Yaptığın şeyin beni senden koparacağını biliyordun ve beni riske attın, her şeyi affetsem beni kaybetmeyi göze alışını affetmem.
Alıntı
ANLAR Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya, İkincisinde, daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar, Çok az şeyi ciddiyetle yapardım. Temizlik sorun bile olmazdı asla. Daha çok riske girerdim. Seyahat ederdim daha fazla. Daha çok güneş doğuşu izler, Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. Görmediğim bir çok yere giderdim. Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten. Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan, Gitmeyen insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım. Eğer yeniden başlayabilseydim, İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer. Ama işte 85'indeyim ve biliyorum... ÖLÜYORUM... Jorge Luis BORGES
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Zâlimin ser-rişte-i ikbâlini bir âh keser Rızka mâni’ olanın rızkını Allah keser. Ziyâ Paşa Ziya Paşa
Edebiyat
Bir siyasi parti, eğer sadece bir "düşünce veya ideoloji örgütü" olmaktan çıkıp, kendi mal varlığı, mülkü, iştirakleri ve geniş bir bürokratik aygıtı olan bir "iktisadi aktöre" dönüşürse, o partinin motivasyonları radikal biçimde değişir. Siyasi partiler doğuşlarında bir "harekettir"; fikirleri yaymak ve toplumu değiştirmek için kurulurlar. Ancak mal varlığı büyüdükçe, bu yapı bir "kuruma" (institution) dönüşür. Kurumların temel güdüsü ideolojilerini gerçekleştirmek değil, varlıklarını sürdürmektir. Böyle bir yapıda, "iktidara gelmek" riskli bir hamledir. Mevcut mal varlığını, düzeni ve yerleşik kadroları riske atar. Bunun yerine, "muhalefette kalıp mevcudu korumak" (hem siyasi hem ekonomik olarak) daha rasyonel, daha güvenli bir strateji haline gelir. Partideki üst kademe (yöneticiler, sekreterya, mülk yönetiminden sorumlu olanlar), partinin ekonomik gücünü yöneten bir "seçkinler sınıfı" oluşturur. Bu sınıfın artık tek bir derdi vardır: Statükonun devamı. Partinin halkın derdiyle veya iktidar olmakla ilgilenmesi, bu "ekonomik düzeni" bozabilir. Dolayısıyla, aslında "iktidar olamamak" değil, "iktidar olmamak" veya "iktidarın oyun kurallarını kabul edip mevcut düzende pay sahibi olmak" bir tercih haline gelir. Eğer partinin elinde büyük bir "iktisadi miras" varsa, parti içi çekişmelerin ana sebebi aslında ideoloji değil, bu iktisadi gücün kontrolüdür. Parti içi "kongreler", "delege savaşları" veya "liste kavgaları", temelde bu mülkün, bu kaynağın ve bu nüfuz alanının yönetimini kimin devralacağı kavgasına döner. Böyle olunca, halkın gündemiyle partinin gündemi arasındaki makas tamamen açılır. Parti, kendi içinde yaşayan bir organizmaya, dış dünyadan kopuk bir "kapalı devre sisteme" dönüşür. Siyasi partiler iktisadi güçle "evlendiklerinde", seçmenle olan "gönül
Siyaset
10 Jim Rohn sözü
1.‘’Bir işin daha kolay olmasını değil, bu işte daha iyi olmayı dile. Daha az problem değil, daha fazla yetenek dile. Daha az meydan okuma değil, daha fazla bilgelik dile.’’ 2.‘’Liderliğin meydan okuma yolunda güçlü ol ama kaba olma; kibar ol ama zayıf olma; cesur ol ama zorba olma; düşünceli ol ama tembel olma; mütevazi ol ama çekingen olma; gururlu ol ama kibirli olma; esprili ol ama çılgınlık yapma.’’ 3.‘’Hepimiz iki şeyden birinin acısını çekmek zorundayız; disiplin veya pişmanlık.’’ 4.‘’Günler pahalıdır. Bir gününü harcadığında geriye kalan günlerin bir eksilir. Her birini akıllıca harcadığına emin ol.’’ 5.‘’Disiplin, hedefler ve başarı arasındaki köprüdür.’’ 6.‘’Beklenmedik bir riske hazır olmayacaksan, sıradanlığa razı olmalısın.’’ 7.‘’Motivasyon başlamanı sağlar, alışkanlıklar devam etmeni.’’ 8.‘’Başarı, her gün uygulanan bir kaç basit disiplinden fazlası değildir.’’ 9.‘’Kolay bir kalabalığa katılma, bu şekilde gelişemezsin. Yüksek beklentiler ve talepler olan yerlere git.’’ 10.‘’Arzularının peşinden koşarken bunu mutlu bir şekilde yapmayı öğren.’’
Yok hükmündeki aşk
Yok üşümez varlığım Yokluğun iliklerime kadar ıslatmadıkça Sen ilişirsen yamacıma Bakışların göğüm olur Gözlerin mühürlenir ketum ruhuma Şafak söktü yine Bir gece daha gün oldu Sen sevmedin beni Gülüşlerim soldu Söyle bana ey nazlı biçim Bu cilve işve ne için Bıktım seni görememekten Görsem de gönlüne girememekten...