Şaka denen şey, eğer altta yatan gizlenmiş sebeptense bir aşağılama biçimi gibi geliyor bana. Ne eylemsel ne söylemsel halini sevmiyorum şakaları bu şekliyle.
Yine de anlaşılmak bir fantezi. Hiç kimse bir diğerini tam olarak anlayamaz. Çünkü aynı yolda yürüseler de ayaklarına vuran bir taş bile farklı kılar dünyalarını. Insanın kendisi bile kendisini anlayamaz. Çünkü anlamaya yeltenen özne kendi, anlaşılmak istenen nesnedir artık..
“Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim..”