RdwnGny

RdwnGny
Gitmeye değer yerlerin kestirmesi yoktur.
9/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 20:14
Görünüş itibarıyla pupüler edebiyata ait bir eser olarak görülse de içerdiği ayrıntılar, sembolik anlamlar ve felsefi yorumlarla tam bir şaheser. (Micheal Biggins) 1938’de 10 yıllık bir araştırma sonrası tamamlanan bu güzelim eser; kuzeyi Nazi Almanyasının Avusturya’yı işgali, batıda İtalyan faşistlerin Sloven azınlığa etnik temizliği söz konusu olan ve biraz daha ötesinde de Stalin’in kıyımlarının yaşandığı Yugoslavya’nın küçük bir kasabasında yazılmış. Fikrim, bir eserin yorumlanmasında dönem ve ortam şartları, üretenin kişiliği ve ruh halinin eklenmediği zaman eserdeki anlam bütünlüğünün tam olarak kavranamayacağı yönünde. Ancak Bartol’ün hayatının büyük çoğunluğunun gizli kalması esere sayısız farklı yoruma sebep olmuştur. Marco Polo’nun bir hikayesinde Sabbah’ın Cennet serüvenini okuyan, eğitim haytına edebiyat alanında kariyer yapma isteği üzerine son veren Vladimirciğim Bartol bu savaş hengamesinde küçük bir kasabada uzun uğraşlar sonucu bu keyifli ve düşündüren okumayı bize ulaştırıyor. Totaliter rejimler tarafından kitabın ilk yayımlandığı yıllar tehdit olarak görülüp yasaklanmasını söylemek, sanırım çoğunluğun sadece Sabbah’ın detaylı bir serüveni olarak gördüğü bu hikayeye farklı anlamlar yüklemeye yeter. Bir eserin amacı ne kadar bu olmasa da çeşitli argümanlar yaratılabilir. (Sabbah: Hitler/ Ebu Ali: Nazi Propaganda Bakanı J. Goebbels ya da İsmaili tarikatının katı hiyerarşik yapısının Faşist ve Nasyonal Sosyalist yapılanmaya benzemesi. Günümüz için Alamut: İşid veyahut El Kaide vs) Bu tabiki bahçesine ne ekeceğine karar verecek olan toprak sahibinin ihtiyacı ve keyfine belki de tutkusuna benzer. Ancak Bartol’ün bu kitabı tüm diktatörlere adama isteği söz konusu olunca ekilebilecekler listesi iletiliyor bize. Bunu da sizin hayal gücünüz ve imge
1000Kitap
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Orhiko choria Orhin laket.
9/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Kitap hakkında çok güzel, uzunca ve derinlemesine incelemeler yapılmış. Ben de kısacık olarak şunları söyleyeceğim; hem eğlendirip aynı zamanda düşündüren ve bilgi aktaran nadir kitaplardan bir tanesi benim için. Görsel romancılığın biriciklerinden olan bu kitap sahne ışıklarını Le Cagot’ya yansıttığı bazı sahnelerde gülmeden duramadım. [Bunu yazarken Selim ile Turgutcuğum Özben arasındaki bazı diyaloglar geldi aklıma nedense :( ] Kitap daha başlamadan yazarın önsöz niteliğinde bilgilendirme için yazdığı o birkaç satır yazıyı okur okumaz, ısrarla önerilmesini de göz önünde bulundurarak güzel bir okumanın beni beklediğini düşündüm ve mest olmuş bir şekilde kitabı kısa sürede bitirdim. Kitabı bitirdikten sonra bu bilgilendirme satırlarına dönüp tebessüm eşliğinde düşündüm bir süre. Kitabın verdiği mesajlar gayet açık ve çoğu okur zaten değindiği için ben uğramıyorum o tarafa. Onun dışında olay örgüsü ve ‘tarihsel olaylar’ kitapla eşzamanlı ilerleyip sarıp sarmalıyor sizi. Yazılacak çoook şeyi bırakıp son olarak diyorum ki: Jean Valjean bir ise Nikolai Hel, İnce Memed’ten sonra üçtür.
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
6/10
·152 syf.··
2020 9. kitabı
Doğu mistisizmi üzerine bir romancık. Anlam ve huzur arayışındaki genconun nefsini köreltmeyle başlayıp, zevklerin nirvanasında devam ettiği ve herşeyi olduğu gibi kabullenmesiyle, evrenle, yaşamla bir olmayla, teslimiyet ve güvenle biten arayışının 'abartılmış' romanı.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447,1bin okunma
Tembelliğin Felsefesi
4/10
·192 syf.··
2020 21. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 23:46
Çoğu zaman yürümek eyleminden söz etse de metafor olarak da kullanmış bazen. Yürümenin erdemli bi icraat olduğundan söz eden , konu dışına sıklıkla çıkan, kendiyle çelişen ve Hristiyanlıktan çokca söz eden bir kitap. Hacılar(hristiyan) için yazdığı bölüme gelince okuma isteği kalmadı zorla bitirdim kitabı. Çünkü yürümek söz ettiği hacılar için amaç değil araçtır. Söz ettiği çoğu kişi için dahil. Birkaç yazar, felsefeci, din adamı ve benzerlerinin kısa hayat hikayelerini anlatıp bir şekilde yürümeye bağlayıp devam edip duruyor. Kitapta asıl vermek istenilen mesaj; bedenin sürekli ve otomatik efor sayesinde zihnin insanın emrine amade olmasıdır. Bu kısımlarını sevip bişeyler almadım değil kitaptan ama gerisi tekrardan başka birşey değil. Ne sıra sıra ağaçlar, ne uykuya yatmış gibi sakin manzaralar ne de her yerde hayaleti andıran maviye çalan sabah sisiyle karşılaşırız. Günümüzde sabah hayaletleri vardır. Güneşten önce davranıp yürüyerek, hayır, koşarak hayatını idare ettirmek için işlerine yetişmeye çalışan uykusuz, robotlaşmış hayaletler vardır. Sabah sisi değil motor kusmuğunun güzelim koku ve manzarası vardır. Doğayı unutmamamız için, doğayı anımsatan beton blokları arasında kendi haline bırakılmış küçücük yeşillikler vardır. Değerini çok iyi bildiğimiz mangal parkları. Velhasıl günümüz için pek de geçerli değildir söz edilen ‘tembellik’. Siddhartha’nın işine yarar ancak. Kinik yaklaşım ve sürekli yürüyen felsefecilerden söz ettikten sonra birden ‘iyi olma halleri’den söz etmeye başlayıp ‘neşe’ hakkından bir iki sayfa yazdıktan sonra, ‘Yürürken sürekli duyulan gümbürtüdür’ diye bağlaması bende resmen birkaç yeni pencere açtı’’’ Beni çıldırtan bir alıntı ekliyorum şimdi. Paris’te bir parkta yüreyen kadınlar için ‘alıntıladığı’ yazı: Taze güzellikleryle genç kızlar,
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2020 6. kitabı
Kundera’nın okuduğum ilk romanı ve düşündüğümden daha derin çıktı. Bu sene için Kör Baykuş ile ikinci okuma rafına kaldırdığım diğer bir kitap. Hafife alıp 2 günde bitirmeyi planlarken afallayıp kaldım. Biraz felsefe birazda varoluşculuk barındırıyor ve değişik bir kurmaca dünyası var. Sindire sindire okunmalı.
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma