Öncelikle şunu belirtmeliyim ki hayatımda okurken tüylerimin diken diken olduğu, en sevdiğim birbirinden zor ayırdığım dört kitaptan birisi oldu. Sıralamak gerekirse 1) Bozkurtlar 2) Kürk Mantolu Madonna 3) Deli Kurt 4) Altıncı Koğuş olur.
Konusuna gelecek olursak ;
1400 lü yıllarda şehzade olan İsa beyin bala hatun adında eşi vardır ve gebedir. İsa bey ona zarar gelmemesi için en güvendiği sipahisi Çakırla kendi köyüne kaçırır. Sipahi Süt Anasının yanında Bala Hatun çocuk doğdukdan 2 ay sonra İsa Beğin öldüğünü haber alır ve kahrından ölür. Yeni başa geçen Padişahlar bir şehzade varlığını tehdit bileceğinden Çakırın Süt Annesinin yanında yetişen Murat anne babasının aslında Osmanoğlu soyundan geldiğini bilmeden büyür yetişir. Çocuk Süt Anne ve Çakıra emanet olduğundan Çakır onu büyütür Sipahi alır. Küçük yaştan beri Babasına çekmesi sebebiyle çocuğa Deli Kurt adı verilir. Çocuk büyür evlenir. Sonra Süt annesinin kendisinin de süt annesinin köyünde Gökçen adında bir kıza aşık olur evli olmasına rağmen. Gökçen kimseye bakmaz gözlerine bakan aşkından 2 3 gün içinde ölür. Ama Gökçen de onu seviyordur. Sadece gerçekten onun gözlerine bakan aşkından kör olmazmış. Sonra bir savaşta ( Karamanlılarla) Deli Kurt Murad yaralı bir Karamanlının akçalarını almaya çalışan yeni çeri ile kapışır ağır yaralanır bayılır. Ayıldığında Balaban soylu Varsakların ( Gökçe'nin Anasının kaldığı köy) olduğu yerde bulur kendini. Balabanlar onun iyiliğini unutmamış tedavi etmiştir. Köyde Gökçe'nin anasına rastlayan Deli Kurt onunla konuşur evlenme rızası alır. Sonra Gökçenin köyüne geri döner. Ama köyün Türkmen köyünün oğlu da Gökçeni seviyordur. Gökçenin önünde kapışırlar ağır yaralanır ikisi de. Gökçen iyileştirir sana varacağım der. Sonra Macarlarla savaşta Deli Kurt tutsak düşer. Macaristanda
2 farklı hikaye ve ikisinde de dolaylı yoldan günümüz siyasetine ve toplumunun acizliğine dair yer bulan şeylere rastlayabilirsiniz. Atsızın usta kalemiyle betimlemesiyle gerçekten beni büyüledi. Harika demek bile hakaret olabilir. Vaktiyle bir Atsız varmış ruhu şad olsun..
Sabahattin Alinin eşi Aliye Ali ile birbirini sevdikleri dönemden başlayıp evlilikleri, çocuklarının olduğu ve ileri dönem 1948 yılına kadar yaşadığı olayları eşi Aliye Ali ve kızı filize mektup olarak ara ara anlattıklarından oluşan bir kitap. Aliye Ali hanıma olan büyüleyici sevgisi beni gerçekten derinden etkiledi. Çok hoşuma gitti kitap.
Abartılmayı popüler olmayı köküne kadar hak eden, okuduğum en iyiler arasına girecek bi kitap. Bayıldım muhteşemdi. Konusu, konuya girişi, hayvanlar üzerinden insanlar hakkında, toplumumuz hakkında verdiği mesajlar çok iyidi
Kitabın ilk kısmında George Orwell İngilterenin alt tabaka işçı sınıfıyla ilgili somut acı verici tabloyu onların yaşam biçimini irdeliyor. İkinci kısımda buna çözüm bulunabilir mi yaşam kalitesi arttırılabilir mi diye sorguluyor. Biraz konusu ağır gelse de gayet çarpıcı gerçekler sunan okumanız kütüphanenizde kesinlikle bulundurmanız gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. 1 puanı anlayamadığım kapitalizm vb konular ve bunların bana ağır gelmesi sebebiyle kırdım.