Erdem

Gel yalanlar söyle...
Duydum bana sevgin dünya kadarmış Anladım dünyanın dar olduğunu Gel yalanlar söyle, seni sevdim de Gidiyor olsanda sana geldim de Doğruyu söyleme günün birinde Söyleme ellere yar olduğunu... Yıldız Kenter
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Karaburun’dan seyrediyorum…
O dağ köyünde yıldızlar, ışıkla gökyüzünün damarlarını çizerlerken, sessizlik ve soğuk, karanlığı cisimleştiriyorlardı. Sanki, -nasıl anlatayım bilmiyorum- tüm katı şeyler, bizi çevreleyen semavi alanda buharlaşıp uçuyor ve bizi bireysellikten çıkartıyormuş ve sonsuz karanlığa daldırıyormuş gibiydi. Yıldızlı gökyüzünün önüne geçen, sahneye perspektif kazandıran bir tek bulut bile yoktu. Birkaç metre ötedeki bir sokak lambasının cılız ışığı, etrafı saran karanlığın rengini solduruyordu.
Alıntı
Soğuk kudret ve güçlü kin, ortak ihtiyaç olan yaşamak ve birbirlerinden yararlanmak için, nefrete rağmen, devasa maden ocağında birleşiyor, eğer bir gün bir madenci kazmayı zevkle alır ve ciğerlerini zehirlemeye bilinçli bir neşe ile gider mi göreceğiz. Diyorlar ki, bugün dünyanın gözlerini kamaştıran kızıl berrak ateş oradan geliyor, bu böyle, böyle diyorlar. Ben bilmiyorum.
Alıntı
“Gelin yoldaşlar, birlikte yiyelim, gelin, ben de avareyim.”
Alıntı
Kastlara dayalı bu absürd düzenin ne zamana kadar devam edeceğinin cevabını bilmiyorum, ama şu anda yönetenler, bir idare biçimi olarak iyi yürekliliklerini göstermek ve sosyal yararlılık çalışmalarının borcunu ödemek için daha az zaman ve daha fazla para, çok daha fazla para harcıyorlar.
Alıntı