Kristin Hannah'nın "Gerçek Renkler" romanı, her biri kendi içsel çatışmalarıyla yoğrulmuş üç kız kardeşin; sorumluluk sahibi Winona, güzelliğiyle göz kamaştıran Aurora ve özgür ruhlu Vivi Ann karmaşık bağlarını ele alan, derin ve dokunaklı bir aile dramasıdır. Annelerinin kaybı ve mesafeli bir babanın gölgesinde büyüyen üç kız kardeşin, kasabaya gelen karizmatik ama tekinsiz bir yabancı olan Noah'nın hayatlarına girmesiyle altüst olur; zira Vivi Ann'in Noah'ya aşık olması, zaten kıskançlık ve rekabetle sınanan kardeşlik bağlarında büyük çatlaklar oluşturur. Kasabada işlenen korkunç bir cinayetin ardından Noah'nın baş şüpheli olarak tutuklanmasıyla kitap daha da derinleşiyor. Karakterlerin sadakat, ihanet, affetme ve gerçek sevginin ne anlama geldiğini sorguladığı, sırlar ve fedakarlıklarla dolu yirmi yıllık sarsıcı yüzleşmeyle, insanın en karanlık ve en parlak gerçek renklerini gözler önüne seren muazzam bir kitap.
Kendisi de bir cerrah olan Shlain,bu kitapta sanat tarihçiliği yapmaktan ziyade,modern nörobilim ve evrimsel biyoloji bulgularını kullanarak da Vinci’nin nörolojik yapısının haritasını çıkarmaya çalışıyor.Shlain’in ana argümanı,insan beyninin evrimsel sürecinde sol yarım kürenin (analitik,dilsel,doğrusal) baskın hale geldiği ve bu durumun insanlığı "sağ yarım kürenin" (bütüncül, sanatsal,sezgisel) yeteneklerinden biraz uzaklaştırdığı yönündedir.Yazar,Leonardo da Vinci'yi insanlık tarihinin en büyük "bütünleşmiş beyin" örneği olarak sunar.
Da Vinci; sol beynin getirdiği mekanik, geometrik ve analitik keskinlik ile sağ beynin getirdiği estetik,mekânsal ve örüntü tanıma yeteneğini eşi benzeri görülmemiş bir dengede kullanabilmiştir.Shlain buna "bütüncül beyin" adını verir.Bir cerrah gözüyle Shlain,Leonardo’nun hayatta kalan not defterlerini (kodekslerini) ve davranışsal özelliklerini inceler.Ortaya şu ilginç nörolojik tabloyu koyar:Solaklık ve Tersten Yazma: Leonardo solaktı ve notlarını ayna simetrisinde (sağdan sola) yazıyordu. Shlain, bunun beynindeki dil merkezlerinin alışılagelmişin dışında (belki de sağ yarım kürede veya her iki tarafta birden) konumlandığının bir işareti olduğunu savunur.Sinestezi: Leonardo’nun kelimeler, renkler ve sesler arasında sıra dışı bağlantılar kurduğunu, bunun da beynindeki farklı duyusal alanların yoğun bir çapraz iletişim içinde olmasından kaynaklandığını öne sürer.Dikkat Dağınıklığı ve Odaklanma: Eserlerini sık sık yarım bırakması, daldan dala atlaması modern psikiyatride DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) olarak yorumlanabilecekken, Shlain bunu beynin her an her şeyi tarayan hiper-aktif sağ lobunun sol loba baskın gelmesiyle açıklar.Leonardo'nun Beyni,yaratıcılığın ve dehanın biyolojik kökenlerini merak eden herkes
Ya hayatın sana verdiği işaretleri bugüne kadar yanlış okuyorsan?
Sayılar gerçekten sadece sayılardan, renkler de sadece renklerden mi ibaret?
"Kadim Bilgilerin Işığında: Sayıların ve Renklerin Sırlı Dili" tam da bu sorunun peşinden gidiyor. Kitap boyunca sayıların ve renklerin günlük hayatta gördüğümüzden daha fazla anlam taşıyıp taşımadığı üzerine düşündüm.
Yazar, kadim öğretilerden yola çıkarak bazı bilgilerin zamanla unutulduğunu, bazılarının ise yeniden hatırlanmayı beklediğini anlatıyor. Özellikle sayıların ve renklerin birer sembolik dil olarak ele alınması kitabın en dikkat çekici yönlerinden biriydi.
Okurken zaman zaman kendimi çevremdeki ayrıntılara farklı gözle bakarken buldum. Sürekli karşılaştığımız sayıların, bizi etkileyen renklerin ya da tesadüf sandığımız bazı şeylerin ardında gerçekten daha derin anlamlar olabilir mi diye düşünmeden edemedim.
Elbette kitapta yer alan bazı spiritüel yaklaşımlar herkes için aynı ölçüde ikna edici olmayabilir. Ama bence kitabın asıl gücü, okuyucuya kesin cevaplar vermesinden çok yeni sorular sordurmasında yatıyor.
__Özkan Öze'nin okuduğum ilk kitabı değildi Büyük Karanlığın Sırrı. Fakat uzunca olmuştu çocuk kitabı okumayalı, özlemişim. Bu özlemi çocuğumuz için aldığımız bu seriyi öncesinde kendim okusam fikri ile dindirmiş oldum.
Kitap öyle dolu doluydu ki bir çocuk kitabından bu kadar çok bilgi edinilebileceğini tahmin edemiyor bile insan.
Gece gök neden karanlık? Güneş tam olarak nedir? Ay'ın
üstündeki o oval çukurlar nasıl oluşmuş? Dünya'nın üstündeki koruyucu katmanlar ne işe yarar? Ozon tabakası delindi mi?
Renkler nasıl meydana geldi? Neden diğer gezegenler değil
de Dünya'dayız? Piknik yapmak için en uygun gezegen hangisi? Bulutlar pamuk mudur? Yağmur damlaları
nasıl oluşur? Bu döngünün dengesi nereden peki? Rüzgarın
da güzellikleri var, fark ettiniz mi? Evet, tüm bu sorulara
yazar akıcı bir dille cevap verirken
size epey bir şey de katıyor. Bu sorulara izahat vermeden önce konuyla ilgili bir ayete yer veriyor ve Kur'an'ın yüzyıllar önce bizlere anlattığı mucizevi gerçekleri çook uzun yıllar sonra insanoğlunun keşfettiğini(!) anlatıyor. Kur'an'ı Kerim'den ayetlerin bu şekilde izah edilmesi derin bir tefekkür duygusu da oluşturuyor.
Kalemi daim olsun diye temenni de bulunuyoruz. Siz yazın çocuklarımız okusun biz okuyalım. Yeni nesil için büyük bir şanssınız Sevgili Özkan Öze #y:3774__
Eğlenceli sürükleyici fantastik roman sevenler icin ideal bir kitap sürükleyici olması kısa sürede bitirmem için 10 verirmisin derseniz zevkler renkler tartışılmaz
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,4bin okunma
Bütün renkler çok güzeldir. Mesela beyaz bir renk değil siya da bir renk değil ama gri bir renk. Aslında onların bir önemi yok. Renk olmasa bile .. . Renk olsa bile. .. önemli olan özgün olmak yani kendine benzemek, kendin olmak. Başka birisine benzemeye gerek yok.