Feyza

Feyza
bu dünyadan ben geçtim ömür hanım, içimde umudun kırk kilitli sandığı..

Feyza

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.·
2026 13. kitabı
Rupi Kaur
7.2/10 · 3.976 okunma
Reklam
işte yaşamın reçetesi bu dedi annem aldı beni kollarına gözyaşlarım akarken her yıl bahçene ektiğin çiçekleri düşün sana öğretecekler ki insanlar da çiçek açmak için solmak köklenmek ve büyümek zorunda
Puan vermedi·128 syf.··
2026 11. kitabı
Yeni Dünya, toplumsal gerçekçilik çizgisinde yazılmış bir hikaye kitabı olarak, bireyin değil toplumun gölgesinde kalan hayatlara odaklanır. Sabahattin Ali, görünmeyenleri görünür kılmayı seçer: yoksullar, dışlananlar, yalnız bırakılanlar ve sistemin içinde sesi duyulmayanlar. Kitap boyunca ortak bir duygu hâkimdir: çaresizlik ve sınıfsal sıkışmışlık. Karakterler çoğu zaman kendi iradeleriyle değil, içinde bulundukları sosyal düzenin sınırlarıyla hareket ederler. Bu yönüyle eser, sadece bireysel dramları değil, yapısal bir adaletsizliği de görünür kılar. Ancak kitap içinde özellikle Ayran, anlatının duygusal yoğunluğunu en üst noktaya taşıyan metinlerden biridir. Bu hikâyede yalnızlık, korku ve çaresizlik bireysel bir deneyim olmaktan çıkar; evrensel bir insani kırılganlığa dönüşür. Okur, karakterin yaşadığını “izlemekten” çok “içine düşer”. Bu nedenle hikâye, yalnızca toplumsal bir eleştiri değil, aynı zamanda etik bir sorgulama alanı açar: “Kim görmezden geliyor?”, “Kim yardım edebilirken etmiyor?” soruları metnin arka planında sürekli varlığını hissettirir. Sabahattin Ali’nin dili yalın görünür ama duygusal etkisi yoğun ve kalıcıdır. Bu yalınlık, anlatılan acıyı daha da çıplak hale getirir. Okur için bu da kolay bir deneyim değildir; çünkü metin, mesafeyi ortadan kaldırır. Sonuç olarak Yeni Dünya, yalnızca hikâyeler toplamı değil; toplumun görünmeyen yüzüne tutulmuş bir aynadır.
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,6bin okunma
Puan vermedi·475 syf.··
2026 10. kitabı
Uzun zamandır kapağını açtığım anda içine çekildiğim bir kitap olmamıştı. Doğu ile Batı’nın tasvirleri, musiki üzerinden kurulan anlatım ve olay örgüsü; hepsi birbirine ustalıkla bağlanmış, zarif bir ahenk içinde ilerliyor. Özellikle bazı betimlemeler var ki, insanı bulunduğu yerden alıp bambaşka bir atmosfere taşıyor. Peregrini karakteri ise benim için ayrı bir yerde duruyor. Onun düşüncelerine tanıklık etmek, insanları gözlemleyişini ve en küçük yüz ifadesindeki değişimi bile nasıl anlamlandırdığını okumak gerçekten etkileyiciydi. Ne diyebilirim ki… Halide Edip Adıvar’ın kalemi yine hayran bıraktı.
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,8bin okunma