Min tû dîtî nav raze dê
Nav raze xweşe bû bi têrê
Min tirheki şêrîn nedît weke tê şêrîn
Keyfa te dihat ji dimsê re ,Keyfa min ji jitere
Gotinê ke tê Besê ji boyi waşikek tirhe bilbizeki
Min raz qurbanê tê kir te libek ji min re zêde dît
Aslında ilerleme motivasyonunu ve şükretmeyi artırması gereken "Kıyaslayabilme özelliğimiz, bugün "dost düşman çatlatabilme" motivasyonu halini aldı. Kıyas ettiğin za man ne kadar acı çekileceğini kendin bizzat tecrübe ettiğin için, kıskandırmak seni üzen insandan intikam alma biçimi haline geldi.
Kimi üzmek istiyorsan daha fazla gözüne sokuyorsun yediğin yemekleri, gittiğin yerleri ya da mutluluğunu. O da kıyas etsin ve aynı senin kadar kıskançlıktan deliye dönsün istiyorsun çünkü.
Oysa insanın kendi fıtratını kabul etmesi kadar konforlu bir alan yok.
Balık dediğimiz zaman aklımıza milyonlarca başka tür balık geliyor: hamsiler, balinalar, yunuslar. "Bundan sonra köpek balığı olmaya karar verdim." diyen bir hamsiye örne-ğin rastlayamazsınız.
Çiçek dediğimiz zaman milyonlarca çeşit çiçek türü aklımıza geliyor: yaseminler, güller, papatyalar. "Bundan son ra gül gibi kokacağım, böyle karar verdim." diyen bir papatya da göremezsiniz örneğin.
Ağaç dediğimiz zaman milyonlarca çeşit ağaç aklımıza geliyor; elmalar, çamlar, makiler, fındıklar. "Bundan sonra elma vereceğim, hadi bakalım işinize gelirse." diyen bir ki raz ağacı da göremezsiniz örneğin.
Ama insan öyle değildir. İnsandaki bu özellik onun gelişmesine, değişmesine ve yol almasına sebep olur ve aslın da güzeldir de.İnsan ancak sadece kendi fıtratına razı olursa bir adım ileriye kendini götürebilir. Biz ilerlemeyi bir başkasına benzemek zannediyoruz. Oysa ilerleme kendi tuğlanın üzerine yeni bir tuğlayı daha sağlam koyabilmektir.Kafayı Yemeden Yaşama SanatıEzgi Akgül