"Ama kadınların, küçüklüklerinden yetişkinliklerine kadar güvenliklerini ve bedensel bütünlüklerini düşünerek harcadıkları zaman ve enerjinin, başka işlere aktarabileceğimiz beyin enerjisini alıp götürdüğünü pekâlâ biliyorum."
#FeministÜtopyaProjesi #AlexandraBrodsky #RachelKauderNalebuff
#SürgünGezegeni kitabını #okudumbitti
#kitapyorum:
Feminist hareket ve bilimkurgunun kilometre taşlarından olan Ursula Kroeber Le Guin'in okuduğum ilk kitabı. Kitapta gerek kahramanların isimleri, gerekse de olay örgüsü ile okuyucuya bambaşka bir gezegende yaşıyor hissi veriyor yazar. Bu anlamda yazarın hayal gücünü başarılı buldum diyebilirim. Ama kitabın bir bilimkurgu türünde olmasına karşın, hikâyede hemen hemen bunu hiç anlamadım desem yeridir (büyük ihtimalle sıkıntı bende). Bu anlamda kitap ben de bir hayal kırıklığı yarattı diyebilirim.
Kitabın 1963-64'te yazıldığını göz önüne aldığımız zaman günümüz dünyasında halen kendine yer bulabilmesinin bana göre temel nedeni hikâyenin konusundaki ince kurgu: İki farklı halk, ortak bir düşman ve önemli bir karar anı. Ya birlikte savaşacaklar ya da ayrı ayrı yok olacaklar. İşte kahramanlarımızdan Rolery, bu önemli karar anında ortaya çıkıyor ve içinde bulunduğu toplumun tüm zincilerini kırarak hikâyeyi adeta farklı bir şekilde yazdırıyor. Zaten yazar da bu ufak gibi gözüken kişisel isyanın, iki toplumu yeniden yapılandırdığını ifade ediyor.
Enteresan bir şekilde kışın gelmekte olması, yaklaşan Gaal tehlikesi, kar ile birlikte ortaya çıkan karyabani gibi yerlerde sanki Game of Thrones'un kitabını okuduğum hissine kapıldım. George R. R. Martin, #GameofThrones'u yazarken bence bu kitaptan etkilenmiş bir şekilde
Sonuç olarak, beklediğim gibi bir kitap olmadığını ve biraz abartıldığını söylebilirim. Çağını aşan bir eser olması nedeniyle belki ikinci bir şansı hak ediyor.
#UrsulaLeGuin #BirBilimBirFelsefe #ŞehirdenUzakta #PaylaşmakGüzeldir
#Paradoks kitabını #okudumbitti
#kitapyorum:
"Evren gizemlerle dolu -onu bu kadar çekici yapan da bu zaten". (s. 197) diyor yazarımız Jim Al-Khalili. Kitabın konusunu da bilimsel bilmeceler ve gizemler olarak açıklayan yazar, paradoks olarak bir üne kavuşmuş bu tür bilmece ve gizemlerin, aslında doğru bakış açısıyla bakıldığında gerçek anlamda paradoks olmadıklarını görebiliriz diyor.
Kitapta yer alan dokuz paradoksun bilimsel bir altyapı gerektirmediğini savunsa da yazar, aslında temel anlamda bir fizik bilgisi ile kitap çok daha eğlenceli bir hâl alırdı diye düşünüyorum. Sayısal ifadeler görünce salonda aniden misafir görmüşçesine kaçan benim gibi birisini bile kaçırmadığına göre, başarılı bir anlatımı olduğunu söyleyebilirim.
Salt paradoks çözümlemeleri olarak bakılmaması gereken bu kitap, satır aralarında zihin açıcı, kafa karıştırıcı, araştırmaya iten ve yeri gelince de beyne "404 not found" yazdıran bir özelliğe sahip. Yazarın, kitabı bilimsel bir konuda yazmış olmasına rağmen, kullanmış olduğu üslup ve mizah anlayışı ile kitap çok daha sürükleyici bir hal alıyor diyebilirim. Erwin Schödinger'in kedisini de ilk defa bu kitap ile anlar gibi oldum
Yer yer sorduğu sorular ile "beni benden alırsanız sizi size bırakmam" deyip gerçekten de dediğini yapıyor Zaman gerçekten akıyor mu? Biz mi geleceğe doğru gidiyoruz yoksa gelecek mi bize doğru geliyor? İnsan ömrünün mutlak bir sınırı var mı? Özgür irademiz var mı? gibi sorularla sizi düşünmeye sevk ediyor, tavsiye ederim. Fakat kitaptan tam anlamıyla zevk almak için temel bir fizik bilgisi gerekiyor diye düşünüyorum.
#JimAlKhalili #BirBilimBirFelsefe #ŞehirdenUzakta #PaylaşmakGüzeldir