Başkalarını yönetmeye kalkışmadan önce kendini disipline et. Strate-jini formsuz ve esnek hale getirip görünmez kılarsan işte buna tanrılar gibi başarılı olmak denir.
Programın, tıpkı şimdi salıncağın iplerini sık sıkı tuttuğum gibi, kolayca kavranabilir olması gerekir ki, salınımın ivmesi-ni almayı her seferinde daha iyi başarabileceğimi öğrenebile-yim. İş bıkmadan usanmadan alıştırma yapmaktadır, her sa-natın mahareti bundan doğar; küçük bir sanat olan yaşama sevinci mahareti de öyle. Çok sayıda alıştırma toplanınca, bir değişim hasıl eder. Her güne başlarken yapacağım birkaç da-kika jimnastik, zaten asla yerimden kalkıp da girişemeyece-ğim uzun koşudan daha değerlidir. Riyazet, büyük bir hede-fi kolayca halledilecek küçük aşamalara ve ufacık adımlara bölerek, ivme kazanmaya yardımcı olur. Minik porsiyonlar sonu gelmez ertelemelere, korkulan savsaklamaya manidir. O zaman insanın cesaretini kıran devasa bir görev dikilmez önünüzde, sadece idare edebileceğiniz küçük bir görev var-dır. Taşıyamayacağınız yüklerin altına girmek ise, gayretten geri durmaya yol açar. Her şeyi bir defada elde etmeyi iste-mek, çok geçmeden teslimiyeti getirir. Somut bir fikrin teşkil ettiği uzak bir hedefe doğru maraton koşarken, o hedefi gö-zünün önüne getirmenin faydası vardır fakat gereken adım-ları atmadan oraya varmış olmayı istemenin değil.
Sürekli alıştırmayla kabiliyeti geliştirme yöntemi, yaşama sevincinin temel unsuru olarak tadına varabilme melekesine de uyarlanabilir. Japon kültüründe olduğu gibi kendini bû-tün ayrıntıların tadına varmaya adamak, şüphesiz riyazetin en güzel biçimidir. Kahvenin ağaçtan fincana nasıl geldiğiyle ince ince ilgilenirsem, bu yaşam iksirinden daha fazlası na-sip olur bana. Nüanslara daha duyarlı ve daha hünerli olur-sam, zevki inceltir ve rutinin getirdiği körelmeyi azaltırım. Riyazetçi hazcılığın araçlarıdır bunlar. İşte bunun için, ken-dini tutma ve geçici perhiz alıştırmaları da önemlidir. Daha azı sahiden de daha
Her şey akışta mıdır? Her şey sallanmaktadır! Hayat bir salıncaktır. Gerilimini veren odur. Öyle görünse bile, hep aynı kalmaz. Kâh sükûnete kavuşursunuz, kâh berhava olu-verir. Kâh her şey hâkimiyetim altındadır, kâh kaybederim hâkimiyeti. Kendimizden emin olduğumuz anları, yine ken-dimizden şüphe izler. Terk edilmiş hissetmemek için birile-rinin yakınlığını arar, sonra içime dönmek için tekrar mesa-fe koyarım. Ben'imi abarttığımda, başkalarıyla birlikte olma-yı yeniden keşfederim. Geri çekilebileceğim özel alana ihti-yaç duyduğum gibi, ortak hayata katılabilmek için kamusal alanı da ararım. Huzur bulmak için kıra gitmek, sonra dina-mizm kazanmak için şehre dönmek isterim. İrili ufaklı şen-likler gündelik hayatı salıncağa bindirirler - o şenlikli koş-turmacanın yorgunluğundan arınmayı ister hale gelene ka-dar. Hayat hiçbir coşkuyu kaçırmamak demekse, tekrar ne-fes alabilmek için ayık olmaya mecbursunuz