Konuşmalarından Edgar’ın çok zeki olduğu ve yetişkinlerle fazla vakit geçiren hastalıklı çocukların çoğu gibi zamanından önce olgunlaştığı, bir de tutku derecesinde ilgi veya soğukluk hissedebildiği anlaşılıyordu. Hiçbir şeyle ilişkisi sıradan değildi, her insandan veya her nesneden ya büyük bir hayranlıkla ya da yüzünü buruşturup neredeyse çirkin ve kötücül bir şekle sokacak kadar şiddetli bir nefretle söz ediyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Elindeki kartların üstünlüğünün bilincinde olup da yeşil çuhanın başında boşu boşuna oturarak oyuna girecek birini bekleyen kumarbazın gerginliğinden daha kötüsü yoktur.
Bu tür insanları, bir anlamda düşünmeden küçümseyerek kadın avcısı olarak adlandırdığımızda bu sözcükleri ne denli gerçekçi bir gözlem içerdiğinin farkına varmayız, aslında bu insanların dur durak bilmeyen uyanıklığında avın bütün tutkusal içgüdüleri vardır; avı hissetme, heyecan ve acımasızlık, içlerinde hararetli titreşimlere yol açar. Her zaman pusudadırlar, bir macerayı sonuna kadar götürmeye her zaman hazır ve kararlıdırlar. Hep tutku yüklüdürler, ama bu bir aşığın değil, bir kumarbazın soğukkanlı hesapçı ve tehlikeli tutkusudur.
Kendi başına kalma eğilimine asla sahip değildi ve kendisini yakından tanıma isteğini de hiç duymadığından bu türlü yalnızlıklardan olabildiğince kaçınırdı.