Spoiler spoiler spoiler | Feminizm
Puan vermedi·128 syf.··
2026 4. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:09
Kitap bir tiyatro oyunu türünde yazılmış ancak ben bu eserin edebi yapısından ziyade Jan Dark’ın hikayesine değinmek istiyorum. Çünkü onun askeri dehası, uzun süredir farklı ideolojik, dini ve felsefi çevrelerde tartışılan bir konu olmakla birlikte, son yıllarda benim de ilgimi çekmeye başladı. Karşımızda okuma yazma bilmeyen köylü bir ailenin kızı var, ne bir asilzade ne de eğitimli bir asker. Peki nasıl oluyor da böyle bir profil tarihin akışına yön veren bir figür haline gelebiliyor? Romantize edilenin ötesine geçtiğimde şu soruyla baş başa kalıyorum: Savaşın seyrini değiştiren bu genç kadın, çökmekte olan bir krallığın ordularına gerçekten hükmetmiş midir yoksa sadece moral veren bir maskottan mı ibarettir? Modern tarih araştırmaları bu durumu efsane olmaktan çıkarıyor. Gerçek şu ki inançlı halk ve koskoca kral (!) tarafından mistik motivasyonuna tutunulan bu kadın zamanla yüzyıllardır farklı çevreler tarafından sahiplenilen bir sembol haline geliyor. Jan Dark her ne kadar vatanseverlik, bağımsızlık, masumiyet, direnişin sembolü haline gelmiş olsa da ne yazık ki sonu trajik olmuştur, esir alınmış ve meydanda diri diri yakılarak idam edilmiştir. Kral VII. Charles gibi korkaklar yüzünden… Elbette böyle bir fenomenin modern feminizmle çok yakından bir ilişkisi vardır. Hatta onu tarihin ilk proto-feminist ikonlarından biri olarak okumak yanlış olmaz. Tabii ki 15. yüzyılda ‘Ben kadınları temsil ediyorum.’ diye bir misyonu yoktu ajdhdjsjshs ama erkek egemen alanı adeta gaspetmesi, dönemin kıyafet politikalarına rest çekip zırhların ardında cinsiyetsizleştirmesi ve en önemlisi kendi bedenine hükmetmesi bugünün feminist mücadelesiyle çok çok yakından ilgilidir. Kendi bedenine hükmetmek önemli bir detay çünkü 15. yy ortaçağ kadını ya babasına, ya kocasına ya da kiliseye
Jan Dark - Ermiş JoanBernard Shaw · Mitos Boyut Yayınları · 046 okunma
GEÇMİŞ ZAMANA MUSTAFA KUTLU'DAN BAKMAK
Puan vermedi·96 syf.··
2026 34. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 16:43
Mustafa Kutlu okurken çocukluğumu okuyormuş gibi hissediyorum. Henüz her şeyin bu kadar hızlı, bu kadar ultra, bu kadar otomatik olmadığı o manuel zamanlar... İstasyonda geçen hikayelerdeki istasyoncu, lokantacı, çorbacı; mutlak hatıramda bir surette beliriyor. Ya da mahalle, köy, kasaba hikayelerindeki mahallenin delisi, velisi, âmâsı, dilsizi... Hepsinin adı, sanı, lakabı dipdiri kendi hikayemde. ​Modern zamanların bizden alıp götürdüğü birçok şey; küçük idealler, hız ve otomasyondan arınmış o sıradanlık, Kutlu’nun eserlerinin okura temas noktası olmuştur. Bu Böyledir’de Süleyman'ın, eşinin ayakkabılarına bakıp yüreğini sızlatan iç acısının bugün net bir karşılığı var mıdır? Yahut bir davul fırın sahibi olmanın tuhaf zaferini, en fazla neye sahip olunca hisseder günümüz insanı? ​Mustafa Kutlu’yu ilk kez 14 yaşında, edebiyat öğretmenimin verdiği Tufandan Önce kitabıyla sevmiştim. Aradan geçen 20 yılda çok şey değişti. Eserlerin bir çoğu içindekilerle birlikte mazi kabilinden okunuyor olsa da Kutlu’nun kahramanlarının büyük iddiaların peşinde koşmaması, hayatın akışındaki o küçük, samimi tesadüfler bize kendimizi hatırlatıyor. Hızın ve otomasyonun insanı yabancılaştırdığı bu çağda; kasabanın, istasyonun ve mahallenin o capcanlı hafızasıyla yeniden eve, yani çocukluğumuza dönme hissini seviyoruz. Kutlu’yu bundan sebep seviyoruz. Edit: Chef bitti şimdi. Ama bu kitabın sonu yok. E be Mustafa Kutlu... Meselenin sonunu niye okura bırakırsın ki. Zaten aklımızda kırk türlü tilki, yani bi de bunun derdine mi düşelim. :) Edit: Arkakapak Yazıları yazarın uzun yıllar yönetiminde bulunduğu Dergâh dergisinin arka kapağında yayımlanan kısa, yoğun ve vurucu metinlerinin bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Dergâh yayın hayatına son verene kadar ben de takip etmiştim Kutlu'nun yazılarını. Çoğusu
Hüzün ve TesadüfMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20114,873 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Derinliği olmayan bir kurgu
2/10
·480 syf.··
2026 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 00:48
Okuduğum ilk Sinan Akyüz kitabıydı. Yanlış kitapla yaptım bunu sanırım. Kitapta zamanı asla kestiremiyor insan bir dönem kitabı mı günümüzde mi geçiyor belirsiz. Kurgusu çok basit böyle bir gerçek hayat hikayesine? daha derinliği olan cümleler isterdim. Bana bir şey kattı mı sorusına hayır cevabı verirken hiç zorlanmadım. Çok fazla nasihat içeriyor hatta nasihat vermek için adeta zorluyor sanki yazar. Hele sonu her şeyi bitirdi bende. Han bu kadar aşık ve minnettarken nasıl böyle bir yanlışın içine düşer ve Fidan nasıl böyle rest çekmişken bu kadar hızlı affedebilir? Taşların yerine hiç oturmadığı bir kitaptı benim için. Tek iyi yanı çok hızlı okunduğu için maruziyetim azdı.
Fidan HanımSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 2025838 okunma
DİNLENEN BEYİN
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
@dogan_kitap çıkan Dinlenen Beyin’i okuduğumda, modern dünyanın "durursan düşersin" dayatması altında zihnimi ne kadar hırpaladığımı çok net fark ettim. Kitap, her an bir şeyler üretmek zorunda hissettiğimiz bu çağda, hiçbir şey yapmamanın aslında beyin için ne kadar hayati olduğunu harika bir dille anlatıyor. Dr. Joseph Jebelli, boş durmayı bir tembellik değil; beynin kendini tamir ettiği, hafızayı düzenlediği ve üretkenliği beslediği çok aktif bir süreç olarak tanımlıyor. Sürekli koşturmaktan yorulan, tükenmişliğin sınırında gezen herkesin zihnini rahatlatacak,boş zamana, çalışmaya ve dinlenmeye bakış açımı tamamen değiştiren şahane bir rehber diyebilirim. Kitap, "Azıcık mola ver, kahve iç" gibi sığ kişisel gelişim tavsiyelerinin ötesinde,aşırı çalışmanın beynimizi biyolojik olarak nasıl fiziksel bir yıkıma uğrattığını çok çarpıcı nörobilimsel verilerle kanıtlıyor. Kitapta Japonya'da resmi bir ölüm nedeni kabul edilen Karoshi (aşırı çalışmaktan ölüm) vakalarını okuduğumda şok oldum. Aşırı stres altındayken salgılanan kortizol hormonu, beynin hafıza merkezi olan hipokampüsteki nöronları kelimenin tam anlamıyla zehirleyip öldürüyormuş. Yani sürekli meşgul olmak bizi daha zeki yapmıyor, aksine beynimizi fiziksel olarak küçültüyor. Uyku pasif bir durum değil, beynin en yoğun çalıştığı vakit. Biz uyurken bu sistem devreye giriyor ve gün boyu biriken toksik atıkları, zararlı proteinleri adeta yıkayarak temizliyor. Yazar, Einstein'ın karmaşık fizik problemlerinde sıkıştığında kalkıp keman çaldığını anlatıyor. Einstein bunu tembellikten değil, beynin odak ağını kapatıp Varsayılan Mod Ağı’nı açmak için yapıyormuş. Beyin özgürce yüzdüğünde, nöronlar arasında normalde kurulmayan yaratıcı bağlar kuruluyormuş. Kitabın en özgün bölümlerinden biri olan "Ağaca Sarılma Bilimi"
The Brain at RestJoseph Jebelli · Penguin Books Publishing · 20254 okunma
9/10
·336 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 13:32
Ailesine rest çekip 2 aylık bebeğini de alıp kabul ettiği iş için şehir değiştiren kızımız istenmediği bir yerde oturmak zorunda kalır ve evin sahibi patronunun kardeşidir. Her gece ağlama krizleri geçiren minik bebek oğlumuzun dikkatini çeker ve onu susturmak için kızımızın yanına her gece gider böylece yakınlaşma başlar. Kitap boyunca başrol kızımız ağladı ağladı ağladı..... Bebek ağladı kızımız ağladı bebek ağladı kızımız ağladı:)1puani kırma sebebim tabiki bu değildi karşı cinsten birisini görünce sizin tepkiniz ne olurdu?Kızımızın aklına ilk yatakta nasıl olduğu geldi ağzının suyu aktı. Dk 1 gol 1 yani. Oglumuzda kızın gö..... baktı durdu ne güzel diye.... Bunun dışında kitap guzeldi ama bana duygular pek geçmedi,kızın ailesini zaten Allaha havale ediyorum. Böyle anne baba olmamalı para ile terbiye edilmeye çalışan bir aileye sahipti kız ama başaramadılar. Kızımızın gelişimi çok guzeldi kendisini yüksekten en alcaga cekti ama yılmadı boyun eğmedi ben isterdim ki bir erkeğe mecbur kalmadan kendi ayaklarının üzerinde dursun en azından....tabiki olmadı zaten oglumuzda kızı farkettirmeden kendi evine taşıdı kızın burada korkması gerekirken normal karşıladı:)))) çünkü seviyordu... Benim favorim 1.ci kitap okumak isteyenlere önerilir...sıradaki kitaba geçelim.
1000Kitap
Juniper TepesiDevney Perry · Ren Kitap · 20231,320 okunma
Gurur Ve Önyargı
Puan vermedi·424 syf.··
2026 3. kitabı
Bize aşkın önüne geçebilen iki büyük duyguyu sunan Gurur ve Önyargı diğer çevirileri ile de Aşk ve Gurur olarak bilinen kitabı daha önce okudunuz mu? Ben Hasan Ali Yücel baskısını okumayı tercih ettim. Jane Austen bu kitabında bize aşk duygusunun çevremizdeki kişilerden etkilenmesini - en büyük Miss Bennett- ve aynı aşk duygusunun düşmanlarından biri olan gurur ve önyargıların aşka olan etkilerini anlatmakta. Tabii bir de aşkından her şeye rest çekebilmeyi gösterdiği en küçük kardeş olan Miss Bennett var. Elizabeth Bennett çok okuyan, kendi degerinin farkında ve aynı zamanda korumacı bir kız. Tek kötü özelliği gururu denebilir ki bu onu hem kötü bir evlilikten korurken hem de aşkına geç kalmasını sağlamış durumda. Gerçek hayatta da böyledir zaten bir duygunun fazlalığı bizi iyi şeylere geciktirebilir... Kitabın yazım dili oldukça keyifli ve karakterlerin iç dünyasına hakim olduğunuz bir şekilde. Okurken keyifle akıyor. Filmi de kesinlikle izlenebilir ama kitabına göre biraz eksik kalıyor denebilir. Mini dizisini daha izleyemedim ama kısa sürede izleyeceğim. Benim tekrar tekrar okurum diyeceğim bir kitap oldu Gurur ve Önyargı. Şimdiye kadar kitaba duyduğum önyargıdan dolayı pişmanım da. 5/5
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,8bin okunma