"Parayla her şeye sahip olunacağı söylenir ama olunamaz.
Yiyecek satın alabilirsin ama iştah alamazsın.
İlaç alırsın ama sağlık alamazsın.
Bilgi alırsın ama bilgelik alamazsın.
Gösteriş alırsın ama güzellik alamazsın.
Eğlence alırsın ama neşe alamazsın.
Tanıdık alırsın ama dost alamazsın.
Hizmetçi alırsın ama sadakat alamzsın.
Boş vakit alırsın ama huzur alamazsın.
Parayla her şeyin kabuğunu alır, hiçbir şeyin çekirdeğini alamazsın."
Arne garborg
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Doğuya ve geçmişe bakmaya lüzum görmüyorlardı. Bunun için batıcılıkta pozitivistlerden daha radikaldiler.
Doğu'dan gelen her şeyi «geri» , Batı'dan gelecek herşeyi «ileri» buluyorlardı.
Adeta ilericilik ve gericilik kelimelerini icat ettiler .
Geleneğe bağlanmak isteyenleri gericilikle itham ettiler.
Donmuş kaidelere bağlananlar ve fanatikler için bu ithamlar doğru olsa bile, geçmişteki herşeyin inkarına gittikleri için batıcılığı tehlikeli bir zemine sürüklediler .
“ Maske Latincede persona’dır ve persona maske, rol ve kişilik anlamlarına birlikte gelir. İnsanın “ben” diye andığı kişiliği aslında bir maskedir; onun altındaki kendisi ise aslında tümüyle bir meçhuldür. Meçhul ise, Türkçe’ye Arapça’dan geçmiş bir sözcüktür ve cehl’den gelir; “hakkında cahil olunan” demektir. İnsan kişiliğiyle toplumsal alanda hangi sıfatla bulunursa bulunsun kendisini bilmediği sürece cahildir. “Kendini bilme” bu nedenle Eski Yunan’da bütün bilme biçimlerinin üstünde tutulmuş ve en büyük erdem sayılmıştır.”