“Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir.”
Aynı şeyleri senin için söyleyebilir miyim bilmiyorum sevgili Salinger.
Amerikan'ın en çok yasaklanan ve aynı zamanda en çok okunan kitabı. Zaten yasaklar hep ilgimizi daha çok çekmez mi? Kitabın bu kadar çok okunmasının sebebinin bu olduğunu ve bu yüzden popüler olduğunu düşünüyorum. Eğer edebi dili olan kitapları seviyorsanız üzgünüm bu öyle bir kitap değil. Elinize aldığınızda bir ergenin günlüğünü okuyormuş gibi hissettirebilir. Ancak tabi ki bu kadar basite indirgemek haksızlık olur. Bir kesim bu kitabı çok severken bir kesim okumasam da olur diyor.
Ben ne abartıldığı kadar iyi ne de abartıldığı kadar kötü buldum. Çok satanlar arasında yer aldığı için büyük bir beklenti içine girerek okuduğum ve hayal kırıklığına uğradığım bir kitap oldu ama beklentinizi düşük tutarsanız tatmin edici olabilir. İsminden dolayı Fareler ve İnsanlar tadında bir kitap olarak bekliyordum ama beni yanılttı. İsmiyle alakasını kurabilmiş değilim. Ancak şu bilgi ile belki bir şeyler değişir, kitap ilk önce Türkçe'ye Gönülçelen ismiyle evrilmiş. Gönülçelen deyince aklıma direkt Teoman geldi ama bu da tesadüf değilmiş. Bu kitap Teoman'ın kendi çocukluğundan izler taşıyan başucu kitabıymış. Biraz da magazin sjjdjd
Bunlar dışında kitaba dönecek olursak yazar kitabın bir kısmını ikinci dünya savaşından sonra bir akıl hastanesinde tedavi gördükten sonra kaleme almış. Kendi hayatından çok fazla izler barındırıyor.
Kitapta kahramanımız Holden'in okuldan kovulması ile başlayan birkaç günü anlatılıyor. Holden akıllı ve zeki bir çocuk ancak sistemler içinde bulunduğu kurallar ona hitap etmiyor. Aklını ve