__Özkan Öze'nin okuduğum ilk kitabı değildi Büyük Karanlığın Sırrı. Fakat uzunca olmuştu çocuk kitabı okumayalı, özlemişim. Bu özlemi çocuğumuz için aldığımız bu seriyi öncesinde kendim okusam fikri ile dindirmiş oldum.
Kitap öyle dolu doluydu ki bir çocuk kitabından bu kadar çok bilgi edinilebileceğini tahmin edemiyor bile insan.
Gece gök neden karanlık? Güneş tam olarak nedir? Ay'ın
üstündeki o oval çukurlar nasıl oluşmuş? Dünya'nın üstündeki koruyucu katmanlar ne işe yarar? Ozon tabakası delindi mi?
Renkler nasıl meydana geldi? Neden diğer gezegenler değil
de Dünya'dayız? Piknik yapmak için en uygun gezegen hangisi? Bulutlar pamuk mudur? Yağmur damlaları
nasıl oluşur? Bu döngünün dengesi nereden peki? Rüzgarın
da güzellikleri var, fark ettiniz mi? Evet, tüm bu sorulara
yazar akıcı bir dille cevap verirken
size epey bir şey de katıyor. Bu sorulara izahat vermeden önce konuyla ilgili bir ayete yer veriyor ve Kur'an'ın yüzyıllar önce bizlere anlattığı mucizevi gerçekleri çook uzun yıllar sonra insanoğlunun keşfettiğini(!) anlatıyor. Kur'an'ı Kerim'den ayetlerin bu şekilde izah edilmesi derin bir tefekkür duygusu da oluşturuyor.
Kalemi daim olsun diye temenni de bulunuyoruz. Siz yazın çocuklarımız okusun biz okuyalım. Yeni nesil için büyük bir şanssınız Sevgili Özkan Öze #y:3774__
Eğlenceli sürükleyici fantastik roman sevenler icin ideal bir kitap sürükleyici olması kısa sürede bitirmem için 10 verirmisin derseniz zevkler renkler tartışılmaz
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,4bin okunma
Bütün renkler çok güzeldir. Mesela beyaz bir renk değil siya da bir renk değil ama gri bir renk. Aslında onların bir önemi yok. Renk olmasa bile .. . Renk olsa bile. .. önemli olan özgün olmak yani kendine benzemek, kendin olmak. Başka birisine benzemeye gerek yok.
Bu çizgi roman Supergirl’ü klasik “Superman’in kuzeni” rolünden çıkarıp daha raw / gritty bir tona taşıyor. Hikâye kosmik bir yolculuk gibi ilerliyor ama aslında merkezinde karakterlerin yaşadığı emotional weight var.
Supergirl burada daha lonely, daha sert ama aynı zamanda daha insani bir noktada duruyor. Büyük olaylardan çok, seçimlerin ve travmaların etkisini hissediyorsun.
Çizimler ise ciddi anlamda üst seviye. Bilquis Evely’nin artwork’ü hem detaylı hem de cinematic bir his veriyor; özellikle space sahneleri ve karakter yüz ifadeleri çok güçlü. Renkler de atmosferi baya iyi taşıyor, tam anlamıyla visual storytelling örneği.
Genel olarak: kısa ama yoğun, hem writing hem de art açısından “DC’nin modern klasiklerinden biri” hissini veren bir seri.
Hayatın bize gönderdiği işaretleri gerçekten doğru okuyabiliyor muyuz?
Sayılar sadece matematiğin, renkler ise yalnızca görselliğin bir parçası mı; yoksa her birinin ardında daha derin anlamlar mı saklı?
Şebnem Ekşib'in Kadim Bilgilerin Işığında:
Sayıların ve Renklerin Sırlı Dili adlı eseri, okuyucusunu kadim öğretilerin izinde spiritüel bir keşfe davet ediyor.
Yazar, sayıların ve renklerin insan yaşamındaki sembolik ve enerjisel karşılıklarını ele alırken, farkındalık, bilinçaltı, ruhsal gelişim ve kişisel dönüşüm gibi konulara da değiniyor.
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, okuyucuyu hazır cevaplarla buluşturmak yerine düşünmeye ve sorgulamaya teşvik etmesi.
Okudukça günlük hayatta sıkça karşılaştığımız sayıların, bizi etkileyen renklerin ve tesadüf olarak değerlendirdiğimiz bazı olayların anlamlarını yeniden düşünmeye başlıyorsunuz.
Elbette kitapta yer alan spiritüel yaklaşımlar her okur için aynı derecede ikna edici olmayabilir.
Ancak eser, farklı bakış açıları sunarak kişinin hem kendisiyle hem de çevresiyle kurduğu ilişkiye yeni bir perspektiften yaklaşmasına olanak tanıyor.
Benim için bu kitap, sayıların ve renklerin gizemini çözmekten çok; farkındalık kazanmayı, iç dünyaya yönelmeyi ve hayatın detaylarında saklı olabilecek anlamları keşfetmeyi hatırlatan bir okuma deneyimi oldu.
Peki siz, hayatınızda bazı sayıların ya da renklerin özel bir anlam taşıdığına inanıyor musunuz?
Okuyacağınız kitap yorumu biraz spoiler/ipucu içerebilir.
Nerden başlamalı kitabın düz anlatımına takılıp sadece eşcinsellik üzerine mi gitmeli yoksa , güzellik/çirkinlik, gerçek kimlik/maske ,gençlik/yaşlılık, yasak olan ve aşk üzerinden mi anlatmalı? İntikamı için başkasını kullanmak ; gücün ve paranın iktidarının güzellik karşısında çaresizliği...
Velhasıl 26 yaş için olgun ve hacimli bir roman, diğer kitaplarında farklı. Mişima duygusallığı sanki bu eserde daha soğuk ve mesafeli. Konu itibari ile de olabilir.
Yalanlar,gizli ilişkiler,ortak amaç (!) için göz yumulan haller.
Güzellik nasıl bir silaha evrilir, nasıl kullanılır?
Ana karakter Yuichi mi gerçekten yoksa yaşlı yazar mı?
Sürprizlerle dolu ama bence fazla uzatılmış gibi. Diyeceksiniz ki yukarıda da olgun demişsin; öyle. O yaşa göre olgun ama okura göre fazla uzun ( ez azından bana göre)
Neresinden bakmak isterseniz öyle ...
Mişimanın romanlarında ölüm hep var ; ölüm bir tören gibi... Sonraki yıllarda hayatına son vermesi de acaba bu duygunun yansıması mı?
İnsan var olmak için özünden feragat etmeli mi? Başkasının , toplumun dikte ettiği yaşamı mı sürmeli. Ahlak,cinsellik neye göre kime göre doğru...
Sorular çok...