Hollwwood filmleri gibi değil bu hayat.
İsyan ederek istifa edeni, rest çekerek aşkını deneyeni, sinirleince ağzına geleni söyleyeni ödüllendirmiyor.
Hatta biraz ileri gidersen 'deli' diyor.
“Yahu bendeniz bu bahsettiğiniz Tanpınar nâm şahsı az çok tanırım. En yakınlarının ona taktığı lakabı işitmişsinizdir.”
“Sakın! O kelimeyi duymak istemiyorum. Kanaatimce sizin ağzınıza da yakışmaz.”
“Beyefendi, mevzuyu zât-ı âlîniz açtınız. Hoşnor sarışın afetlerden konuşmak varken_””Kırtipil!” diye atıldı tüccar şair. “O pejmürde, sünepe, tıknefes herife herkes böyle söyler. Haklılar!”
Gencin sesinde teessür ve rest üstüste binmişti: ”Sizi, bir edebiyat dehası hakkında böyle konuşmaktan men ederim efendi!”
my god
is not waiting inside a church or sitting above the temple's steps my god
is the refugee's breath as she's running is living in the starving child's belly is the heartbeat of the protest my god
does nót rest between pages written by holy men my god
lives between the sweaty thighs of women's bodies sold for money
was last seen washing the homeless man's feet my god
is not as unreachable as they'd like you to think
my god is beating inside us infinitely
To avoid rivalry between Portugal and Spain, the pope drew a line on the map from the North Pole to the South, just west of the Azores. All to the west of the line, he said, belonged to Spain; all to the east belonged to Portugal. That boundary explains why Brazil is a Portuguese-speaking country today and the rest of Latin America is Spanish. And why no Spanish colonies appeared in Africa or Asia.
"yanki go home" çekiyor bebecik annesine
çok sıkı antifaşist kereta
bacağında hep bir tipi teksas blucin
poposunda çok yıldızlı bir bayrak
bana bile rest çekiyor oportünistsin diye
harçlığını veremezsem dişini gösteriyor
ben mi geri zekalıyım çok
o mu yoksa çok üstün...
"Sus diyorum. Gelecekler buraya..." diye yeniden uyardım eşimi. Bu düşünce kafamın içinde tekrar edip beni yiyip bitiriyordu.
"Gelirlerse gelsinler. Ne olacaksa olsun artık. Hiçbir beklentim ya da korkum kalmadı. Zihni fakirleri ve cahilleri kandırmak, toplanmalarını sağlamak, boyun eğmeye ikna etmek kolaydır çünkü kitle etkisi güçlüdür; onların kendi düşünceleri yoktur ve var olan düşünceleri sorgulamak işlerine gelmez. Yürü dersin arkalarına bile bakmadan yürürler. Vur öldür dersin yaparlar. Bireysel olmak yerine kitlesel davranmak gücü artırır. Haksızı haklı hissettirebi-lir. Yapılan yanlış doğru sanılabilir. O yüzden sürünün parçası olmayan kişi parmakla gösterilir ve gizli de olsa takdir edilir. Ben sürüden değilim ve asla olmayacağım. Haykırmak ve düşüncelerimi duyurmak istiyorum herkese..." diyerek rest çekti.