İrem Seda Eynallı

İrem Seda Eynallı
@remligo

İrem Seda Eynallı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
24 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 11:24
·
2026 12. kitabı
Maggie O'Farrell
7.9/10 · 2.980 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·112 syf.··
2026 11. kitabı
Seray Şahiner ilginç bir kadın. “Ülker Abla” sayesinde heves ile başladığım “Kul” kitabı aynı etkiyi bırakmayınca ufak bir hayal kırıklığı yaşamıştım ancak “Antabus” umutlarımı yeşertti, bahçemde çiçekler açtırdı resmen. “Ne abarttın sen de” demeyin çünkü Seray Şahiner benim için bir keşif ve bu keşfin verdiği haz tarif edilemez:) Şimdi çok uzatmadan incelememe geçiyorum. Seray Sahiner, çağdaş Türk edebiyatında özellikle alt ve alt orta sınıf kadınların görünmeyen hayatlarını odağa alan güçlü kalemlerden. Karakterler ise birbirinin tamamlayıcısı. Mesela Ülker Abla’yı göreceksiniz burada. Rastladığımda yüzümde hafif bir tebessüm oluşturan o detay, çok sevdim Ülker Abla’yı ne yapayım :) Ülker Abla ve Antabus tematik olarak birbirini tamamlayan hatta aynı evrenin farklı odalarından seslenen iki roman gibi. Her ikisi de kadınların ekonomik, duygusal ve toplumsal kuşatılmışlığını anlatıyor. Yani aslında ortak yaşamları, dertleri ve problemleri var. Ülker Abla, mahalle arasında yaşayan, hayalleri ile gerçekliği arasına sıkışmış bir kadının hikayesini anlatırken gündelik hayatın küçük ayrıntılarından büyük bir toplumsal tablo kuruyor. Ülker’in dünyasında yoksulluk, hayal kırıklığı ve erkek egemen düzen neredeyse olağan. Antabus romanında ise bu atmosfer daha karanlık bir noktaya taşınıyor. Bu kez merkezde alkol bağımlısı bir erkekle evli bir kadın var. Antabus adlı ilaç, yalnızca alkolle mücadeleyi değil, bağımlılık ve inkar döngüsünü simgeliyor aslında. Ancak asıl mesele, erkeğin bağımlılığı kadar kadının çaresizliğe mahkum edilişi. Ülker’de gördüğümüz kırılgan umut, Antabus’ta yerini daha sert bir yüzleşmeye bırakıyor. Her iki romanda da kadın karakterler, ekonomik olarak güçsüz. Çalışsalar bile bağımsız değiller, kazançları onları özgürleştirmiyor erkek kişileri
AntabusSeray Şahiner · Doğan Kitap · 20255,3bin okunma

İrem Seda Eynallı

, bir kitap okudu
6/10
·448 syf.··
27 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 21:09
·
2026 7. kitabı
Gabriel Garcia Marquez
7.6/10 · 11,2bin okunma
6/10
·448 syf.··
2026 7. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 21:09
Sonunda bitti, gerçekten. Kitapta uzunca bir süre Kolera günlerinde yaşanan o aşkı bekliyorsunuz. Kolera günleri geliyor tabii de beraberinde gelen şey “Aşk mı obsesyon mu?” Marquez tam bu noktayı gri bırakıyor. Florentino’nun yaşadığı şeyin aşk mı yoksa takıntı mı olduğu sorusuna net bir “aşk” demek bana zor geliyor. Çünkü Florentino sevdiği kadını gerçekten tanımaktan çok, onu kafasında dondurulmuş bir imge olarak seviyor. Fermina’nın değişmesine, olgunlaşmasına, hatta onu açıkça reddetmesine rağmen duygusu dönüşmüyor; aksine daha da katılaşıyor. Bu romantik bir sadakatten çok, zamanla beslenen bir obsesyon bence. Bir başka önemli nokta: Florentino’nun “sadakati” oldukça çelişkili. Yüzlerce ilişki yaşarken kendini hala Fermina’ya adanmış sayması, aşkı etik bir bağdan ziyade kendini haklı çıkaran bir anlatıya dönüştürüyor. Yani aşkı sevilen kişinin iyiliğinden çok kendi varoluşunu ayakta tutan bir anlam sistemi olarak kullanıyor. Buna karşılık Marquez’in çok bilinçli bir şekilde gri alanı koruduğunu da düşünüyorum. Florentino’nun takıntısı, roman boyunca ödüllendiriliyor gibi görünse de, yazar bunu pürüzsüz bir zafer olarak sunmuyor. Aksine okuru rahatsız ediyor: “Bu kadar beklemek erdem mi, yoksa vazgeçememek mi?” diye sorduruyor. Benim kişisel yorumum şu: Florentino’nun yaşadığı şey aşk olarak başlayıp, zamanla takıntıya dönüşmüş bir duygu. Aşkın sevilen kişiye alan tanıması gerekirken, Florentino’nunki zamanı askıya alıp Fermina’yı geçmişte sabitleyen bir duyguya evriliyor. Bu yüzden onu romantik bir kahramandan çok, kendi duygusuna sadık kalmış ama karşısındakini yeterince özgür bırakmamış bir karakter olarak görüyorum. Ek olarak bu adam tacizci arkadaşlar. Ben Florentino’nun davranışlarının en azından açık biçimde istismarcı olduğunu düşünüyorum. Özellikle de
Edebiyat
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202011,2bin okunma