John Stuart Mill’in Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine kitabı, bireylerin düşüncelerini serbestçe ifade edebilme hakkını savunan Özgürlük Üzerine kitabı içinde yer alan bir bölümdür. Mill, farklı görüşlerin özgürce dile getirilmesinin hem bireysel gelişim hem de toplumsal ilerleme için vazgeçilmez olduğunu savunur. Ona göre yanlış düşünceler bile tartışma ortamı yaratmaları açısından değerlidir; çünkü hakikatin anlaşılması, farklı fikirlerle yüzleşerek mümkündür. Mill, çoğunluk görüşünün mutlak doğru kabul edilmesinin tehlikelerine dikkat çeker ve sansürün yalnızca bireysel haklara değil, toplumun bilgiye ulaşma hakkına da zarar verdiğini vurgular.
Kitabın sonlarında (sayfa 56) kitabın da içeriğini oluşturan “düşünce özgürlüğünün ve düşüncelerin dile getirilmesi özgürlüğünün gerekli oluşunun” 4 nedeni özetlenmiştir:
1. Herhangi bir görüş susturulmuşsa o görüş bilebildiğimiz kadarıyla doğru olabilir. Bunu inkar etmek, kendimizi hatasız görmek demektir.
2. Susturan görüş yanlış olsa bile, içinde bir doğru parçası barındırabilir (hatta çoğunlukla barındırır da), yaygın görüş pek ender olarak tüm doğruyu içerdiği için, geri kalan doğrunun ortaya çıkarılması ancak görüşlerin çarpışması yoluyla olabilir.
3. Genel görüş yalnızca doğru değil, doğrunun tamamı olsa bile; sıkı şekilde sorgulanmasına izin verilmedikçe ve sorgulanmadıkça, onunla karşılaşan çoğu insan tarafından, temeli anlaşılmadan veya hissedilmeden, bir önyargı gibi kabul edilecektir.
4. Öğretinin kendisinin anlamı yitirilme ya da güçsüzleştirme tehlikesiyle, karakter ve davranış üzerinde yaşamsal etkisinden yoksun kalma tehlikesiyle karşılaşacaktır: dogma, kağıt üstünde bir inanca dönüşecek, hiçbir işe yaramayacak, ama toprak yüzeyini işgal edip, mantıktan ya da kişisel deneyimden gerçek ve kalpten gelen
Rakiplerinin ve görüşlerinin ne olduğunu görecek sakinliğe ve bunları dile getirecek dürüstlüğüne sahip olan, onların aleyhine hiçbir şeyi abartmayan, onların lehine olan ya da olabilecek hiçbir şeyi gizlemeyen herkes, onurlandırılmayı hak etmiştir. Açık tartışmanın gerçek ahlakı budur…
… tartışmanın hangi tarafında olursa olsun, davranışlarında dürüstlük eksikliği, kötü niyet, önyargı ya da tahammülsüzlük görülen herkes kınanmalıdır; ama bu suçlara, kişinin hangi tarafı tuttuğuna bakılarak karar verilmemelidir, bizim tuttuğumuz taraf olmasa bile…