İyi öğrenilmiş bir eylemi hayata geçirirken tek yapmamız gereken hedefi düşünmektir, tüm ayrıntıları davranışsal düzey halleder…
Elinize bir fincan alın, sonra aynı elinizle başka birkaç eşya daha alın. Bunu yapabilmek için, elinizin duruşuna otomatik olarak ayarlarsınız. Ancak fincanın içinde sıvı varsa, dökülmemesi için bilinçli dikkat harcamanız gerekir. O durumda bile kasların denetimi aslında bilinçli algının altındadır: Dökülmemesine odaklandığınızda eller kendini otomatik olarak ayarlar.
Tasarımcılar açısından içorgansal tepki, anlık algıdır: Tatlı, uyumlu bir sesin hoşluğu ya da sert bir yüzeye sürtünen tırnakların tırmalayıcılığı, ürpertici. Tarzın önemli olduğu yer burasıdır: Ses ya da görüntü, dokunma ya da koku olsun görünüş içorgansal tepkiyi yönlendirir. Bunun, ürünün ne kadar kullanılır, etkili ya da anlaşılır olduğu ile ilgisi yoktur. Söz konusu çekiciliği ya da iticiliğidir. İyi tasarımcılar bu içorgansal tepkileri yönlendirmek için estetik duyarlıklarını kullanır.
Mühendisler, diğer mantıklı kişiler, ilgisi olmadığı gerekçesiyle içorgansal tepkileri dışlama eğilimindedir. Mühendisler, çalışmalarının doğal içsel niteliğiyle gururlanır, daha aşağı ürünler “yalnızca daha iyi göründükleri için” daha iyi sattığında şaşırırlar. Ancak hepimiz, en mantıksal mühendisler bile, bu tür kararları veririz. Bazı araçları sevip bazılarını sevmemenin nedeni budur. İç organsal tepkiler önemlidir.
Bilinçli düşünme oldukça farklıdır. Yavaştır, çaba ister. Kararlar üzerinde yavaş yavaş düşündüğümüz, alternatifleri değerlendirdiğimiz, farklı seçenekleri kıyasladığımız yer burasıdır. Bilinçli düşünme önce bu yaklaşımı ele alır, sonra diğerini; kıyaslar, akıl yürütür, açıklama bulur. Biçimsel mantık, matematik, karar kuramı: Bilinçli düşünmenin araçları bunlardır.
Bilinçaltı düşünme, örüntüleri eşleştirir, kişinin geçmiş deneyimleri içinden o andaki deneyimiyle en iyi eşleşeni bulur. Hızlı, otomatik, çaba gerektirmeden çalışır.
Bir durumun güvenli ya da kaygı verici olduğunu, olan bir şeyin iyi ya da kötü olduğunu, arzu edilip edilmediğini belirleyen duygu sistemidir. Kavrama, anlamayı sağlar; duygu değer yargısını. Duygu sisteminde sıkıntılar yaşayan insan, seçim yapmakta zorlanır.