Spoiler! Raskol'un iç dünyasına baktım, buyurmaz mısın?
10/10
·849 syf.·
2026 86. kitabı
Kitabı okumadım... Petersburg şehrinde gezinen bendim. Kutu gibi odada kaldım; kapıyı açmak için yatağımdan kalkmama gerek kalmayacak kadar küçük bir odada... Üniversite öğrencisiydim. Kendi dünyamda, hiç kimseyi almadan yaşadım; yaşamak denirse... Parasızdım fakat bunu dert etmiyordum. Çünkü elimdeki son kuruşları dahi yardıma muhtaç insanlara veriyordum. Bu onları sevdiğim için değil, o an onu yapmak istediğim içindi. Aileme karşı sürekli bir borç altında kalıp minnet duyguları beslemek yoruyordu. Bir şeyler yapmalıydım ama bunu üstümdeki pejmürde elbiselerle yapmak ağırıma gidiyordu. Dilenebilirdim, evet, evet dilenmek... Ama kibrim buna müsaade etmiyordu. Kimseden karşılıksız bir şey almaya alışkın değildim. Bu, onların alanıma girmesini kolaylaştırdığı için buna müsaade edemezdim. Çünkü ben özel bir ruhtum... Belki de ruhum, Napolyon'un evrimleşmiş hâliydi. O benim durumumda olsa acımadan kılıcını savurur, öldürür ama sorgulanmazdı. Çünkü o bir kahramandı. Neden ben de kendi zihnimin imparatoru olmayayım ki? Zihnim, para kazanmaya çalışmadığı kadar kusursuz bir cinayet planı yaptı(!). Evet, çünkü o iğrenç bir kadındı. Ölmeyi hak ediyordu! Boşuna oksijen masrafı! Yeryüzünden bir pisliğin gitmesine neden olmak! Ahh, harika... Bunu ancak benim gibi yüce düşünceler sahibi biri yapabilirdi... Yaptım da... Ama hayır, hayır! Duraklamam pişmanlık gibi görünmesin. Pişman değilim. Yine olsa yine o baltayı alabilirim... Ama bu hezeyanlar da neyin nesi?.. Ahh, bu halüsinasyonlar! Nefret ediyorum. Herkesten nefret! Yaşadığım gerçekler hiç de hayalimdeki gibi tatminkâr değil... Neden beni suçlu görüyorsunuz? Bir adamı öldürmek madem suç, peki içkiye sarılıp da ailesini yok eden zihniyet? Bu da bir cinayet değil mi? Svidrigaylov gibi arzularının peşinde
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
Puan vermedi
Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sı insan psikolojisinin, vicdanının ve ahlakının derinliklerine yapılan sarsıcı bir yolculuğudur. Psikolojik roman türünün öncüsü kabul edilir. Suç ve Ceza psikolojik roman türünü "insanın karanlık ve bilinçaltı dehlizlerine" indirerek modern psikolojinin ve Sigmund Freud’un bile besleneceği bir zirve noktasına taşımıştır. Nietzsche, Dostoyevski için “ Kendisinden psikoloji hakkında bir şeyler öğrendiğim tek kişidir” demiştir. Nietzsche daha sonra geliştireceği “Üst insan “ kavramıyla büyük benzerlik taşır. Raskolnikov ismi Rusça bir kelime olan “Raskol” dan gelir ve “bölünme, ayrılma” anlamı taşır. Raskolnikov roman boyunca iki zıt kutup arasında gidip gelir. Kibirli ve Merhametli. Roman St.Petersburg’ da geçer. Petersburg tasvir edilirken devamlı sarı renk vurgulanır. Sarı renk romanın yazıldığı dönemde ve Rus edebiyatında deliliğin sembolüdür. 19. yüzyıl Rusya'sında akıl hastanelerine "Sarı Ev" denirdi. Realizm akımının zirve noktalarından biridir Realizm, 19. yüzyılın ortalarında romantizmin aşırı duygusallığına ve hayalperestliğine bir tepki olarak doğdu. Amacı, toplumu ve insanı "olduğu gibi", bir ayna tutarak anlatmaktı. Dostoyevski'nin Realizmi, klasik realizmin aksine sadece sokağın gerçeğini değil, insan ruhunun en çirkin, en karanlık, en gizli gerçeklerini de masaya yatırır. Raskolnikov aslında tefeci kadını parası için değil, rasyonel ahlakın sınırlarını test etmek için öldürüyor. Dikkat ettiniz mi bilmem, romandaki Svidrigaylov aslında Raskolnikov’un vicdanı olmasaydı dönüşeceği o korkunç canavarın aynasıdır..." Dostoyevski bize der ki : Ne kadar zeki ya da üstün olursanız olun, insanlıktan koparak ve ahlakı çiğneyerek hayatta kalamazsınız.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kan döktün sen!!
10/10
·660 syf.·
2026 56. kitabı
"Kan mı dedin? Dünyanın her köşesinde çağlayanlar gibi akmış, günümüzde de akan kandan mı söz ediyorsun sen? Şampanya gibi akıtılan, insanların döktükleri karşılığında Capitol'de taçla ödüllendirildikleri, sonra da insanlığın kurtarıcısı diye yücelttikleri kandan mı söz ediyorsun?.. Biraz daha yakından, biraz daha dikkatli bak sen olaya Dunya! İnsanlara iyilik etmek istedim ben. Bu aptallığıma karşılık (aslında aptallık falan da değildi bu, düpedüz küçük bir yanlışlıktı; bu düşünce şimdi, başarısızlığa uğradıktan sonra, göründüğü gibi hiç de aptalca bir şey değildi... Aslında başarısızlığa uğrayan her iş aptalca görünür ya...) evet, bu aptallığıma karşılık binlerce iyi şey yapacaktım. Bu aptallığımla önce ilk adımımı atacak, bağımsızlığımı kazanacak, birtakım olanaklar edinecek, sonra bu aptallığımı bağışlatmak için sayısız yararlı işler yapacaktım... Gelgelelim daha ilk adımda, ilk adımda yelkenleri suya indirdim... Bir alçaktım ben çünkü! Bütün sorun bu işte! Ama ne olursa olsun, sizin bakış açınızdan gene de bakmayacağım olaya. Başarsaydım taçla ödüllendireceklerdi beni, oysa şimdi içeri atacaklar..." ​ Evet bu dizelerin bulunduğu romanın serüven yolculuğuna çıkıp, Dostoyevski’nin hangi duraklarda, hangi karakterleri, hangi ruh halleriyle, ördüğünü görebilmek için şimdi biraz geriye, o ilk adımların atıldığı zamana gidelim... Takvimler 1866 yılının Ocak ayını gösterdiğinde, Petersburg sokaklarında henüz kimsenin tanımadığı bir karakterin, Raskolnikov’un ilk ayak sesleri Ruski Vestnik dergisinin sayfalarında duyulmaya başladı. Ancak edebiyat tarihinin en tekinsiz tesadüfü tam da o tefrika günlerinde yaşandı; Dostoyevski, bu tefrikaları kaleme aldığı dönemde borç batağındaydı; kaldığı otelde yemek bile verilmeyecek kadar zor durumdaydı ama
İnceleme
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 2019194,5bin okunma
Suç ve Ceza’dan Kurtlar Vadisi’ne: Raskol Karakteri
9/10
·704 syf.·
2026 73. kitabı
Raskolnikov karakterin etkisi yalnızca roman sayfalarında kalmadı. Kurtlar Vadisi dizisindeki Raskol ismi bile doğrudan Raskolnikov’a bir selam gibi. Dizideki karakter de tıpkı romandaki gibi kendi adalet anlayışıyla hareket eden, zihninde suç ile haklılık arasında gidip gelen bir figür. Sanki Fyodor Dostoyevski’nin yarattığı o bölünmüş ruh, yıllar sonra başka bir coğrafyada, başka bir hikayede yeniden sahneye çıkmış. Raskolnikov ve Kurtlar Vadisi, çok enteresan:)) Belki de bu yüzden Suç ve Ceza’yi okurken bir roman değil, zamansız bir vicdan şiiri dolaştı içimde. Raskolnikov’un baltası bana bir silahtan çok bir düşünce gibi göründü. İnsanın kendini ayrıcalıklı sanma yanılgısı. Kanın sesi diner ama insanın içindeki sorgu dinmez. Bu kitapta cinayet bir başlangıç, asıl hikaye sonrasında başlıyor. Petersburg’un dar ve bunaltıcı sokakları, Raskolnikov’un zihni kadar sıkışık. İnsan bazen şehirde değil, kendi düşüncesinde kayboluyor. Sonia’yı okurken metnin tonu yumuşuyor. Merhamet, sert bir teoriyi sabırla çözüyor. Dostoyevski bana şunu hissettirdi. Akıl kendini haklı çıkarabilir, ama vicdan er ya da geç söz ister Ben bu romanı kapattığımda suçtan çok iç hesaplaşmanın ağırlığını taşıdım. Çünkü en büyük ceza mahkemede değil, insanın kendi içinde başlıyor. Ve bazı karakterler vardır ki, bir kez doğdu mu artık yalnızca bir romana ait olmazlar. Raskol'lar artık her yerde !. Yusuf Tandoğan
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 13:11
"Her aya bir klasik” diyerek senenin ilk ayında Suç ve Ceza’yı okudum. Bunu bir zorunluluk olarak görmekten öte, bir başkalaşma hedefiyle yaptım. İyi ki de yapmışım; keşke daha önce okusaymışım dediğim kitaplardan biri oldu. Elbette Dostoyevski gibi bir yazarı inceleme haddini kendimde görmeyerek, yalnızca kalemine duyduğum hayranlığı dile getirmek isterim. Yoksulluk–sefillik, bitlik–insanlık, din–vicdan, sıradan insan–üstün insan gibi çatışmalar ekseninde gidip gelen Raskolnikov’un hikâyesi; günümüzde de sürmekte olan pek çok toplumsal soruna sancılarla eşlik eden modern insanın tasviridir. “Raskol” kelime anlamıyla da “bölünmüş kişi”dir. Cebindeki son parayı düşünmeden verebilecek, yanmayı göze alıp ateşten bir insan kurtarabilecek kadar vicdanlıyken; aynı zamanda cinayet planları kurabilen, parçalanmış bir kişilik… Svidrigaylov, Raskolnikov’un karanlık yüzüdür. Cinayet sonrası nehre atlamayarak yaşamayı seçen Raskol’a karşılık, Svidrigaylov meydanın ortasında sessizce kendini vurur. Aslında öldürdüğü, Raskol’un karanlığıdır. Zaten itiraf da bu olaydan sonra gelir. Dostoyevski’nin Svidrigaylov’un düşüncelerine ayırdığı uzun tahliller, okuma sürecinin bir anında “Acaba asıl kahraman o mu?” sorusunu sordurur. Sonya ise toplumca “kirli” diye nitelendirilmiş, yeşil şalıyla Raskol’un sürgünde dahi umut ışığı olan; sessiz ama inançlı yanıdır. Kitapta çok sayıda karakter bulunur. Kendi isimlerinin yanı sıra lakaplarının da kullanılması başlarda kafa karıştırıcı olsa da ilerleyen sayfalarda zihninizde bir kavram haritası oluşur. Roman, sürgünde kürek mahkûmu olan Raskol’un Sonya’nın ayaklarına kapanarak yeniden dirilmesiyle; zindanına döndüğünde Sonya’nın ona verdiği İncil’e ilk kez dokunmasıyla son bulur. Dostoyevski, Sonya ile Raskol’un öyküsünün tamamlanacağını söyleyerek
Duygu ve Düşünce
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
8/10
·687 syf.·
2025 121. kitabı
Her yerde kendinden cüretkarca ve iddialı bir şekilde söz ettiren o roman: Suç ve Ceza Rusya’nın şehirleşen, yoksullaşan Petersburg’unda geçen; entelektüel bir cinayetin ahlaki, psikolojik ve toplumsal sonuçlarını irdeleyen bir romandır. Baş karakter Raskolnikov, “olağanüstü insan” teorisi çerçevesinde bir tefeci kadını öldürür; fakat eylemin hukuksal sonucu değil, içsel çöküşü ve vicdan azabı romanın esas konusudur. Dostoyevski’nin kendi sürgün deneyimi, Ortodoks inançları ve dönemin radikal/nihilist fikirleri romanı şekillendirir. İnceleme, suçun ve cezanın birazcık irdelenmesi ve boyutlarının sınıflandırılması bakımından uzayabilir şimdiden söyleyeyim dedim, çünkü bazen duyumlar alıyorum (sağolsunlar tabi beni mutlu eder dönütler, inceleme yine harikaydı ama nefes nefes okudum diye:) Romanın dikkat çekici temaları: *Vicdan ve ceza: Hukuksal yaptırım ikincil; asıl “ceza” içsel çöküştür. Raskolnikov’un ruhsal çileleri, suçun gerçek bedelidir. *Suç teorisi / “olağanüstü insan”: Raskolnikov’un teorisi (bazı insanların yasalardan üstün olduğu, büyük amaçlar için sınırları aşabileceği) pratikte çöker; teori/pratik çatışması romanın motorudur. *Acı ve kurtuluş (acıdan kurtuluş paradigması): Dostoyevski acıyı, manevî yeniden doğuşun yolu olarak sunar; Sonya figürü bu kurtuluşun aracıdır. *Toplumsal adaletsizlik ve yoksulluk: Ekonomik baskı, cinayetin zeminini oluşturur; roman sosyal eleştiri de içerir. *İnanç vs. akıl: Razumikhin (akıl/sağduyu) ile Sonya (iman/şefkat) karşıtlıkları, Raskolnikov’un yeniden doğuşuna katkıda bulunur. *İsimler ve bölünme: "Raskolnikov" isminde “raskol” (bölünme) teması mevcuttur; karakterin içsel parçalanmasıyla örtüşür. Evet biraz da rus aşiret birliği üyelerini tanıyalım (bakmayın bana yalan mı her sayfa da başka misafir:) *Rodion
İnceleme
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma