Herkes hayattan mümkün olduğu kadar fazlasını almaya çalışırken, hayata da bir şeyler katmak gerektiğini düşünen yok. Egoist, hırsız, istismarcı ve asalak olarak atıldıkları hayatın anlamını bu asalaklıkta görüyorlar.
Çocuklar aileleri ile birlikte yaşadıkları müddetçe, bu “hayat dersi” kendilerine aşılanmaya çalışılıyor.
Sonuç olarak, hiçbir şeye ve hiç kimseye — vatanına, insanlara, emeğe, büyük fikirlere, anne babasına ve nihayet, kendisine — saygı ve sevgi duymayan insanlara dönüşüyorlar.