İhtiyarlarla birlikte bulunma alışkanlığını artık kaybetmişti. İnsanlarla birlikte bulunma alışkanlığı da kayboluyordu. Beni bile görmek istemediğini seziyordum. Kitaplarla yaşamanın dışında hiç bir ilgisi kalmamış gibiydi. ‘Romancılar için bulunmaz bir okuyucuyum Esat Ağabey,’ derdi. ‘Birinci sınıf okuyucu; hayır, daha ileri: lüks okuyucu. Kitaplarının böyle okunduğunu bilselerdi fakirler, kim bilir ne kadar sevinirlerdi. Durmadan yazarlardı; bir türlü ölemezlerdi.
“Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.“
Spoiler içerir.
Ruth. Yetim ve sahiplenilen bir kız çocuğu.
Erik. Ruth'a hayatı öğretmeye çalışan fakat bir süre sonra onu sevgilisi gibi gören öğretmen.
Jonas. Babasının eğitimine yardım etmek için eve getirdiği Ruth'a aşık olan Erik'in oğlu.
Klara-Bel. Evlendikten sonra hastalığı sebebiyle immobil kalan ve Erik'in Ruth'a karşı hisleri sonrasında Erik'ten ayrılan eşi.
Aslında her ne kadar kitabın ismi Ruth olsa da bence Erik ve onun davranışları, düşünceleri hikayenin ana konusu oluyor. Hikayede baskın karakter bence Erik.
Sürükleyici bir eser. Okunmalı bence.
Kıssadan hisse;
*Acıma, eğitim gibi duyguları aşkla karıştırmamak lazım. Herkesin anası babası öğretmeni var.
*Erkekler dikkatli olun. İşte ben dinimi öğretiyorum, hayatı gösteriyorum, sorunlarını çözmesine yardım ediyorum gibi duygularla genç kızların gönlünü çelmeyin. Yuvanıza sahip çıkın.
*Kadınlar sizde dikkatli olun. Özellikle yaşı sizden ileri olan, evli barklı erkeklere karşı gönlünüze sahip çıkın. Kimsenin yuvasına incir ağacı dikmeyin.
*Her sevgi makul değildir. Her şeyin bir usulü, adabı, yakışanı vardır.
Sevgiyle kitapla kalın...
Tuhaftır ki o zamanlar bu öfke Klara-Bel’i korkutmazdı, hatta ne kadar şaşırtıcı olsa da bu öfkeden hoşlanırdı bile. Bunun Erik’in sevgisiyle bağlantılı olduğunu öylesine net hissederdi. Umursamadığı bir insana karşı asla hiddetlenmezdi. Erik’in hükmedici doğasında, bir insana ilgi duyduğu zaman onu şekillendirme, yapılandırma, kendi istemine göre iz bırakma ihtiyacı doğardı. Sevgi ve sertlik onda bir aradaydı.