Hasan G.

Hasan G.
Eski günleri getir; bugünlere gaz döküp yakalım… O.Kemal
Mühendis
Üniversite
İzmit
131 okur puanı
Mayıs 2015 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Can Dündar
Hayat, sürprizli bir lunapark hız treni gibi bir kâh zirveye taşır kâh uçuruma bırakır insani…. Bu gelgitlere dayanabilmenin sırrı,zirvedeyken de, uçurumdayken de bunun daimi olmayacağını idrak edebilmektedir. Zirvedeyken uçurumu, uçurumdayken zirveyi unutmazsanız, ne zirve o kadar muhteşem görünür ne uçurum o kadar sefil… İkisi de ömre dahildir.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Can Dündar
''Kevsercik'', başörtüsünün ucunu sağ yanağının kenarına sıkıştırıp, ''Allah Büyük'' dedi mi, bilyelerimi çalan çocuğun taş olup hepsini geri vereceğine inanırdım ben de... Mahkemeye gitmeden önce annemi aradım. Durumu anlattım. Telefonda 'Allah büyük yavrum' dedi; nesilden nesile aktarılan bir muskayı, iç cebime sıkıştırır gibi... Biz yine Allah'ın adaletini bekleyen cenahtaydık ama Allah adını dilinden düşürmeyenler, bilye yürütme işini hayli büyütmüşlerdi.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Hukuk
Can Dündar
Bir ömrün finale tırmanan basamakları gibidir ödül ve ceza; bir birine, bir diğerine basarak yürürsün. Bir basamakta egonu şişirir, bir sonrakinde söndürürsün. Hiçbir başarının cezasız kalmadığı topraklarda her alkış bir mahkeme davetiyesidir; ama her mahkeme de seni yeni alkışlı agoralara çıkarır. Gün gelir basamaklar karışır: zalimin cezası omzunda bir apolete dönüşürken, iktidarın ödülü, yapıştırılmış para gibi sırıtır alnında...
Sayfa 39·Kitabı okudu
Peyami Safa
Bugünkü Garp medeniyeti, gittikçe, terkibine daha fazla miktarda karışan çeliği hazmedemiyor ve kusmak istiyor. Onu makineleşmekten ve büyük sanayinin barbarlaştırıcı, hayvanlaştırıcı tesirlerinden kurtarmak için, terkibinde Şark unsurlarının çoğaltılması lâzımdır.
8/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2016 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2016 00:00
Şark-Garp meselesi üzerine İstanbul’un 2 semti üzerinden çıkarımda bulunan, Türk insanının batılılaşma meselesi üzerinde bocalamalarını, tartışmalarını, eğilimlerini ve muhalefetlerini ilginç benzetmeler ve diyaloglarla anlatan Peyami Safa’nın sayfası az ama düşünsel yoğunluğu fazla olan toplumsal kitabı. Kitabı okurken Trakya’nın az nüfuslu bir ilçesinden, kendime ait küçük bir dünyadan; üniversiteyi kazanıp İstanbul’a ayak bastığım gün aklıma geldi. İstiklal’de başım yukarıda binalara hayran hayran bakarken, Beşiktaş’ta boğaz kıyısında oturup mevcut manzaraya şaşkın şaşkın ‘Böyle yerler de varmış’ diye hislenirken… Neriman’ı yadırgamadım. Çünkü havasını, suyunu tattıktan sonra memlekete dönme isteği hiçbir zaman hasıl olmadı, memleketim daha da batıda olmasına rağmen.
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,3bin okunma