"Okulsuz eğitimi" değil "kendini eğitimi" anlatan bir kitap. 200 yıllık sistemin düzelmesini bekleyecek vakit kimse için yok ve sosyolojik nedenlerle okuldan bağımsız bir toplum düşünemiyoruz. Ama başta neyi yanlış yaptığımızı, bu düzenin öğrenme metodumuza nasıl zarar verdiğini, nasıl yeniden her şeyi öğrenebilen bir akla kavuşabileceğimizi keşfedebiliriz. Bilim, bireysellikten yana ve ortalama biri gibi öğrenmek için hayat çok kısa. Bugünden başlayarak kendini eğitmenin adımlarını atabilir, sistemin etkilerini geri alabilir, kendi kendine öğrenmenin keyfini ve hayata getireceği avantajları yaşayabiliriz.
The SistemAbdullah Reha Nazlı · Kamer Yayınları · 2018206 okunma
Oliver Sacks, yıllar boyunca karşılaştığı ilginç vakalarını bu kitabıyla dünyaya duyurmuştur. Vakalar anı niteliğindedir ve bu açıdan herkes için ilginç bir kitap olabilir.
Yine de Oliver Sacks'ın döneminde çaresi yok gibi görünen bu ilginç hastalıklar sonradan bilim ilerledikçe açıklanmaya başlamıştır. Son 20 yıldaki müthiş gelişmeler, bu sorunların bazılarının nedenlerini anlama imkanı doğurdu.
Bu kitabı okuyup keyif alan herkesin, zorlansa bile mutlaka Ramachandran'ın "Beyindeki Hayaletler" kitabını okuyarak, Oliver Sacks'ın sahip olmadığı imkanlar nedeniyle açıklayamadığı nörolojik konuların derinlemesine açıklamasını görmelerini tavsiye ederim.
Herkes için bir kitap değil ancak beyinle ilgili hala net bir tanımı yapılamamış ''bilinç'' ile ilgili bir şeyler okumak isteyenler için önemli bir özet. Bu kitapta da bilince bir isim koymanın tüm yolları inceleniyor ve tüm gidişatlar tek tek yıkılıyor.
BilinçSusan Blackmore · İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları · 201934 okunma
Herkes için evrimsel psikoloji! Hangi genlerin sonraki nesle aktarıldığı karakterimizi, içgüdülerimizi, duygularımızı, kültürümüzü, mutluluğumuzu ve etrafımızda gördüğümüz neredeyse her şeyi şekillendiriyor. Buna rağmen, bu önemli konu olmadan değerlendirmeler yapıyor; neden bazı şeylere yaktın olduğumuzu, nasıl bazı korkulara doğmadan sahip olduğumuzu, neden sürekli mutlu olamadığımızı, insan ilişkilerimizi genlerimizin yönettiğini, sağlığımızı beynimizin bozduğunu bilmiyoruz. Tek bir konu etrafında dünyanın en önemli konularını anlamak için; Yanılgının İcadı, evrimsel psikolojiyi olabildiğince basit bir şekilde aktarmak için yazıldı.
Yanılgının İcadıAbdullah Reha Nazlı · Nazlı Kitap · 2020529 okunma
Büyük filozof Kant’ın yüzlerce yıl önce oturttuğu temel yokmuşçasına inşa edilmiş bugünkü sisteme baktığımızda utanç duyabiliriz. Kant, antropoloji ve nöroloji insan beyninin esas yoğunlaştığı kısımları çözmeden önce bile fıtratımızı düşünerek çözmüş ve toplumda gerekli olan eğitim sistemini belirlemiştir.
Eğitim önce nesillerin tecrübesini bir sonraki nesle aktarmak için başlar. Doğada hayatta kalma ile bağını koparan insanlık toplum içinde hayatta kalmak için bir önceki nesilden tecrübeyi devralmalıdır. Çocuk aklı ile hatalara düşmemesi için, belirli bir yaşa kadar disiplin içinde olmalı ve bu disiplin içinde dahi kendi aklını kullanmalıdır. Kendisini korumak için uygulanan disiplin içerisinde hem oyun saatinde eğlenerek fıtratını keşfeder, hem çalışma saati aracılığıyla insan ruhunun çalışma ihtiyacını öğrenir ve tadar. Bunlar sonrası artık doğumla birlikte almadığımız bilgi nedeniyle hayvanlardan eksiğimiz tamamlanmış olur ve insan olarak toplumda hayatta kalabilir hale geliriz. Şimdi sıra hayatı yaşamaktır. Öncelikle ahlaki eğitim ve vicdan gelir. Başımızdaki büyük belalar, atom bombası yapacak teknolojiyi kullandığı halde insanlığı düşünmeyen iyi eğitim sahibi kişiler nedeniyledir.
Kant’ın eğitim sisteminde öğretime hala sıra gelmemiştir. Öncelikle eğitim sistemi kişiye özel fıtratı ve yetenekleri açığa çıkarmalıdır. Böylelikle beyin gereksiz bilgileri alma yerine sadece keyif alacağı ve ihtiyaç duyacağı bilgilere odaklanabilir. Gereksiz bilgi olmayışı düşüncenin de önünü açar. Kendi aklını kullanan bir fert olarak özgür bir yaşam sürecektir. Kant’ta bilgi anlayışı hep özgürleştiricidir ve hayata dönük özgürleştirici bilgiye ‘pratik’ denir. İnsan edineceği bilgiyi seçme ve üzerine düşünüp uygulama yetisini öyle bir kazanmalıdır ki, ömür boyu her koşulda