Leyla. Çok bizden, çok bilindik, çok üzüldüğümüz ama çok çabuk unuttuğumuz bir gerçeğin kendisi…
Seray Şahiner, gazetelerin üçüncü sayfalarının herhangi bir başkahramanını iç acıtıcı bir dille
Anam həmişə deyirdi ki, hamının payını ayırıb kənara qoyurlar ki, o payı özü yeyə. Hərdən mənə elə gəlir ki, mənim payım olmayıb. Yeniyetmə vaxtı atama, qardaşlarıma görə öz payımdan keçməli oldum. Sonra ərimə görə mənə ya bir qəhrəmanın ya da bir vətən xaininin arvadı kimi baxırdılar. Sonra bir müxalifətçinin anası kimi tanıdılar. Sonra savaşçı anası oldum. Neçə dəfə məni gah yuxarı qaldırıb, gah yerə çırpdılar. Bunların heç biri mənim öz payım deyildi. Heç vaxt heç kim mənim məhz özümün kim olduğumu, nə istədiyimi soruşmadı.
"Seven, gerçekte, sevdiğini başkaları arasında bir
başka nesne olarak sezer, yani onu dünya düzeyinde algılar, onu aşar ve
kullanır. Seven bakış 'dır. Ben bakışımla başkasının öznelliğini yokede-
rim.
"İnsan genellikle bedenini göstermez, bedenini gösterdiğinde
bunu bazen korkuyla bazen de çekici olma eğilimi içinde yapar. Sanır
ki bedeninde gezinen yabancının bakışı onu kendinden çıkaracaktır ya
da tersine bedeninin sergilenmesi başkası 'nı savunmasız biçimde ona
bırakacaktır, o zaman da başkası köleliğe indirgenmiş olacaktır. Utanç
ve utançsızlık, köleninkiyle efendininkine benzeyen bir ben ve başkası
diyalektiğinde yer alır, böylece bir bedenim olmakla başkasının bakışı
altında nesneye indirgenebilirim ve onun gözünde kişi sayı/mayabili-
rim, ya da tersine onun efendisi olabilirim ve bu defa ben ona bakabi-
lirim, ancak bu efendilik bir açmazdan başka bir şey değildir, çünkü
değerim başkasının arzusuyla anlaşıldığında başkası benim kendisiyle
tanınmayı istediğim kişi değildir artık, büyü/enmiş bir varlıktır, özgür
değildir, böyle olmakla benim değerimi bilebilecek gibi değildir. Bir
bedenim olduğunu söylemem, bir nesne olarak görüZebileceğim i ve bir
özne olarak görülmeye çalıştığımı, başkasının benim efendim ya da
kölem olabileceğini söylememdir, öyle ki utanç ve utançsızlık bilinç/e-
rin çoğunluğunun diyalektiğini açıklar ve metafizik bir anlam taşır.