Reşat Badıllı

Reşat Badıllı
@res4t
Lise
22 Ağustos 2007
29 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı
“Bütün bunlar olurken kimse bir şey demedi, demek istemedi. Çünkü tarih boyu insanların sessizliğe mahkûm edilmesine alışkındık. Bizler, sessizliği onaylayan, kabullenmiş insanlardık. İnsanların acılarını görmezden gelmek en büyük becerimizdi. Biz böyle öğrenmiştik. Acıları duymamak, hissetmemek için yaşananlar arasında perdeler örerdik. İşte bu yüzden kimse bir şey söylemedi, söylemek istemedi.”
Reklam
“Çocuk içini çekti. Keşke her şey böyle masallardaki gibi olsaydı. O zaman insanlar birbirine kötülük yapmaz, herkes birbirini severdi. Ama hayat başka türlüydü. Hayat, büyüklerin dünyasında, masallardaki gibi değildi. Büyükler acımasızdı, hırsları vardı, birbirine kötülük yapıyorlardı. Çocuk bunları biliyor ama anlamıyordu. Anlamak istemiyordu. Belki de anlamadığı için henüz çocuktu.”
“İnsanlar birbirini anlamak istemezlerse, en açık sözler bile bir anlam taşımaz.”
"Nereye gideceğimi bilmiyorum, ama sen benim nereye gittiğimi her zaman bileceksin. Beni her zaman bulabileceksin. Benim sesimi duyabileceğin yerde olacağım—insanların kavga ettiği her yerde, onların yanında olacağım. Aç bir çocuğun ekmek için ağladığı her yerde olacağım. Polislerin bir adamı dövdüğü yerde, benim sesimi duyacaksın. İnsanlar işsiz kalıp aç kaldığında ve yiyecek için ağladığında, orada olacağım. Ve insanlar kendi evlerinde, kendi elleriyle yarattıkları evlerde yaşadıklarında—seninle orada olacağım."
"Hayat denen şeyin bir oyun olduğunu çok geç anladım. Bütün hayatımı ciddiye alarak yaşadım, hayatın içinde bir şeyler yapmaya çalıştım, bir şeyler kurmaya, inşa etmeye, bir şeylere ulaşmaya çalıştım. Sonra birden her şeyin bir oyun olduğunu fark ettim, bütün bu koşturmaca, bütün bu çabalar, bütün bu ilişkiler, hepsi bir oyundu. Fakat bu oyunun farkına vardığımda, ben çoktan oyunun dışında kalmıştım, kurallarını bilmediğim bir oyunda kendi kendime oynamaya çalışıyordum."
Reklam