Nun Masalları-Nazan Bekiroğlu
Puan vermedi·160 syf.··
2026 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 22:17
Kitap 4 bölüm ve 158 sayfadan oluşuyor: BİRİNCİ BÖLÜM/ HATTAT VE PADİŞAH Hat ve Rasat Kayıp Padişah İri Kara Bir Leke Âyine-i Mücellâda Nihanız İKİNCİ BÖLÜM/ GENC MEZARLIK BEKÇİSİ, GENÇ KALFA VE SON PADİŞAH Anter-suhte, Hû ve Lâle O Yakamoz O Yıldız Onların Son Öyküleri Nakkaşın Yapılmadık Hikâyesi SON BÖLÜM/DİĞERLERİ Bahçeli Tarih Akşamın Ağası Kara Yağmur VE NİGÂR HANIM, SEVGİLİ Nigâr Hanım, Sevgili Birinci Kısım İkinci Kısım
1000Kitap
Nun MasallarıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,258 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2026 1. kitabı
Yayınlanışının 10. yılı sebebiyle Timaş Yayınları tarafından yeniden basılan şahane bir kitap.Kitabın son bölümü yazarın aynı zamanda doçentlik çalışması olan, divan edebiyatı şairlerinden Nigâr Hanım ismini taşır:"nihayetinde her şarkı kendi sonuna kadar vardı.." Kitaptaki öyküleri bireysel hikayeler gibi görünse de insanın kendi karanlığını ve aydınlığını sergiliyor, eserde yer alan 4 öyküden ilki ; "Hat ve Rasat" benim için içimdeki aydınlık veya karanlığı ,adı ne olursa olsun , en güzel yansıtan öyküsüydü . Hikâye özetle şöyle: Hat Ve Rasat Bir hattat, ölüm fermanını yazmasını istedikleri gün yazmayı bırakmış, ne zaman tekrar kâğıda yazmak istese içindekiler soğumuş ve yazma isteği kaybolmuş. O ışığı görene kadar. Işığı gördükten sonra duygularını, çiçeklerini, acılarını, aşklarını yazar. Defter dolduğunda gidip padişaha verir. Padişah bütün gece o kitabı okur ve ertesi sabah hattatı yanına çağırır. Hattat bu yazıyı herkese okumak istediğini söyleyince padişah isteksizce kabul eder. Ancak hattat halkın önüne çıkınca sesi kısılır. Bu yüzden bu fırsatı kaçırır ve eve döner. Kendisini anlayan tek kişiyi kaybettiğini düşünen hattat, sonunda kaybetmediğini anlayarak bir gece padişahın sarayına giderek onunla konuşmaya başlar. Birbirlerini çok iyi anlarlar ve neredeyse bir bütün haline gelirler. Sultan, Hattat’a yarın gece kalbini açacağını söyler. Ertesi gece saraya gelen hattat, bir kadına âşık olur ve geceyi onunla geçirir ve padişahı unutur. Eve döndüğünde karısı bir şeylerin değiştiğini fark eder. Sorsa da cevap alamaz. Hattat o eski ışık olmadan yazar ama bir siluetten başka bir şey görmez. O kadına üç gece böyle gider. Üç gecenin sonunda karısı onu affetmez ve padişah onu istemez. Defterlerine baktığında içindeki yazıların da yok olduğunu görür.
Edebiyat & Roman
Nun MasallarıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,258 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gerçek Zamanlar, Gerçek Adamlar
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2024 23:37
Kitap, Bernard Moitessier’in 1952-1957 yılları arasında yapmış olduğu yelken seyirlerinin kendi kaleminden yazıya dökülmesinden oluşuyor. Çok fazla denizlicilik terimi içerdiğinden , denizcilik hakkında bilgisi olmayanlar kitabı okurken zorlanabilir. Fakat, yayınevi buna karşı bir önlem almış ve kitabın sonuna bir denizcilik sözlüğü eklemiş. İçeriğe dönecek olursak, yazar kendi yaptığı yelkenlisiyle Vietnam’dan yola çıkıyor ve serüven başlıyor. Yolda ölüm tehlikesi dahil her olumsuzlukla başa çıkıyor,kurulu düzenlerden kaçıp, özgürlüğe yelken açıyor. Yeri geliyor , köpek bisküvisiyle idare ediyor yeri geliyor yelkenlisinin eksiklerini gidermek için 8-9 ay çiftliklerde çalışıyor, tökezliyor, umutsuzluğa kapılıyor ama bunları alaycı bir tavırla defetmesini biliyor. Navigasyonun GPS’in olmadığı bir dünyada güneş batınca uçsuz bucaksız bir ummanda yapayalnız kalmak, hava açıksa yıldızlardan yön bulmaya çalışmak, sekstantla rasat yapıp , gün gün kaç mil gittiğini haritaya işlemek, ve bundan doyasıya zevk almak… İşte gerçek zamanların gerçek adamları…
Gemi, Gemicilik, Denizcilik Üzerine
Güney Denizlerinin AvaresiBernard Moitessier · Dedalus Kitap Yayınları · 20212 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 112. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2022 16:33
"Mahur Beste", 'Huzur' romanında önemli bir motif olan ve kitaba ayrı bir tat katan "mahur beste"nin adını taşımakta. Roman Eyyübi Ebubekir Ağa'ya ithaf olunmuştur. Eyyübi Bekir Ağa'nın da Mahur makamında bir bestesi bulunmaktadır. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ayrıca musiki ile de ne kadar ilgili olduğu kitaplarından anlaşılmakta. Kitapta zaman tasavvuru karışık anlatılıyor. Baş kahraman Behçet Bey'den başlayarak önce babası, sonraları kayınpederi ve akrabalarına odaklanarak zaman içerisinde kişilerle yolculuklar yapıyoruz. Kitapta şimdiki zaman "Bildiğiniz gibi hâl diye bir şey yoktur. Emerson olacak galiba, "hâl"i iki musiki notası arasındaki fasıla diye tarif eder. Daha basiti hâl, geleceği, geçmişi görmeye yarayan bir rasat kulesidir. s.155" şeklinde anlatıyor. Kitabın içeriğine hakim olamadım. Zaman örgüsü sebebiyle biraz karışık geldi.
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20198,3bin okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2021 13:24
Uluğ Bey, Semerkant'ta bir medrese ve bir de rasathane yaptırmıştır. Kadızade Rumi bu medreseye başkanlık etmiştir. Rasathane için yörede bulunan tüm mühendis, alim ve ustaları Semerkant'a çağırmıştır. Kendisi için de bu rasathanede bir oda yaptırarak tüm duvar ve tavanları gök cisimlerinin manzaralarıyla ve resimleriyle süsletmişti. Rasathanenin yapım ve rasat aletleri için hiçbir harcamadan kaçınmamıştır. Bu gözlemevinde yapılan gözlemler, ancak on iki yılda bitirilebilmiştir. Gözlemevinin yönetimini Bursalı Kadızade Rumi ile Cemşid'e vermiştir. Cemşid, gözlemlere başlandığı sırada ve Kadızade' de gözlemler bitmeden ölmüştür. Gözlemevinin tüm işleri o zaman genç olan Ali Kuşçu'ya kalmıştır. Bu gözlem üzerine Uluğ Bey, ünlü "Zeycini" düzenlemiş ve bitirmiştir. Zeyç Kürkani veya Zeyç Cedit Sultani adı verilen bu eser, birkaç yüzyıl doğuda ve batıda faydalanılacak bir eser olmuştur. Zeyç Kürkani, bazı kimseler tarafından açıklanmış ve Zeyç'in iki makalesi 1650 yılında Londra'da ilk olarak basılmıştır. Avrupa dillerinin birçoğuna, çevrilmiştir. 1839 yılında cetvelleri Fransızca tercümeleriyle birlikte, asıl eser de 1846 yılında aynen basılmıştır. Zeyç Kürkani'nin asıl kopyalarından biri Irak ve İran savaşlarından sonra Türkiye'ye getirilmiş ve hâlen Ayasofya kütüphanesindedir. Uluğ Bey'in yönetimi zamanında fetihlerden çok babası zamanında olduğu gibi yönetim güçlendirilmiş ve önemli bilimsel gelişmeler yaşanmıştır.
Uluğ BeyAli Kuzu (Gazeteci) · Paraf Yayınları · 201344 okunma
Kaşif, öncü ve iyi bir denizci
10/10
·459 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2020 08:45
Kaptan Cook'un keşif yazılarından derlenmiş bu kitap, 1768-1779 yılları arasında Atlantik ve Pasifik Okyanuslarının Güney ve Kuzey enlemleri boyunca yapılan seyirleri ve gözlemleri anlatıyor. Düşünün, öyle bir dönemde yaşıyorsunuz ki, gideceğiniz bölgenin haritaları henüz daha çıkartılmamış, dünyanın keşfedilmemiş bölgelerinin haritalarını siz çıkartıyorsunuz, geminizin mevkiisini tespit edebilmek için yıldızlardan rasat alarak astronomik seyir yapmak zorundasınız (ki bu aşamada bile pek çok yeni gözlem yapmaları ve bunları astronomi kitaplarına ekliyorlar), ahşap bir gemide yıllarca sert hava koşullarına karşı mücadele veriyorsunuz, tedavisi bilinmeyen (iskorbüt) hastalıklara karşı tayfanızı korumakla uğraşıyorsunuz, keşfettiğiniz kara parçalarındaki kültürü tanımaya çalışıyorsunuz. Öncü tabiri kaptan Cook'a çok yakışıyor. NASA uzay mekiklerine boşuna Discovery, Adventure isimlerini vermemiş.
Edebiyat
Dünyanın Çevresinde Yolculuk ÖyküleriJames Cook · İthaki Yayınları · 20066 okunma