem Yayınları · 20154,302 okunma
Reklam
Reklam