Elif

Ama ne yapalım ki, doğru söyleyeni dokuz köyden kovuyorlar. Ve hakikatler, kolay kolay hazmedilmiyor. Atı alan Üsküdar'ı geçtikten sonra, dostu düşmanı seçmek, Hanya'yı Konya'yı anlamak para etmez. Markopaşa, (19), 28 Nisan 1947
Reklam
"...Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim"
Sayfa 37 - Iletisim yayınları·Kitabı okudu
Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplardı.
Sayfa 39 - İletişim·Kitabı okudu
"Bu ülkenin bütün ırklarını, tek ırk, tek kalp, tek insan haline getiren İslâmiyet olmuş. Biyolojik bir vahdet değil bu. Ne kanla ilgisi var, ne kafatasıyla. Vahdetlerin en büyüğü, en mukaddesi. İster siyah derili, ister sarı... İnananlar kardeştir. Aynı şeyleri sevmek, aynı şeyler için yaşamak ve ölmek. Türk’ü, Arap’ı, Arnavut’u düğüne koşar gibi gazaya koşturan bir inanç; gazaya, yani irşâda. Altı yüzyıl beraber ağlayıp, beraber gülmek. Sonra bu muhteşem rüyayı korkunç bir kâbusa kalbeden meşûm bir salgın: maddecilik. Tarihin dışına çıkan Anadolu, tarihin ve hayatın. Heyhat, bu çöküşte kıyametlerin ihtişamı da yok, şiirsiz ve şikayetsiz."
Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını "yaşanmaz"laştıranlardır.
Sayfa 97·Kitabı okudu