Erhan Özdemir

Erhan Özdemir
Something else, something more, not this
Bir keresinde bütün gün çimenlik bir tümsekteki tek bir beyaz dodo yumurtasına bakarak oturdu. Burası, yiyecek arayan herhangi bir domuzun bulamayacağı kadar ücra bir yerdi. Bir tırmalama sesi, o kireçli yüzeyi ağ gibi saracak ilk çatlağı bekledi: bir doğuşu. Çelik yılanın dişleri arasına sıkıştırılmış kenevir; yakılmaya hazır, tıpkı kara barut denizine inen güneş gibi inmeye hazır; ve o bebeği, o ışık yumurtasını karanlık yumurtasına dönüştürerek yok etmeye hazır, o şaşkın bakışının, bu güneydoğu alizelerinin serinlettiği o ıslak tüylerinin daha ilk dakikası içinde... Her saat başı namludan nişan aldı. Eğer bir ara silahın; kendisi ile, o yumurtanın içinde hâlâ atalar zinciriyle bir olan ve dünyanın ışığına bir göz kırpımından daha uzun süre çıkmaması gereken bu kurban arasında, tıpkı Dünya'nın kendi ekseni kadar güçlü bir eksen oluşturduğunu görmüşse, işte bu o an olabilirdi. İşte oradaydılar; sessiz yumurta, çılgın Hollandalı ve onları sonsuza dek birbirine bağlayan o kancalı tüfek; çerçevelenmiş, tıpkı herhangi bir Vermeer tablosu kadar kusursuzca hareketsiz. Sadece güneş hareket ediyordu: en tepeden aşağıya, en sonunda o çarpık dişli dağların arkasından Hint Okyanusu'na, katran karası geceye doğru. Tek bir titreme bile olmamış, yumurta hâlâ çatlamamıştı. O an, yattığı yerde onu havaya uçurmalıydı: kuşun şafaktan önce yumurtadan çıkacağını anlamıştı. Fakat bir döngü tamamlanmıştı. Diz ve kalça eklemleri şiddetli bir acı içinde, ayağa kalktı; kafası o vızıldayarak geçen, üst üste binen, uykuda-konuşanların acil talimatlarıyla bir gong gibi çınlarken, sadece silahını askeri nizamda sağ omzuna asıp topallayarak uzaklaştı.
Sayfa 129
Reklam

Erhan Özdemir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·248 syf.·
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Robert Silverberg
6/10 · 14 okunma