Hasan G.

Hasan G.
Eski günleri getir; bugünlere gaz döküp yakalım… O.Kemal
Mühendis
Üniversite
İzmit
131 okur puanı
Mayıs 2015 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Hasan G.

, bir kitap okudu
8/10
·130 syf.··
Beğendi
·
25 günde okudu
·
2019 4. kitabı
Orhan Kemal
7.7/10 · 1.190 okunma
Reklam
8/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
Sabahhatin Ali'nin uzun zaman once okudugum Madonna'sindan sonra bu ilk romanini bitirdigimde bende daha buyuk bir etki biraktigini hissettim. Orhan Kemal'in romanlarinda gordugum, o seviye de olmasa da cok yaklastigini hissettigim , anadolu/tasra insanlarinin icinde bulunma, sanki onlarin yaninda birince agizdan kaleme alma yetenegi bu romanda da mevcuttu. O samimiyet ve gerceklik satir aralarinda saglam bir sekilde bulunuyordu. Bu romanda belki ek olarak, toplumsal esitsizliklere, guclunun herseye muktedirligine, adaletin her daim sakatliga gebe olacagina dair inanis ele aliniyordu. Gecim derdinin, sıkıntısinin; insanin icinde nasil girdaplar yaratabilecegine, insanin karakteri, degerleri uzerinde nasil tahribata sebebiyet verebilecegine sahit oluyoruz. Yusuf'un merkezinde oldugu romani okurken olaylarin gidisati surekli merakta birakarak bir an once sonunu gorme aceleciligine birakiyor. Karakterin yarattigi izlenim; güc ve mertligin yaninda hayatin karsina cikardigi ikilemler, zorluklar ve ihtiyaclar karsinda yasadigi duygusal firtinalarin bir yansimasi. En cok etkileyen kismi da Yalnizlik olgusu oldu. "Iki eliyle arkasindaki agacin kabuklarina sarildi. Parmaklari soguk yariklarin arasina girdi. Elini hemen geri cekti ve gogsune goturdu. Gogsunun icinde, bu asirlik agacin kabugu gibi, yariklar bulungunu sandi ve girtlagina kadar bir atesin ciktigini hissetti. Aman yarabbi, ne kadar yalnizdi..." Sabahattin Ali'nin betimlemeleri ise Ege'nin hem dogasi hem insani hakkinda zihinde berrak resimler canlandirdigi bu trajik romani tavsiye ederim...
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,8bin okunma
Ah Deniz...
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2019 21:14
Burçlara zerre akdar inanmam, özelliklerini bilmem de. Yalnız şu su grubu mevzusu gerçek midir, yengeçlikten midir nedir, suya düşkünlüğüm genlere işlemiş durumda. Denizin dibinde doğmuş olmanın etkisidir belki de ya da yaşanmışlıkların tesiri. Bebek iken dalgaların vuruntusu ninni ile eşdeğerdi. Dibinde yaptığımız kumdan kaleleri ejderhalar bile geçemezdi. Yürek yiyip geceleyin başı suya sokup da gözleri açınca, dipsiz kuyu gibi görünen kör karanlıkta hızlanan kalp atışlarının kulaklarımızdaki yankısı... Şiddetli yağan yağmurda ise içimize bıraktıkları tınısı.. Boğulma tehlikesi mi atlatmadık, allahtan kurtarıldık. Boğulan birine mi yardıma gitmedik, kurtardık. Torpil çarptı, ağladık. İlk kaçamak birayı üzerindeki yakamoza karşı içtik, ilk kez dudakların titrek birleşmesini huzurunda yaşadık. Güneşi de batırdık ufkunda, sabahı bekleyip doğuşunu da gördük. Çölü ile meşhur bir ülkede bile deniz kenarını buldum çalışmak için, boğazında altında da buldum kendimi kazmak için. Ya kıyısındaydım ya köşesinde, hep dirsek temasında... Halikarnas Balıkçısı’nın okuduğum ilk kitabı bu, okurken de geçmişi hatırlattı bolca. Kendisindeki o tutkuyu, belki onun kadar şiddetli olamasa da, içimde hissettirdi, iyi ki okumuşum dedim. Deniz tutkusunun ötesinde de Anadolu insanını, içinde yaşamış biri olarak ilk ağızdan çok gzüel anlattı. Bir Orhan Kemal tadı aldım. Tabi bu kadar dram dolu bir hikaye beklemiyordum açıkçası, hazırlıksız yakalandım. Çoğu zaman boğazıma yumru oturdu, hüzünlendim. Bir de şu iki kelimeye takıldım: ‘Uzun Ölüm’... Bir rutin içerisinde, sıradanlığın ve bayağılığın girdabı içerisinde uzun seneler yaşamak mı; arkana aldığın rüzgarla sert ve heyecanı yüksek bir hayatla kısa bir ömür mü? Okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak, deniz üzerine aynı derinliği ve tutkuyu
Aganta Burina BurinataHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20226,2bin okunma
Dağda taşa insanların sahtekârlığı yoktu...
Sayfa 45·Kitabı okudu