Önemli Kuran Bilgileri 1- Üç sure secde ile bitiyor...( A'râf .. Necm .. Alak.) 2- Üç sure isimleriyle bitiyor .. ( Mâûn .. Tekvir .. Nâs.) 3- Dört sure, tüm âyetleri râ harfiyle bitiyor ..( Kamer .. Kadir.. Asr .. Kevser.) 4- Tüm âyetleri lâm harfiyle biten bir sure .. ( Fîl Suresi .) 5- Tüm âyetleri sîn harfiyle biten bir sure .. ( Nâs Suresi .) 6- Tüm âyetleri dâl harfiyle biten bir sure ..( İhlâs Suresi ). 7- Geçmiş zaman fiiliyle biten iki sure .. (Tâhâ .. Felak .) 8- İsmi geçmiş zaman fiili olan iki sure .. (Fussilet .. Abese .) 9- Hamd ile biten iki sure..( Zümer .. Sâffât .) 10- Tesbih ile biten iki sure..( Vâkıa .. Hâkka.) 11- Ardışık dokuz âyet "kâl" ile başlayan..( Şuarâ Suresi'nin 23. âyetinden 31. âyetine kadar .) 12- Ardışık beş âyet "kâlû" ile başlayan..( Yûsuf Suresi'nin 71. âyetinden 75. âyetine kadar) . 13- Ardışık üç âyet, resûlün sözüyle bitiyor .. (İsrâ Suresi'nin 93. âyetinden 95. âyetine kadar.) 14- Ardışık dört âyet "yâ eyyuhe" ile başlayan..( Tahrim Suresi'nin 6. âyetinden 9. âyetine kadar.) 15- Üç rükû "yâ eyyuhe" ile başlayan ... (Mâide Suresi: Yâ eyyuhe'r-resûl lâ yehzuneke .. Yâ eyyuhe'llezîne âmenû lâ tettehizû'l-yehûde ve'n-nasârâ evliyâe .. Yâ eyyuhe'r-resûl bellığ mâ ünzile ileyke min rabbike.) 16- "Küfr" kelimesini altı kez toplayan bir âyet .. ( O, sizi yeryüzünde halifeler kılanıdır. Âyet) Fâtır 39.) 17- Dâl harfiyle başlayan üç âyet ...( Derecatun minhu ve mağfiretun ve rahmet.. Nisâ 96.. Du'âhum fîhâ subhâneke'llâhum.. Yûnus 10.. Duhûrun ve lehum azâbun vâsi'b .. Sâffât 9.) 18- Zâ harfiyle başlayan tek bir âyet ..( Berda zâhera'l-fesâdü fî'l-berri ve'l-bahri .. Rûm 41.) 19- Şîn harfiyle başlayan dört âyet( ..Şehr .. Şehid .. Şâkir .. Şer'a .) 20- Şîn harfiyle biten iki âyet ..( Ve tekûnü'l-cibâlu kel-'ihnü'l-menfûş .. Leylâf
Din
GEL DE HAYRAN OLMA!
Yakın zamanda bir video dinledim. Hazırlayan Hubeyb Öndeş adında genç bir delikanlı. YouTube’da kanalı var, izlemenizi öneririm. Amacım bu yakışıklı gencin reklamını yapmak değil. Beni bilen bilir, kimsenin her sözüne kefil değilim. Beğendiğim olur, beğenmediğim. Asıl anlatmak istediğim, videosunda "Amr bin Ubeyd" adında akılcı (mutezile) bir güzel insanın (Öl. 761) hadis diye bir rivayete verdiği tepki? Bu tepkiyi bilmiyordum ve ilk Hubeyb'in ağzından duydum. — "Vay be" dedim, içimden. "Böyle insanlar da mı varmış mazide?" [Ebu Hanife'nin "zina edenin imanı, o anda 'gömlek gibi' kendisinden çıkar gider..." diyen ravi'ye itirazını saymazsak] Tabi Hubeyb'i kıskanır gibi de oldum! Öyle ya ben, yaşını başını almış her şeyi bilenlerdendim; onlarsa daha dünkü çocuk! Daha 40 fırın ekmek falan yemeliydiler 😊 — Şaka şaka, elbette onur duydum; hatta istikbal için daha da ümitlendim. Rabbim böylesine gayretli, böylesine tevhid ehli, Kur'an merkezli gençlerin sayısını artırsın... Şimdi gelelim Amr bin Ubeyd' in sözde hadis(!) inkarına. Video ile yetinmedim, işin aslını, detayını öğrenmek için kaynakları baya bi karıştırdım. 🔎 Olay, Abdullah bin Mes'ud kanalıyla gelen ve Buhârî ile Müslim'de de yer alan meşhur "Kader Hadisi" üzerine geçer. Hadis(!) özetle: ➤ "İnsanın anne karnında 120. günde rızkının ve cennetlik mi cehennemlik mi olduğunun mühürlendiğini söylüyor." (1) 👉 Amr bin Ubeyd'e, Abdullah bin Mes’ud kanalıyla gelen bu meşhur "Kader" (Sâdık u Masdûk) hadisi okunduğunda şöyle der: ➤ ​"Eğer bu hadisi aktaranlardan A’meş’in bunu söylediğini kendi ağzından duysaydım, ona 'Yalan söylüyorsun!' derdim. ➤ ​Eğer Zeyd bin Vehb’in (hadisin diğer ravisi) bunu söylediğini duysaydım, ona 'Yanılgıya düşmüşsün!' derdim. ➤ ​Eğer İbn Mes’ud’un bunu söylediğini duysaydım, 'Bunu
Reklam
RAMAZAN AYININ FAZİLETİ Selmân-i Fârisî (radiyallahu anh) bir hadîs-i şerîfi şöyle bildirmiştir: “Resûlullâh (sallallahualeyhivesellem) Şa’ban ayının son günü hutbede buyurdu ki: “Ey müslümanlar! Üzerinize öyle büyük bir ay gölge vermek üzeredir ki, bu aydaki bir gece (Kadir gecesi) bin aydan daha hayırlıdır. Allâh’ü Te’âlâ, bu ayda, her gün oruç tutulmasını emretti. Bu ayda, geceleri teravih namazı kılmak da sünnettir. Bu ayda, Allâh için, ufak bir iyilik yapmak, başka ayda bir farz edâ etmek gibidir. Bu ayda bir farz yapmak, başka aylarda yetmiş farz yapmak gibidir. Bu ay sabır ayıdır, sabır edenin gideceği yer Cennettir. Bu ay iyi geçinmek ayıdır. Bu ayda mü’minlerin rızkı artar. Bir kimse, bu ayda bir oruçluya iftar verirse, günâhları affolur. Hak Te’âlâ onu Cehennem ateşinden âzâd eder. O oruçlunun sevabı kadar, ona verilir.” Ashâb-ı Kiram dediler ki: “Yâ Resûlâllah, her birimiz, bir oruçluya iftar edecek, onu doyuracak kadar zengin değiliz.” Resûlullâh (sallallahualeyhivesellem) buyurdu ki: “Bir hurma ile iftar verene de, yalnız su ile oruç açana da, biraz süt ikram edene de, bu sevâb verilecektir. Bu ay öyle bir aydır ki, ilk günleri rahmet, ortası afv ve mağfiret ve sonu Cehennemden âzâd olmaktır. Bu ayda, işçinin, memurun, askerin ve talebenin vazifesini hafifleten âmirleri, kumandanları ve müdürleri, Allâhü Te’âlâ affedip, Cehennem ateşinden kurtarır. Bu ayda dört şey’i çok yapınız! Bunun ikisini Allâhü Te’âlâ çok sever. Bunlar Kelime-i Şehâdet söylemek ve istiğfar etmektir. İkisini de zâten her zaman yapmanız lâzımdır. Bunlar da Allâhü Te’âlâ’dan Cenneti istemek ve Cehennem ateşinden O (Celle celaluhu)’a sığınmaktır. Bu ayda bir oruçluya su veren bir kimse, kıyamet günü susuz kalmayacaktır.” Resûlullâh (sallallahualeyhivesellem) bir başka hadîs-i şerifinde
Din
Müminlerin Mübarek Ramazanı Şerifini ve Cumasını Tebrik Ediyorum.
H a y ı r l ı R a m a z a n l a r . . . Bismillahirrahmanirrahim Nice canlı mahlûk var ki rızıklarını kendileri taşıyamazlar. Ama sizi de, bütün onları da rızıklandıran Allah'tır. O her şeyi hakkıyla işitir ve bilir. Onları da sizi de Allah besler. (Ankebut - 60) H a y ı r l ı R a m a z a n l a r . . Bismillahirrahmanirrahim Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. Allah'ın rızâsını dileyenler için bu daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Rûm - 38) Hadisi Şerif Meali Hayat şartları sizinkinden daha aşağı olanlara bakınız; sizden daha iyi olanlara bakmayınız. Bu, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hor görmemenize daha uygun bir davranıştır.” (Müslim, Zühd 9. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyamet 58, Libâs 38; İbni Mâce, Zühd 9) Sabredin!.. Hüzünsüz bir neşe ve darlıksız bir bolluk olmaz. (Abdülkâdir Geylâni) Evladım!.. insan kulağından zehirlenir. Her duyduğuna inanma. (Şeyh Edebali
Günün Âyet-i
Onlar, yeryüzünde gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş baksınlar? Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler. Toprağı sürmüşler ve onu, bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri delillerle gelmişlerdi. Demek Allah onlara zulmetmiyordu. Fakat onlar, kendilerine zulmediyorlardı. Sonra o kötü işler yapmış olan o kimselerin akıbeti, Allah'ın âyetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte bulunmuş oldukları için o en kötü azap (olan cehennem) olmuştur. (Rûm/9-10)
1000Kitap
Yaşlılık,Musa as,Güç
ALLAH sizi zayıf olarak yarattı, zayıflıktan sonra size güç verdi, güçten sonra zayıflık ve ağarmış saçlar verdi. O dilediğini yaratır. O Bilendir, Güçlüdür. Rum Suresî 54 Edip Yüksel ~ Sizi Allah yaratmıştır; sonra sizi vefat ettirecektir. Bilgiliyken hiçbir şeyi bilmez hâle gelsin diye sizden bazı kişiler ömrün en sıkıntılı çağına kadar yaşatılacaktır. Şüphesiz ki Allah bilendir, gücü yetendir. Nahl Suresî 70 Mehmet Okuyan ~ Kimin ömrünü uzatırsak, zamanla yaratılış olarak onu tersine çeviririz. Buna rağmen hala akıllarını kullanmayacaklar mı? Yasîn Suresî 68 Erhan Aktaş § "Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor; kardeşim Harun'u gönder." Şuara Suresî 13 Edip Yüksel ~ Onlar için suladı, sonra gölgeye çekildi ve "Efendim, senin bana bağışlayacağın her şeye muhtacım" dedi. Kasas Suresî 24 Edip Yüksel ~ Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder!* Beni yalanlamalarından korkuyorum." demişti.* Kasas Suresî 34 Mehmet Okuyan ~∆§~ Rûm - Ayet 9 Onlar, yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü idiler; yeryüzünü kazıp altüst etmişler, onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Elçileri de onlara nice açık delilleri getirmişlerdi. O hâlde Allah onlara haksızlık edecek değildi, fakat onlar şirk koşarak kendilerine haksızlık etmekteydiler.
Din
Reklam
Reklam