“Dünyada gözyaşı dökülemeyecek üzüntüler vardır işte. Bunlar kimseye anlatamayacağınız gibi, anlatsanız bile kimsenin anlayamayacağı türden şeylerdir. O üzüntü sürekli hiç değişmeden, rüzgarsız bir gecede yağan kar gibi sessizce yüreğinizde birikir durur."
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır -tek, tenha- bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.
İki nota arasındaki suskunluğum ben,
birbiri ile geçindiği söylenemeyen:
Çünkü ölümün notasıdır hep yükselmek isteyen–
Ama barışırlar karanlık arada
Titreyerek ikisi de
Şarkı güzel kalsın diye
Kime kiralayayım kendimi? Hangi yaratığa tapmalı? Hangi kutsal resme saldırmalı? Hangi kalpleri kıracağım? Hangi yalanı tutmalıyım? Hangi kan içinde yürümeli?