Recep Sütcü

Recep Sütcü
Hukuk
İstanbul
12 Ocak
23 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Recep Sütcü

, bir kitap okudu
10/10
·910 syf.··
Beğendi
·
58 günde okudu
·
2021 23. kitabı
Miguel de Cervantes
8.7/10 · 27,5bin okunma
Reklam
Önemi Kelimelerle İzah Edilemeyecek Kitap
10/10
·910 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2021 20:56
Kuşkusuz bu muhteşem eser, dünya edebiyatının en yüce eseridir. Cervantes'in kah kendini yerdiği, kah bizlere öğütler verdiği, kah mükemmel balad'lar okuttuğu bu eser hayatımızın anlamı olan ''edebiyat''ımızın için çok önemlidir. En başından sonuna kadar büyük bir heyecanla okunuyor. Don Quijote hangi serüvene girerse girsin herhangi bir tekrara düşmüyor ve her seferinde inanılmaz bir doyuma ulaşıyoruz. Bununla birlikte mutlaka bir ders çıkartıyoruz. Şüphe yok ki Don Quijote 400 yıl öncesinden bugüne seslenmektedir. Burada dünyada bazı şeylerin hiç değişmediğini görüyoruz. Kendimizi adeta o yıllara adapte ediyoruz. Sancho ile yoldaşlık ederken asla kafamıza şu anda yaşamakta olduğumuz gerçeklik gelmiyor. Her sayfasında Don Quijote ve yoldaşları mutlu olsun, ayağına taş değmesin diye Seyyid Hamid Bandicami'ye yalvarıyoruz adeta. Sayfalar boyunca süren bu macerada kaleminiz çoğunlukla elinizden düşmeyecek. Çünkü bu kitapta hayatınız boyunca tekrar bakıp okumak istediğiniz, mutlaka konuşmalarınıza katmak istediğiniz hiç değilse hatırınıza getirmek istediğiniz bir çok şey olacaktır. Post-modern roman tekniklerinin zirvesini görüyoruz. Kurmacanın gerçeklik durumu her an kafamızda bir saat gibi yankılanıyor fakat kendimizi bundan kurtaramıyor ve her an daha çok bağlanıyoruz. La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote hayatıma o kadar çok şey kattı ki izahı mümkün değildir.
Edebiyat
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
400 Yıl Sonra
Oniki Ada'yı Yunanistan'a verdirmek için her türlü çabayı harcayan Amerika ve İngiltere'nin tutumlarında kendilerine destek yaptıkları en mühim nokta, Oniki Ada'nın halkının çoğunluğunun Türk değil, Rum olmasıdır. Hatta Bevin, sırf bu sebepten Oniki Ada'yı İtalya'nın bir sömürgesi saymamakta yani Yunanistan'ın tabii toprağı telakki etmektedir. Bu bizim için hazin bir durumdur. Çünkü 400 yıl egemenliğimiz altında tuttuğumuz adalarda bir Türk çoğunluğu kuramamışız. Diğer Ege adaları için de aynı şey söz konusudur. Bugün Bulgaristan'ın bir milyondan fazla soydaşımızı ''eritmek'' için giriştiği caniyane teşebbüslere bakınca, Osmanlı Devleti'nin ''uygar'' sömürgeciliğinin isabetli olup olmadığı konusunda insan ciddi tereddüte düşüyor.
Sayfa 150·Kitabı okudu
Tarih
Nedir sizce mesele?
....Bu sırada İzmir'de bulunan Atatürk, Başbakan Rauf Bey'e 28 Ocak günü gönderdiği telgrafta, İngiliz ve Fransızların barış yapmak istemediklerini, sorunları çözümsüz bırakarak o günkü ''fiili'' durumu devam ettirmek istediklerini belirterek şöyle diyordu ''...vaziyyet-i hazıranın muhafazasını ve zaman ile vaz'iyyet-i hazıraya istinasımızı (alışmamızı) te'min etmek olduğu anlaşılıyor. Mes'ele yalnız Musul Hududunun tesbitinde hususi bir prensip kabul etmekten ibaret bulunsaydı... derdim ki, mütevazi olalım.''
Sayfa 10·Kitabı okudu
Tarih
Dışarıda ne yaptığını bilmeyen, elinden kafası karışmış bir insanlığın bizzat kendisinin yarattığı acının dokunamadığı sonsuz bir dünya vardı ve Ferdinand için ışıldıyordu sonsuz gökyüzünün altındaki sonsuz yıldızlar. Ferdinand başını gökyüzüne kaldırdı, yeryüzünde insanoğlu için kendi yasasının dışında bir yasa olmadığını ve hiçbir şeyin birine bağlı olmak kadar insanı hayata bağlamadığını hissetti. Dudaklarının yakınında karısının mutlu soluğunu duyuyordu, bazen ikisinin bedeni de birbirlerini hissetmenin mutluluğuyla titriyordu. Fakat susuyorlardı: İkisinin de yüreği sözlerin karışıklığından, insanların yasalarından kurtulmuş sonsuz özgürlüğün içinde uçuyordu.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam