Sürece güvenmek ,akışına bırakmak, sonuç değil süreç odaklı olmak ve buna benzer birçok doğru olduğunu bildiğim hatta başkalarına tavsiye olarak çok rahat verebileceğim ama kendi hayatımda uygulamanın zor olduğu şeyler. Aslında insan kendini belli bir noktaya kadar sonuç odaklı götürebiliyor. Mesela hayatınızda önemli bir an için hedef koyduğunuz zaman. Bu hedef benim için hep üniversiteye gitmekti ,başka bir şehir, istediğim bölüm...Bunlara ulaşana kadar her zaman kafamda bir şeyleri erteleyebildim ,hayatımda istediğim noktalarda olmamayı kabul ettim çünkü nasıl olsa daha sonuç noktasında ulaşmamıştım ve sonuçla birlikte istediklerim de gelirdi nasıl olsa. Zaten farkındalık tam da burada başlıyor iyisiyle, kötüsüyle sonuç bir şekilde geliyor. Bundan sonra önünüzde iki yol görünüyor. Ya önceki yaşamımızdaki gibi önümüze büyük, küçük sürekli hedefler belirleyip onlara ulaşmaya çalışarak yaşamak ,ki bunun sonu yok, ya da artık hayatın akışını yaşamak bazı hedefleri değil de hayatın süreçte önümüze çıkaracaklarını görmek bazı hedefleri yolda belirlemek ve hiçbir hedefe, sonuca tamamen bağlanmamak hatalar yapılabilir istediğimiz noktadan çok uzak da düşebiliriz ama en azından hayat sadece beklentiler ve değeri çok sonradan anlaşılan anılardan oluşmaz. Aslında bu kısım anı yaşamak kısmına da giriyor ama zaten anı yaşayabilmek için akışına bırakmış ve o anların değerinin farkında bir menaliteye sahip olmak gerekiyor sanırım. Pişmanlıklarla dolu bir döngüyü yaşamaktansa iyi ya da kötü tüm duygularla geçmişe bakınca bana o anları yaşamışım gibi hissettirecek bir hayat yaşamayı denemek en güzeli.