Puan vermedi·416 syf.··
2026 28. kitabı
#kitapyorumu Birce ve henüz yeni tanıştığı arkadaşları yurtta çıkan bir sorun yüzünden kiraya verilen bir eve taşınmak zorunda kalmıştır. Birbirlerinden tamamen farklı kişilere sahip olsalar da bir arada kalmayı başarmış ve birbirlerine destek olmuşlardır. Birce ve alt komşularından biri olan Barış iki zıt karakter olmalarına rağmen çok iyi vakit geçiren iki arkadaş oldular. Ben bu ikilinin daha sonra ne olacağını merak ettim. O kadar komik ilişkileri var ki okurken çoğunlukla güldüm. Özellikle Barış'ın dinazorlara olan ilgisini çok sevdim. Kitap çok akıcıydı. Okurken çok keyifle okuduğum kitaplardan biri oldu. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Betül Güçlü'nün kalemiyle tanıştınız mı? Yazarın kitapları hakkında ne düşünüyorsunuz. @betullguclu & Gülseren Alkan Çok renkli bir yüzün var. Çok...dağınık. Dağınık şeylerden hoşlanmam. Onları toparlamak, bir düzene sokmak isterim. Tanıştığımıza sana bakarken sürekli bunu düşündüm ama artık onlar dağınık beneklerden ibaret değil, onlar senin. Yüzündeki çillerde senin gibi renkliler. Ben de hiçbir renk yok. Bu yüzden senin böyle olmanı seviyorum. Bence esas güç iyi arkadaşlara sahip olmaktır. #booktropes Arkadaşlık Aşk Üniversite Hayatı Dinozor Koleksiyonu Balkabağı ve Tarçın Betül Güçlü
1000Kitap
Balkabağı ve TarçınBetül Güçlü · Ren Kitap · 20221,540 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2025 8. kitabı
✿ (SPOILER İÇERİR) ✿ İlginç bir önsözle başladı. Bir okuyucuyu kitabın sonuna gelmeyi isteyecek ve olayların nasıl geliştiğini merak ettirecek bir önsözle. Sonra yıllar öncesine dönerek olayların nasıl başladığını ve geliştiğini anlatmaya başladı. Bataklık kavramı ilginç bir şekilde tanımlanmış. Bataklığa bir övgü var. Saklayan, gözleyen, yaşatan, yaratan. Okurken Kya'yı ve yaşadıklarını çok derinde hissediyorsunuz. Mahkeme kararı açıklanırken oradaki herkesle birlikte nefesimi tuttum ve kalp atışlarım hızlandı, sonuca hızlıca göz gezdirmemek ve anı yaşamak için kendimi zor tuttum. Mahkemede Kya'nın avukatı Tom'un sözleri çok anlamlı ve aslında kitabın vurucu kısmıydı. İnsanların Kya'ya sahip çıkmadıktan ve kendilerinden uzaklaştırdıktan sonra Kya'yı onlardan farklı olmakla suçlayarak onu bataklık çöpü, iğrenilesi bir şey olarak nitelendirmelerindeki ikiyüzlülük , Kya'nın toplumda kabul edilmemesinin ona verdiği acı, aynı zamanda o dönemde dışlanan ve hatta "renkliler" adı verilerek toplumdan ayrıştırılan insanların yaşadıkları ırkçılığa güzel bir göndermeydi. Amanda Hill'in aslında Kya olduğu bilgisi çok ani oldu ve sindiremedim açıkçası. Kitapta onun olarak geçen şiirleri hatırlamadığım ve geri de bulamadığım için bağlantıyı çok kuramadım ben. (ara vererek okuduğum bir kitaptı bu yüzden de hatırlamamış olabilirim) Kya'nın Zıpzıp'ı babası olarak sayması, annesinin Tate ve Kya'yı çizdiği tabloda ikisinin arasındaki bağın sembolü ve şu an hatırlamadığım küçük olarak nitelendirilebilecek bir sürü detay. Hepsi anlamlı ve çok güzeldi. Sonu ise tam bir ters köşeydi. En başından beri bataklığın her türlü sırra sahip olması ve onu korumasına gönderme yapan kitapta "Bataklık Kızı" nın sırrının (aka Chase Andrews cinayeti) ebediyete kadar saklı kalması güzel bir
Kya'nın Şarkı Söylediği YerDelia Owens · Salon Yayınları · 20253,789 okunma
Reklam
8/10
·177 syf.··
2025 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2025 23:34
Kumarbaz kitabındaki karakterler farklı milletlerden ve çok renkliler. Birbirleriyle olan ilişkileri ve diyalogları okurken keyif aldım. Herkesin derdi ve beklentisi başka. Hikaye; aşk, para ve kumar üçgeninde geçiyor. Parası olup aptal olandan, parası olmayıp aptal olandan, aptal olandan ve her şeyi olandan tutun herkes var. Kumar batağınında çok güzel anlatmış ama bir sürü hikaye var gibi. Bence baya güzeldi. Büyükanne karakterini okurken iki yerde kahkaha attım. Baya iyi çar.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,6bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 20:40
"Gri Hanım'ı ölene dek seyredip yorumlamak istedigim kişisel tablom hâline getirmiştim. Sanat eseri gibiydi ve paha biçilemezdi. Ve garip olan, bunun farkında olmamasıydı." Herkese selamlar Bugun kalemiyle ilk kez tanistigim ve kesinlikle anlatim tarzını çok beğendiğim yazar @fatmasamata nin #veylkötülerinşehri serisinin ilk kitabının yorumu ile geldim. Tam olarak #distopya diyemem ama bahsi geçen hikayenin bütünlüğü ele alındığında böyle tanımlanır mi bilmiyorum ama yarı #distopik bir kurguydu diyebilirim. Konu oldukça ilgi çekiciydi ve düşünce tarzı çok hoşuma gitti. Ustelik nefretten aşka temasi da sonuna kadar hikayeye yedirilmisti ki öyle hemen oldu bittiye gelince sevmem, bu tam ayarindaydi. Sayfalar su gibi akıp gitti. #kitap ana karakter Yekta'nin başına gelen olaylar sonrasında yasananlari anlatıyordu. Karakter anlatimi ile suregelen hikayede Kunter'in yalnizca 2 bölüm anlatimi vardı. Daha fazlası olsun isterdim. Cunku Kunter cidden harika bir karakterdi. Ağzı çok iyi laf yapan, şeytan tüyü bulunan biriydiYekta'yi da sevdim ama biraz beni yordu. Azıcık gülsen şu adama ne olurdu sanki? Yalandan bir gulumseme dahi olsa yeterdi ona, gözünün içine baktı garibim o kadar Tabi bir de o sonu yok mu?, bu Gülüş artık ne yapsin, nasil beklesin Türkiye'de mahkumlar için bir ada sehri oluşturulmus ve tüm suçlular oraya yerleştirilmeye başlanmıştır. Adada her suc icin ayri renkler ve bölgeler tanimlanmistir ki kimse kimsenin bolgesine gecmemektedir. Ustelik bu bolgelerin bir de #öncü adi verilen yetkilileri ve onlara yardimci olan #yancı lar vardir. Ayrica her bolgede herkes kendi sucu dahilinde suc islemeye devam edebilir ve hatta ol durebilirde. Kimsenin kimseye karismadigi, birbirlerini yesinler mantiginda olan bir yerdir aslinda. Yekta ise birini ol durup oraya
Veyl - Kötülerin ŞehriFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025497 okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 19:39
Elle Kennedy Miras "Ruh eşini bulduysan, oyunu çoktan kazanmışsın demektir." #offcampus serisinin beşinci kitabıyla herkese yeniden merhaba. Serinin önceki kitaplarını eski baskılarıyla okumuştum. Ama yeni baskıların kapaklarını çok sevdim. Daha bir güzel ve renkliler ve en azından kitapları istediğim yerde okuyabildim. Diğer kapaklar biraz sıkıntılıydı açıkçası. En azından benim bulunduğum çevrede kılıfla falan okumanız gerekiyordu. Yeri gelmişken söyleyeyim yetişkin ögeler çokça geçiyor kitapta bunu bilipte okuyun, sizi uyarayım. Aslında serinin son vuruşu olmuş bu kitap. Kitap içeriğinden bahsedecek olursam emin olun diğer kitapları okumadığınız için yorumum ve konu havada kalacak. Tek söyleyebildiğim #offcampus ekibini her zaman bir sürpriz bekliyor. İyisi ile kötüsüyle hayat ile mücadeleye devam ediyorlar. Ama birlikleri ve güçleri hiç azalmıyor. Aksine büyüyor ve gelişiyor. Bu tarz kitaplara okuyamama durumlarında başvuruyorum. Akıcı konusu ve kolay okunur haliyle beni kendime getiriyor. Eğer türü seviyor ya da yazarın kalemini seviyorsanız seriyle tanışın isterim. Yayinevinin kitaplarını okudunuz mu, tavsiyeleriniz neler? Yazarın kalemiyle tanıştınız mı? Okuyan kadinlar kulubu
1000Kitap
MirasElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 2022645 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2024 88. kitabı
“Bütün bir ırkın şeytanlaştırılması gibi anlamsız bir şeyin, toplumun en narin üyesinin - bir çocuğun - ve en savunmasız olanının, yani bir kız çocuğunun içinde nasıl kök saldığına odaklandım.” diyor Toni Morrison sonsözde. Okurun, acımanın konforuna düşmeden, ayrımcılık belasında kendi payını sorgulamasına aracılık etmeyi hedeflediğini ama bunu pek başaramadığına inandığına yazıyor. Ben bu kısımda ona pek katılmıyorum. Tam tersine Morrison hedeflediği şeyi şüpheye mahal vermeyecek şekilde çok aleni yapıyor, ancak şiddet kültürünün ateşine bizzat odun atanlar anlamazdan gelebilirler, o kadar aleni. Hatta belki bu yönüyle teknik olarak daha iyisini yapabilseydim, dediği noktada biraz katılabilirim ona, ama ilk romanı bu, yazmıştır sonra, okuyacağım. Roman, Pecola’nın özbabasından hamile kaldığını öğrenmemizle başlıyor. 1941 yılındayız, ABD savaşa girecek, topraktan hiç kadife çiçeği çıkmıyor… Ana izleğimiz ırkçılık, yoksulluk ve güzellik kavramı da var yanında. Pecola’nın başına gelen felaket değil mesele, o bir sonuç. Claudia ile Frieda’yı da analım, unutmak istemem onları. Bebekleri parçalara ayırıp nedenleri sorgulayan Claudia, şefkatli Frieda. Siyahlar, en siyahlar; zenciler, beyazlar, açık renkliler, fakirler, kimsesizler…Sinsi kötülükler, açık aşağılamalar, kibir, zorbalıklar, öfke, bıkkınlık, umut… Cezanın şahsiliği ile yırttığımız kollektif suçlarımıza yakından baktıran iyi bir roman. Çok okur, çok bilirsen daha az ortak olursun Can. Edebiyatı sakın es geçme!
En Mavi GözToni Morrison · Sel Yayınları · 20182,774 okunma
Reklam
Reklam