Arthur Schopenhauer - Bir Filozofun Huzurunda (Söyleşiler, Porteler, Şiirler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
489
Gösterim
Adı:
Arthur Schopenhauer - Bir Filozofun Huzurunda
Alt başlık:
Söyleşiler, Porteler, Şiirler
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755707969
Çeviri:
Barış Tut
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
19. yüzyıl felsefesinin en üretken düşünürlerinden Arthur Schopenhauer; Kant idealizmi ve Doğu mistisizminden beslenerek geliştirdiği, irade gücü ve tasavvura dayanan düşünce sistemiyle, felsefe tarihinde edindiği o heybetli paydadan ve "seçkinci", "sezgici", "iradeci" gibi disiplinel tanımlamalarından mı ibarettir? Bir düşünür toplumsal normlarla birebir örtüşen, ideal bir profil çizmek ve yaşantısını bu kalıplar çerçevesinde mi sürdürmek zorundadır?

Arthur Schopenhauer: Bir Filozofun Huzurunda, Schopenhauer'in aşk, evlilik, toplum, akademi, arkadaşlık, tarih ve insanlığa dair fikirlerini tutkulu biçimde ortaya koyduğu söyleşilerden oluşuyor. Yolu; kendisine ve eserlerine karşı sürdürülen sessizlik politikasını bir komplo olarak değerlendiren, karşısındakilerin kişisel duygularına aldırış etmeyen, her şeye ve herkese karşı argüman üreten, hırslı, kibirli, sivri dilli fakat etten kemikten bir adamla kesişen bir dizi meslektaş ve çalışma arkadaşının gerçekleştirdiği söyleşilerden derlenen bu metin, okuyucuyu, radikal fikirlerini henüz tanıştığı kişilere söylemekten bir an olsun çekinmeyen düşünürle aynı masada karşı karşıya oturtuyor.

Eristik Diyalektik'te haklı çıkma sanatının inceliklerini ustalıkla öğreten Schopenhauer'in bunu nasıl icra ettiğine tanık olacaksınız.
112 syf.
·8/10
Felsefeye bir bilim olarak yaklaştığınızda onu özümseyemiyorsunuz ve ideasına ulaşamıyorsunuz doğal olarak ondan kendinizi çekip öksüz bırakıyorsunuz. Schopenhauer sizi felseye çay ısmarlatacak karşılıklı iki lafın belini kırdıracak, ' abi sen naptın ya ' diyecek ve felsefeye hasta olacaksınız.
Eğer hayat gerçekten güzel olsaydı, herkes büyük bir sevinçle uyanır ve hiç istemeyerek uyurdu; oysa durum bunun tam tersi.
'' Hayat gerçekten güzel olsaydı herkes büyük bir sevinçle uyanır ve hiç istemeyerek uyurdu;
oysa durum bunun tam tersidir...''

A. Schopenhauer
İnsandan değil ama yaşamdan nefret ediyorum.Ben kötümserim, insan düşmanı değilim; tersine, tüm nefretimi iyimserliğe adadım, çünkü iyimserlik mücadele edilecek kötülük olmadığına, erdemin başlangıcı olan çaba ve onun kutsanması olan özveri dışında herşeyin hoş görülebilir, meşru, gerekli olduğuna inandırarak insanı onursuzlaştırıp sinirlendirir.
Gürültüler bilginin yaşamının delgecidir. Atlar neden nallanır? Kentlerin dış duvarlarındaki gürültülü meslekler neden hoş görülür? Burada kol gücüyle çalışanların beyin gücüyle çalışanlara karşı bir komplosu söz konusudur. Bu bir kepazelik, bir barbarlık, gaddarca bir adaletsizliktir.
tüm sınırlamalar kişiyi mutlu kılar. görme, etki ve temas alanımız ne denli dar ise o denli mutlu oluruz; ne denli geniş ise o denli sıklıkla kendimizi azap içinde ya da ürkütülmüş duyumsarız. çünkü bu alanla birlikte kaygılar, istekler, ürkünç şeyler de çoğalır ve büyür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arthur Schopenhauer - Bir Filozofun Huzurunda
Alt başlık:
Söyleşiler, Porteler, Şiirler
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755707969
Çeviri:
Barış Tut
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
19. yüzyıl felsefesinin en üretken düşünürlerinden Arthur Schopenhauer; Kant idealizmi ve Doğu mistisizminden beslenerek geliştirdiği, irade gücü ve tasavvura dayanan düşünce sistemiyle, felsefe tarihinde edindiği o heybetli paydadan ve "seçkinci", "sezgici", "iradeci" gibi disiplinel tanımlamalarından mı ibarettir? Bir düşünür toplumsal normlarla birebir örtüşen, ideal bir profil çizmek ve yaşantısını bu kalıplar çerçevesinde mi sürdürmek zorundadır?

Arthur Schopenhauer: Bir Filozofun Huzurunda, Schopenhauer'in aşk, evlilik, toplum, akademi, arkadaşlık, tarih ve insanlığa dair fikirlerini tutkulu biçimde ortaya koyduğu söyleşilerden oluşuyor. Yolu; kendisine ve eserlerine karşı sürdürülen sessizlik politikasını bir komplo olarak değerlendiren, karşısındakilerin kişisel duygularına aldırış etmeyen, her şeye ve herkese karşı argüman üreten, hırslı, kibirli, sivri dilli fakat etten kemikten bir adamla kesişen bir dizi meslektaş ve çalışma arkadaşının gerçekleştirdiği söyleşilerden derlenen bu metin, okuyucuyu, radikal fikirlerini henüz tanıştığı kişilere söylemekten bir an olsun çekinmeyen düşünürle aynı masada karşı karşıya oturtuyor.

Eristik Diyalektik'te haklı çıkma sanatının inceliklerini ustalıkla öğreten Schopenhauer'in bunu nasıl icra ettiğine tanık olacaksınız.

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Semra küçükbiltekin
  • AÇetin
  • Efe SALİHOĞLU
  • Mehmet
  • Osmanay Tuncer
  • Gizem Umsu
  • erdalertan
  • Quidam
  • Emre
  • sulcus melancholia

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (2)
9
%8.3 (1)
8
%33.3 (4)
7
%16.7 (2)
6
%8.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%16.7 (2)