İçim dışım bir ceset kokusuyla, çürümüş et kokusuyla dolmuştu. Sanki bende eskiden beri , hep vardı bu koku, sanki ben ömrüm boyunca bir kara tabutta uyuyordum.
Pes etmek yok yarının sana neler getireceğini bilmeden yarına küsme elbette düşeceksin düşeceksin ki kalktığında daha sağlam adımlar at o düşme anında etrafa toz gibi dağılan dostlarını da unutma süpür gönül KAPINDAN hepsini