ipek

ipek
@readwithtonks
•2021 72/72
Akışına bırakmak üzerine.
Sürece güvenmek ,akışına bırakmak, sonuç değil süreç odaklı olmak ve buna benzer birçok doğru olduğunu bildiğim hatta başkalarına tavsiye olarak çok rahat verebileceğim ama kendi hayatımda uygulamanın zor olduğu şeyler. Aslında insan kendini belli bir noktaya kadar sonuç odaklı götürebiliyor. Mesela hayatınızda önemli bir an için hedef koyduğunuz zaman. Bu hedef benim için hep üniversiteye gitmekti ,başka bir şehir, istediğim bölüm...Bunlara ulaşana kadar her zaman kafamda bir şeyleri erteleyebildim ,hayatımda istediğim noktalarda olmamayı kabul ettim çünkü nasıl olsa daha sonuç noktasında ulaşmamıştım ve sonuçla birlikte istediklerim de gelirdi nasıl olsa. Zaten farkındalık tam da burada başlıyor iyisiyle, kötüsüyle sonuç bir şekilde geliyor. Bundan sonra önünüzde iki yol görünüyor. Ya önceki yaşamımızdaki gibi önümüze büyük, küçük sürekli hedefler belirleyip onlara ulaşmaya çalışarak yaşamak ,ki bunun sonu yok, ya da artık hayatın akışını yaşamak bazı hedefleri değil de hayatın süreçte önümüze çıkaracaklarını görmek bazı hedefleri yolda belirlemek ve hiçbir hedefe, sonuca tamamen bağlanmamak hatalar yapılabilir istediğimiz noktadan çok uzak da düşebiliriz ama en azından hayat sadece beklentiler ve değeri çok sonradan anlaşılan anılardan oluşmaz. Aslında bu kısım anı yaşamak kısmına da giriyor ama zaten anı yaşayabilmek için akışına bırakmış ve o anların değerinin farkında bir menaliteye sahip olmak gerekiyor sanırım. Pişmanlıklarla dolu bir döngüyü yaşamaktansa iyi ya da kötü tüm duygularla geçmişe bakınca bana o anları yaşamışım gibi hissettirecek bir hayat yaşamayı denemek en güzeli.
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Anda Kalmak Üzerine
Lou Salomé kitabından bir parça "Bence hayatın ta içinde yaşadığını duyumsamak için öncesini ve sonrasını umursamamak gerekiyordu,o an Salome'nin yaptığı gibi gibi. Islanmış kıyafetlerini,sudan çıkınca üşüyebileceğini hesaba katmadan yapmak istediğini yapmış,sadece o anda kalmıştı.Üstelik iki erkeğin şaşkın bakışlarından da keyif alıyordu." Bunun üzerine düşündüğümde aslında anı yaşayamamanın anı yaşamadığını fark edip bu sorunu bile ana katıp o anı da her güzel an gibi harcağını fark edip yine de engel olamamak olduğunu fark ettim. Belki de anı yaşayamayan insanlar aslında içinde bulunduğu ana en çok değer veren insanlardır. Bu kişiler ana, andaki kişiye o an yaşananları unutmamaya o kadar odaklanır ki o anı hissetmeyi unutur ve her ne kadar anı hatırlasak da o anı çağrıştıran kokular, sesler ,hisler en değerlisi ve en önemlisidir ama anı yaşayamamak hepsinden uzaklaşıtırıyor insanı. Anı yaşamayı hala tam becerememis saf stresten oluşan biri olarak bundan sonraki hayatımda kendime katmayı en çok istediğim özellik anda kalabilen biri olmak bir de zamanın akışına bırakmayı normalleştirmek çünkü artık bir şeyleri kaybetme korkusuyla onları kaybetmediğim yanımda oldukları anları göremeyip sonrasında onlarla yaşanan anlardan bana sadece bu korkuların kalmasını istemiyorum eğer onları kaybedersem de en azından bir zamanlar sahip olduğum anları hissetmek istiyorum, hiç sahip olamamış olmak değil...
Kendime Notlar 2
Hayattaki 18. Yılın da olsa şu ana kadar olan tecrübeler bile gösteriyor ki biz hayatın akışını çoğu zaman bilemeyiz ve elimizde olmayan durumları değiştirmeye çalışmak bizi sadece yorar. En basit örnek geçen yaz bana bu yazı gösterselerdi değişen şeylere asla inanamazdım ama yaşanan çoğu şey hayatımda hep kalıcı olmasını istediğim “ iyi ki”lerle dolu. Bazen zor da olsa o değişikliği yapmak konfor alanı sandığın ama aslında kendinden uzaklaşmana neden olan o konforsuzluktan dışarıdan ne görünür diye düşünmeden uzaklaşmak gerekiyor. Hem siz olmayan bir insan nereden bilebilir ki o durumun o işin, o kişinin size nasıl hissettirdiğini. Zaten emin olun kimse o kadar da umursamıyor ne yaptığınızı hayat böyle konularda kimsenin dinlemediği konuda sınıfta sunum yapmaya benziyor. Sadece hata yaparsanız fark ederler, gülerler ama birkaç dakika sonra her sey normale döner ama o anki rezil olma durumu sizi etkiler sizin kafanıza takılır. O yüzden size doğru hissettirmeyen durumlardan uzaklaşmak en onemlisi bence. Bu bir kişi olur, iş olur belki istemeden okunan bir bölüm ,bazen herhangi bir türden arkadaşlık hatta bazen aile olur. Hangisi olursa olsun günün sonunda tek başımızayız ve kendi sınırlarımız olmalı. Kendine sınırlar oluşturmak çevrenden uzaklaşmak demek değildir , aksine onlarla olan ilişkilerini de daha sağlam hala getirmektir çünkü kendine saygısı sevgisi olan insanların ilişkileri de daha sağlıklıdır değer verme kavramı daha gelişmiştir ve en güzel değer insanın kendine verebileceğidir
1000Kitap
Kendime notlar 1
Hayatta kendini kötü hissettiğin dönemler oluyor her insan gibi biliyorum ve bu çok normal ama burada kötü olan onları atlatmaya çalışmak yerine daha da zorlamak çözmek için adımlar atmaktan bahsetmiyorum kendini suçlu hissettiğin için acıdan beslenmek. Bir hata yapmis olabilirsin herkes hata yapar ya da hiçbir suçun olmayabilir çalışıp istediğin başarıyı elde edememiş olmak mesela. Biliyorum çok çalıştın hatta yapamazsan ölürüm sandın dayanmam sandın ama simdi hayatın devam ettiğini fark etmiş olan daha sağlıklı bir psikolojide olayları karşılaman vicdan azabı veriyor çünkü eski sen kendini cezalandırırdı ve kendinden uzaklaşıp kontrolü kaybetmekten korkuyorsun anlıyorum. Ama düzelmek iyileşmek kendine değer vermek hayattaki bazı şeyleri kabullenip olduğu yerden devam etmek nesnel olarak en güzeli için değil sana en iyi gelecek şekli için çabalaman en güzelini istemen gerek. Biliyorum şu an bunu yazmak hem iyi geliyor hem de kendini üzmen gerektiğine inanan tarafına çok zor geliyor hatta bunu birkaç saat sonra okuduğunda sen yazmamışsın gibi hissettirecek ama sorun yok çünkü bu bir süreç ve yapman gereken tek şey iyi olmayı hak ettiğine inanmak kalanı çok daha kolay olacak.
1000k
Bu listeyi bu kitapları elimden geldiğince okumak için kaydediyorum. Özellikle de Feminizm ile ilgili düşünceler içeren kitapları okumak istiyorum çünkü bu konuda ortada gezinen çok ama çok fazla fikir var ve ben bu konuda da kitapları kendime esas alma taraftarıyım. Sizden binlerce kilometre uzakta olan, tanışma ihtimaliniz bile olmayan birinin düşüncelerinden yararlanmak mükemmel bir şey. Tabii ki internet yoluyla da bunu gerçekleştirebilirim ama kitaplar kadar gerçek olduğunu sanmıyorum çünkü bu konuda kitap yazmak gerçekten bilgi, eğitim isteyen bir şey. Ama internette herhangi bir şey yazmak çok da zor değil bildiğimiz gibi. Feminizm, cinsiyet eşitiği gibi konularda az çok kendi fikirlerim var diyelim. Ama bunları daha da geliştirmek için daha çok yolum olduğunun farkındayım. (Sadece bu konuda değil bir çok konuda bunu yapmam gerek ama bu kitaplar ile alakalı ve benim için öncelikli bir konu olduğu için bunu yazıyorum) Bana en uygun gelen fikirleri bulmak, hatta kendi fikirlerimi daha iyi ifade etmeyi öğrenip kendi feminizmimi kelimelerle rahat ifade edecek, hatta bunları yazacak seviyeye gelmeyi istiyorum. Çünkü insanlar sadece feminizm için değil bu tür düşünce akımlarının kişiye göre değişebileceğini herkesin farklı bir anlayışının olduğunu,aslında bu akımların zenginleşmesinin binlerce farklı görüş sayesinde olduğunu göremiyorlar. En basitinden Feminizmle ilgili bir kitap okuduğumda “erkek düşmanı” olmadığımı hatta bunun onların da yararına olduğunu kanıtlamadan ölmesem yeter. Üniversiteye geçtiğimde ya da iş hayatımda olacağım kişiyi, ileri yaşlardaki kişiliğimi oluşturacak fikirleri bulmak için çok fazla uğraşmak için kendime söz veriyorum. Kitap bakmak için bu listeyi her açtığımda bunu tekrar tekrar okuyup kendimi geliştirmem gerektiğini hatırlamak için
1000k