Mum

Vakar: Fazla konuşmaktan, ayıplamaktan, çokça işaret etmekten, gereksiz hareketlerde bulunmaktan çekinmek, az öfkelenmek, bir şey sorulduğu zaman dinlemek, cevap verirken duraklamak, süratten ve her şeye acele ile atılmaktan kendini tutmaktır. Hayâ da ağırbaşlılıktandır.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Mum

, bir kitap okudu
9/10
·110 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 22:10
·
2026 3. kitabı
Muhyiddin İbn Arabi
8.9/10 · 806 okunma
— Varlığına itikad edilen Allah, kulun zannına göre yapılan ilâhtır. Bu bir sıfattır ki: Kulun kendiliğinden yaptığı bir ilâh olup övgülerini de ona göre yapar; Hakk’ı kendi dar çerçevesine sokmuş olur. Bu sebepten kendi itikadına uymayan kimsenin itikadını kötüler. Sebep: Hakk’ın arzusuna değil, kendi zannına uymayışıdır. Eğer insafı olsaydı böyle yapmazdı. O kul, böyle yapmakla kendine özel bir mabud yapmış olur ve kendine uymayan herkesi kötüler; çünkü cahildir. Şayet Bağdadlı Cüneyd’in —Allah ona rahmet eylesin— dediği: — Suyun rengi kabının rengidir. Cümlesindeki manayı anlamış olsaydı; hiç kimse ile çekişme yolunu tutmazdı. Her itikad sahibine, itikadını teslim eden bir irfan sahibi olurdu. Hak Taâlâ’nın her surette tecellisini görür ve bilirdi.
Bir hadis i şerifte beyan buyrulduğu gibi en ince konuyu dahi hatıra getiren kimse, aynı incelikle sorguya çekilir.
–Hakka zulüm isnadından nasıl kurtuldun? –Hakkın mülkünde zatından başkasını bırakmadım. Cümle mülk, Onun olduğuna göre, zulmü kime yapar?.. Herkes mülkünü arzu ettiği gibi kullanır.