"Bu ellerimizle, ayaklarımızla bir şeyler yapamaz mıyız?" diyordu ve devam ediyordu Nuri Pakdil Usta:
"Tırnaklarımızla oyamaz mıyız anlamsızlığı? Bir yol açamaz mıyız bir metre ötesine? Biraz ilerideki bir çiçeğe varsak mı? Belki bir kırlangıca rastlarız. Olasılık...Belki bir çocuğa. Sıkıştık kaldık ortasında gürültünün."
Selmân-ı Fârisî (r.a) şunları söylemiştir: “Kul namaza durduğunda hataları başının üzerine asılır. Namaz bitmeden önce de bunların tamamı dağılıp gider. Tıpkı hurmaların hurma ağaçlarından düşüp de sağa sola dağılmaları gibi”.